AYŞE ARMAN MÜLAKAT

Ne var ki maslahat, ayak topu ve yargıcılık çerçevesinde ele makbuz… Testosteron bulutları ortamında kaldı ve spor basınında meydan aldı… Kıtipiyoz takkadak o kadar mıydı? Okuyun değişmeyen verin…

Hikayeniz nerede başladı?

– Trabzon’birlikte. Of’un Bölümlü kasabasında…

Anne- ata?

– Babam, çay fabrikasında bekçiydi. Annem ise ev kadını. Dünyanın yeryüzü bağlılık kırcı kadınıdır. 4 kardeşiz. Ablamı 99 depreminde kaybettik. Ailem, benim hanay kaynağımdır, onlara çokça bağlıyım. Televizyona çıktığım ve herkesin cinsî kimliğimi öğrendiği akşam, en şişman korkum, ailemin beni reddetmesiydi. Bu, benim üzere ölümle eşdeğer. Söyledim birlikte bunu. Annem bildirme haddinden fazla buna ağladı, “Tamam mu? Sen bizim evladımızsın. Sana olan sevgimizi tek husus değiştiremez!” dedi. Kuşkusuz mutlu oldum anlatamam. Mortocu olan abim üstelik bindi çıktı, ondan biraz çekiniyordum, “Maddi manevi kardeşimin yanındayım” dedi.

Karadenizlileri maço biliriz…

– Bizimkiler öyle değil. Hoşgörülüler. Esasen da 33 yaşına büyüklüğünde eşeysel kimliğimi kendime saklamayı yeğleme ettim.

Yetişek?

– Önceki ve ortaokulu beldemde okudum, liseyi Trabzon’de bitirdim. Sonraları devam etmedim, radyoculuk ve televizyonculuk yaptım. 14 yıldır de yargıcılık yapıyordum.

Pekâlâ hayalleriniz vardı çocukken?

– Futbola ötede ayrımsız ilgim vardı. Gür de oynardım. Ama hayallerimi, topçu kalkışmak değil, maç spikerliği süslerdi. Sonra ayrımsız dönme hakemliği keşfettim. “Münteha” dedim, “Budur, gelecekte yazmak istediğim öz budur.” Hakemlikte para bulunmayan, maç başına 3O küsur liralık üzere bir mülk alıyorsunuz, ama parayı ki takar? Ego aşığım mesleğime. Hakemlikte, tarifi sıfır ayrımsız heyecan var. Ki ne derse desin, tekrar mesleğime döneceğim. Bazıları diyor ki, “Yargıcılık yapmasın. Radyocu filhakika, radyoculuk yapsın!” Bana bunu ki yazdırım edebilir? Hangi hakla söyleyebilir? Ben, “Siz da çarkıt futbolcusunuz, çıkıp televizyonda konuşmayın!” diyor muyum? Allah’ıma şükürler olsun, yeryüzü azından bedeniyle erkeğim, aslanlar gibi çıkar görevimi yaparım. Benim eşeysel kimliğime değil, hakemliğime baksınlar…

CAN KUŞU HALİM ERKEKTEN ÇOKÇA KADINA YAKIN

Eşcinsel olduğunuzu ilk hangi ahit fark ettiniz?

– Kendimi bildim bileli farkındaydım. Yine bile ilk iliştirmek istemiyorsun. “Bütün benim kabilinden” diyorsun ama değil. Sen kızları değil, erkekleri beğeniyorsun. Onlar çekiyor seni. Amma bittabi bunu kimseyle paylaşmıyorsun. Kime söyleyebilirsin ki? Seni kim anlayabilir ki?

Kardeşleriniz…

– Namevcut faydalı, onları da bu sırra ortak edip, bozuk para etmenin manası yoktu. Kimseye tefhim gereği duymadım. Öz kendimi şöyle telkin ediyordum: “Bu benim elimde olan aynı özdek değil. Ben seçmedim. Sapıklık yapmıyorum, arakçılık yapmıyorum, herhangi bir şeyi zat iç dünyamda yaşıyorum. Bağırsak dünyam dahi kimseyi ilgilendirmez.” Yıllarca sessiz kalmayı tercih ettim. Bu olay yırtık vermeseydi, açıklamaya birlikte niyetim yoktu.

Arkanızdan lakırtı yapmıyorlar mıydı insanlar?

– Kesin olmuştur. Ama yüzüme alın değil. Güler yüzlü, şen şakrak biri olduğum üzere, karı içre bile, bacanak zarfında bile severler beni.

E ihtimal bile bu fenomen, sizin kurtuluşunuz oldu?

– Hangi üzere?

Artık gizlemenize lüzum kalmadı…

– Ego bozuk halimden gayet memnundum.

Amma daim saklanmak zor değil mi? Söz Misali sevgilinizle eleele yürüyemiyordunuz…

– Anca bire bir düşüncem yoktu ki. Muhafazakarım ego. Kendimde anca aynı doğruluk görmüyordum. Vürut tarzı ihtimal. Dini inançlarım birlikte hareketli. Kendimi genellikle frenledim. Değişik yollara sapmadım. Ben hiçbir şeyi bıkılmayan yaşamadım. Yapım bu. Gay kulüplere falanca gitmedim. Ego zaten tıpkısı eşcinsele birlikte kova olmadım, olamıyorum…

Neden?

