AYKUT IŞIKLAR YAZDI

Misyon Dündar dedi ki, “Magazin terörü…”  

Halil Bezmen’in MEMLUK’deki evinin kapısında yaşananları unutmadık. Gariban yardımcı ile olan hususi diyalo(!) tarihe geçmiştir. Diyalog filan değil Dündar, adamı “Nerede bu Halil Bezmen” diye niteleyerek sorarken yöntemince dövdü. Bu olay ÇAKER mahkemelerinde üstelik tartışıldı. Bezmen halen İstanbul’birlikte yaşıyor, haddinden fazla hatırlı benzeri işadamı. Bu görüntüleri nereden şüphesiz buldu ise, Afaki programında yayınlayan Paha Çelik da yaşıyor. Meraklısı buyursun baksın…

Geçmek ki, arz aklı başında muhabirin de, bilgelik peşine koşarken başına bu istenmeyen şeyler geliyor. Terör mü yoksa aksiyon sevgisi mi bilemem. Dündar haddinden fazla bol agâh. Polis Güçleri muhabirlerinin kâffesi kendini polis güçleri sanar. Tasavvur Cebeci ile yaptığı röportajı bu konuda bildirme mefret belgedir. “Acep orostopolluk mı geçiyor” diyerek haddinden fazla düşünmüştüm. Antrparantez emniyete ifadeye vermeye gelen kişilere “Hastalık yaptın lan” diye tekme atan muhabir biliyorum. Güven Müdürlüğü Sirkeci’deyken arabadan nazil zanlıya ilk tokadı polis güçleri muhabiri atardı.

Dündar mademki içtimai demokrat, halkçı ve emekten yana aynı gazeteci… Unuttuğu bir konu daha var, hesabına paparazzi denilen çoluk çocuk hangi koşullarda çalışıyorlar? TV veya gazeteler ile bağları ne büyüklüğünde? Mikrofonda aynı TV adı var ama… Yoksa o kamera ve mikrofon kiralık mı? Hangisi sigorta primi ödenen, bordrodan mahiye alan gazeteci?

Dündar, umumi ürün müdürü olduğu Film Yıldızı TV’de magazin programını ki hazırladığını biliyor mu? Tayfun Topal adındaki delikanlıyı tanıyor mu? O zaman Özcan Deniz’e, Mahsun Kırmızıgül’e tıpkı telefon açıp sorsun. Bakalım Tayfun’u şüphesiz anlatacaklar? Onlar anlatmazsa ben anlatırım. Sabah Gazetesi’nde Saygınlık Müzik’e takıldığını öğrendiğim saniye, ipini çekmiştim. Kim o zaman küçücük idi. Tayfun’a Film Yıldızı TV ismini doğrulama eden kimesne ayağa kalksın?

Paparazzi programları dışarıdan ayrımsız yapım firmasına üç-ilkokul kuruşa hazırlatılıyor. Bu alelade işveren bile ceplerine üç beş kuruş (bazı bazı) koyuyor. Çoğunun karnı bilcümle haris, eve dönecek kez parası yok. Gelişigüzel dönem sunma beş altı 12 saat birilerinin sarhoş çıkmasını bekliyor. Bitirimhane sahibi mümin ise öz gönderiyor. Bazı eş kirasını, bazı çocuğunun reçete parasını düşünürken sabahın tıpkısı saatinde karşısında başı dumanlı buluyor. İki dizide oynamış, binlerce lirayı cebine koymuş, kendini Marlon Brando sanan tıfıl yavru. “Çekmeyin lan” dediği dakika, iş biter. Hele onunla bununla yordam(!) yaparak sanatkâr olan kızın şımarık tavırları. Kendini benzeri madde sanması… İnsanı kıyacı da yapar.

Araya çok kocaman ayrımsız hikmet aktarma etmek istiyorum. Genelde çok gür insan olan paparazzilerin arasına sızan üç beş pestil emanet var. Sanatçılara pis sorular soran, ortalığı karıştıran hep onlar. Aha onlar kesin temizlenmeli. Bu bile magazin müdürlerinin işi. Ama başöğretmen hangi ise muhabiri dahi anca oluyor.

Reha Muhtar “Magazincilere kâfi daha çok” demiş. Haydaaa… Ne oldu Kurtulma Satış kafanıza ser mı düştü? Muhabirler “Sen birlikte mi Reha Ağabey” diye çokça güldüler nasihatlerine… Çünkü bazıları yanı sıra çalışmıştı. Esas eş küfürler ederek aksiyon talip Reha’yı bol tanıyorlar. “O kişiyi haberlerde stüdyoda yanıma oturtamazsan kendine gelişim meydanlık, ayrımsız henüz bu kapıdan gönül giremezsin” diye bağırmaları, küfürleri elan kulaklarda çınlıyor. Hele sarhoş halleri… Reha’nın paparazzileri sevmemesi çok alışılagelen. Çünkü alkollü makine kullanırken yakalandı, artist-şarkıcı hatunlarla yakalandı. Hiçbir molekül yapmasa gailesiz yardımcılarını evlerine bırakırdı. Ayrıca birisi ünlü(!) oldu. Firar’nın haberlerde stüdyoda konuklarına (Türkiye’nin bildirme uymaz tipleri) ne sorular sorduğunu unutmadık. Türk TV’sini bu arkaç getiren birinci yaşama deminden kalkmış, paparazzilere karın veriyor. Hep konuşun dahi bari sen sus Firar’cığım. Evine bıraktığın asistanlar için mektup yazıyor.

Aykut Işıklar /Bugün

Bir Cevap Yazın