AL SANA YAZLIK

Aldatma sana yazlık

AYLARDIR yazıyorum… Göcek koylarında kendisine “sefine” diyen aynı “molekül” var.

Yiğit Sadıkoğlu benzeri “kondu”nun arkasına epey bire bir motosiklet takmış, “gemi” diyerek yutturmuş… Ve getirip koyun genişlik evire çevire namına bağlamış…

Reşit bir “denizkondu”…

Meğer Gökova’nın aynı koyunda balıkçı “Kambur Tahir”, bırakın iskeleyi, denize tıpkı kara tahta uzatsa, “yassak” diyen bitirmiş yıkıp atıyor… Gözaltılar, sorgular, mahkemeler bitmiyor…

Bir balıkçı Göcek’te tıpkısı süfli “kulübe” yapsa… Yemediği ukubet kalmaz… Garibandır o balıkçı. Balıktan daha saftır… Bu yüzden şayet başını gider… Oltasının ilmiği boğazındadır zira…

Ama Sadıkoğlu’nun “molekül”ine dokunulamıyor… Güzeşte hafta “Yetkililer nerede?” diye sorunca arayanlar oldu… Ilk Denizcilik Müsteşarlığı aradı:

– Tallahi elimizden geleni yapıyoruz. Ama yasada boşluklar var…

Sonradan Muğla Vali Yardımcısı Recep Yüksel aradı… Yüksel, iri tıpkı nezaketle olanı biteni anlattı. Şimdi gani dinleyin dahi devletin arada sırada hangi büyüklüğünde devasız kalabildiğini görün:

Fatih Komutan elimizden geleni yapıyoruz. Ama olmuyor. Tığ benzeri koya gidiyoruz, cezayı kesiyoruz. O alıp bambaşka ayrımsız koya gidiyor. 2008’üstelik 10 bin TL ceza kestik. Geldi ödedi.

KANUNI BOŞLUK VAR

Vali Bey hakeza söyleyince dayanamadım:

– Sayın Yüksel 10 bin teklik nedir kim, O âdem “denizkondu”yu sefine diye tıpkı marinaya götürse hangi büyüklüğünde yıllık kira öder biliyor musunuz? Âdem size verdiği cezayı yat limanı kirası kabil görüyor…

Vali Satma bitmeme ediyor:

– Kanuncu boşluk var. Tığ ceza kesiyoruz, o ödüyor. Haliç koy geziyor. Baktık olmuyor. Tamam dedik bu bire bir gemidir. Deminden gemi olma özelliklerini ulaşmak zorunda. Hızı ayrımsız insanın yüzme hızı…

– Tamam demin hangi olacak?

– Bizden müddet istedi. Motorunu kuvvetlendiriyormuş. Müddet doldu. Bu kere aksaklık imdi dedi. Bekliyoruz…

Aha budur sevgili okuyucu… Devletin çaresiz kaldığı düzlük kamu burasıdır… Kayırıcı mevrut dünyanın yeryüzü güzel koyuna, gecekonduyu oturtmuş… Da hususi koruma alanına… Kimse bire bir şey yapamıyor. Oran naçar… Eğer bu hakeza devam ederse, benim önerim şu:

Aranızda mal toplayın, nazik aynı tabut yapın. Arkasına dahi adi ayrımsız motosiklet takıp, istediğiniz koya bağlayın… Karşı size yazlık ocak… Çevrim mal gibi kullanın…

Ne ateş değil mi?

Fatih Çekirge/Özgürlük

 

Bir Cevap Yazın