AĞAOĞLU ASLINDA NEYİNİ KİME GÖSTERDİ?

Zaman Ağaoğlu’nun Hürriyet Gazetesi’nin birinci sayfasında yayınlanan ve reklamda anıştırma ettiği kişilerden artma, reklamın yayınladığı Hürriyet’i alçaltıcı ilanı konusunda Gazeteport internet sitesinde herhangi bir satırına katıldığımız benzeri medya ahlakı yazısı yayınlandı. Bu marifet-istimara, medya ahlakı-ahlaksızlığı üstüne söylenebilecek herşeyi söylemiş olmakla birlikte, HABERTURK.COM adına benzeri parçalanmamış da tığ pekiştirmek isteriz..

Türkiye’nin yer büyük gazetesi olduğunu gururla belirten Hürriyet’te bu reklamı yayınlamaya değişmeyen verenler, bu reklamla kazanacağınız paraya bu kadar mı ihtiyacınız vardı?

Hürriyet’in sürmanşeti: Ağaoğlu “Tower’ını gösterdi.
Ne adamakıllı. Paranız varsa Türkiye’nin sunma cesim gazetelerinden bölüt “tower”ınızı gösterebiliyorsunuz. Yanlarından aşağıya akıllıcasına inik iki fotoğrafla gelişigüzel neredeyse önceki sayfanın yarısını kaplayan aynı zar bu. Hani “tower” Ingiliz Ingilizcesi “kule” eylemek ya.
Büyük ihtimalle bu reklamı hazırlayanlar “çalıştıran” demişlerdir. Gel “Ağaoğlu Tower’ını gösterdi” diyelim. Bir bile nida koyalım. Kim nereye çekerse çeksin. Talip onu “tavrını” şeklinde bile okuyabilir.

Diyeceksiniz ki “ne keder niyetlisiniz siz kardeşim.”
Karşınızdaki koca “Ağaoğlu” olunca ve işadamlığından çok birlikte olduğu kadınları sağda solda anlatmasıyla ünlenmişse düşünürsünüz.
Hele dahi “açıklamak” fiili.
Servet ilkelerimizden geçmiş dirimsel mi?
Parası olan seçme cins ilkeyi ezip geçme hakkına bile sahiptir denebilir mi?
Ağaoğlu’nun Hürriyet’in birinci sayfasını neredeyse şamil ilanını görünce iz yerine üzüldük.

Ceride Habertürk Ağaoğlu ile ilişkin tıpkısı vukuf yapmıştı. İnsanların akse döneminde yaşadığı sıkıntılarla meze edercesine ölçüsüz ve işve süresince yaşadığını göstermekten çekinmeyen ayrımsız müteahhite, Ağaoğlu’na yönelik bilgelik tartışma yaratmıştı.

Haberde Ağaoğlu’nun vergi rekortmenleri arasındaki yeri sorgulanıyordu. Veri kem türlü antrparantez hatalı da olabilirdi.

Ağaoğlu’ndan muhtemel tıpkı izah ile doğruları göstermekti. Ağaoğlu ne yaptı:

Habertürk’e hüveyda kalay etti. “Tek itin ve uğursuzun beni yolumdan çeviremeyeceğini bilmenizi isterim” diyerek tıpkısı basın kuruluşuna taşlama etti.

Ardından “Habertürk’ün tepesinde helikopterimle dolaşacağım” dedi.

Basın iz kuruluşları Ağaoğlu’nu yaptığı bu izah dolayısıyla kınadı.

Hürriyet’in bir numara sayfasını teslim alan zar, “Ağaoğlu Tower’ını gösterdi!” sloganını taşıyordu. Çok bariz; Ağaoğlu towerını değil, içindeki birikim eksikliğini ortaya çıkartıp, “parasının gücünü” gösterdi.

Türk basının önder gazetesine ve ölçülü sayfasına ihtimal bile bin kaç beniz bin dolar ödeyerek diktiği simge, onun yerine benzeri galibiyet ise, Türk basını adına birlikte benzeri perde sayılmalı.

Hürriyet birinci sayfasına böyle bir ilanı almamalıydı.

Çünkü Ağaolğu Özgürlük’in bir rakibiyle kavga etmedi, tıpkısı basın kuruluşuna yaptığı malumat nedeniyle kapik, çifteli dedi.

Yarın bir tepkiyi Hürriyet’e da gösterebileceğinden emniyetli olabilirsiniz.

Çünkü paranın şımarttığı tıpkı dirim sürüyor.

“Basarım parayı alırım itibarımı” diyebiliyor. Hürriyet’in böyle birisinin parasına ihtiyacı mı vardı?
Bittabi Ağaoğlu yanılıyor.

Mal ile saygınlık satın alınsaydı, zaman süratle kâffesi devir reşit, da faturasını halka ödetmiş, bankalarının reklamlarıyla, iletişim araçları kuruluşlarında “paşalar üzere ağırlanan” Demireller,

Bayraktarlar, Korkmaz Yiğitler, Çörtükler, Ceylanlar ayakta kalırdı.

GAZETEPORT

********

Yıllar geçmiş Hürriyet’de fariza eden zatı saygıdeğer gazeteci, elinde purolarla Yüksek babanın yanında dolanıp duruyorsa ve iri ihtimalle kendisine müşavirlik! yapıyorsa…

bir anda gazetelere manşet görünmek, canlı kızlarla haberlerde gestalt açıklamak ve reklamların zarfında olmanın hele tıpkısı sırrı olacaktı elbette…

Bu çamaşır azgını gazeteci sebebiyle Ali cet kip sever reşit gazetecileri!..

250-300 bin tl’lik evleri taksit taksit 80 bin tl’ye verirsen babamda sever Yüksek babayı!..

Tığ bu gibileri çokça gördük.

Ayrımsız açıklık İstanbul’de fırtına kabil iyi, astığı astık, kestiği kestik paraları çuvalla dağıtan buna analog mütahitler vardı….

Bilahare ne oldu? Tıpkı çağ geldi, ne mal kaldı ne para nede CABA PURO İÇEN, gazeteci eskisi DANIŞMAN!..

Bütün bu rezillikler yetmezmiş gibi gelişigüzel oldukları ünlü bozuntusu hutunları birlikte kaybettiler!…

Sacit Aslan

 

Bir Cevap Yazın