– Zahir anlatabilirim ki? Beni kendi yerinize koyun, tıpkı avrat olarak düşünün, can kuşu halimi, çöz dünyamı… Benim ruh halim, bire bir erkekten çok, kadına andıran… Elan duygusalım, şefkatliyim, korurum, kollarım. Gaylere değil, erkeklere aşırılmış olabiliyorum… Beni Tanrı böyle yarattı. Bana bu duyguyu, bu can kuşu halini da Allah verdi. Benim yapabileceğim aynı husus bulunmayan. Ego deminden kalkıp Cenabıhak’a ayaklanma mı edeyim? Yıllar içinde elbette kim, “Cenabıhak’ım hastalık böyleyim?” dedim, bitmez bitmeyen sorular sordum. Ama sonradan şu noktaya geldim: “Sistem, ayrımsız şeyle imtihan ediliyor bu dünyada, Allah’ım beni dahi bununla sınav ediyor.” Çokça mutlu ve huzurluydum, ta ki bu olaylar yarık verene büyüklüğünde…

Temas molekül zahir başladı?

– Ya 15 ay askere gidecektim evet birlikte “askerlik yapamaz raporu” alacaktım. Çokça düşündüm. Yapabilir miyim, yapamaz mıyım? Yapamayacağıma karar verdim, revirde, “Benim böyle hakeza benzeri durumum var” dedim, GATA’ya gönderme ettiler. Orada davranışlarınızı, hareketlerinizi, ruh halinizi inceliyorlar. Kurula giriyorsunuz, kontroller- montroller. Benzeri hafta kaldım ve raporu aldım.

Aileden kimesne, “Evladım nasıl aldın bu raporu?” demedi mi? Gerekçeyi aktarmak istemedi mi?

– “Aldım bir şekilde” dedim. Onlar birlikte üzerinde çokça durmadı. Kuş üzere hafiflemiştim. Zira 500-600 erkekle bire bir arada olmak benim üzere kabustu. Öğrenirlerse hakaret yazar, aşağılayabilirlerdi. Evet da bana tıpkısı şekilde beis verebilirlerdi. 15 kamer bu psikolojiyle kuşkusuz geçerdi?

Eşcinselliğe bakışımız böyle barbar olmasaydı, henüz çağdaş, daha medeni bire bir sosyete olsaydık, 600 şerha adamla askerlik yapar mıydınız?

– Bana zarar vermeyeceklerine inansam elbette ki yapardım.

“Aldığım tabir, eşcinselliğimin tescillenmiş zayi, evet hayat boyu karşıma çıkarsa?” diyerek tek düşünmediniz mi?

– Düşünmez miyim? Ama ne yapabilirdim? Hem askeriye raporunun gerekçesini ki hangi yapacaktı? Kendimi böyle avuttum.

BENİ TAPTAZE GÖMDÜLER

Olur sonradan hangi oldu?

– Raporumu aldıktan bilahare Trabzon’daki hayatıma devam ettim. Devlet Hakem Kurulu bana, “Askerlikle ilişkin olmadığına dayalı kağıt getir. Sana fariza vereceğiz” dedi. Ben bile getirdim. Altında de “askerliğe makul değildir” şeklinde bire bir tabaka vardı. 2 ay boyunca bile fariza aldım. Üste, beni İstanbul’a salon futbolunda hakemlik seminerine da gönderdiler. Ayrıca futsal hakemi birlikte oldum.

Sorun bulunmayan yani…

– Hayır tek sav bulunmayan. Görevime devam ediyorum ki, El Hakem Müesses’ndan tıpkı izinli aradı ve “Kalıp Yargıcı Yerleşmiş’nun 25. maddesine bakarak artık sana fariza veremeyeceğiz. Hakemliğin bitti!” dedi. “Neden?” dedim. “E zira bu raporda askerliğe yarar olmadığın belirtiliyor.” Ekledi: “Sen çık hakemliği bıraktığını söyle.”

Siz ne yaptınız?

– Dalan Yargıcı Kurul üyemi aradım, “Bu tabir, keyif problemiyle münfail bire bir ifade değildir” dedim.

Bunu demekle “Eşcinselim” diyorsunuz gerçekte. Bu insanlar bunu etrafa yayar diyerek korkmadınız mı?

– Bakın, bu konuştuğum eş, tekaüt aynı hoca, gençler sahibi benzeri insan. Ve kankızıl. Sorunumu dercetmek amacıyla ona başvurma ediyorum. Kime gideceğim? Lakırtı yapabileceği aklıma de gelmedi. “Tükenik, ben bu olayı Kalıp Yargıcı Müesses’yla görüşeyim, seni arayayım” dedi.

Aradı mı?

– Aradı. “Sav bulunmayan, görevine bitmeme ediyorsun” dedi. Dedi amma… İdmanlara çıkmaya başladım, fariza namevcut. Bir eksantrik Mülk Hakem Yerleşmiş görevlisi, demesin mi ki “Muhammed Öncü Hoca’mız sana fariza vermiyor, Format Yargıcı Yerleşmiş üyesi Turgay Saik ile vaziyet…”

İşgüzarlığı ki yapıyor?

– Bütünü. Mülk Hakem Müesses, Merkez Hakem Kurulu ve Ayak Topu Federasyonu…

Peki fenomen basına pekâlâ yansıdı?

– “Dalan Yargıcı Yerleşmiş, askerlikten muaf olanlar hakemlik yapamaz” yanıtı verince, “Psikoseksüelliği çor statüsüne sokuyorsunuz, itiraz ediyorum” diyerek arzuhâl yazdım. Ve Futbol Federasyonu’na de başvurdum. Aha ne olduysa ondan sonra oldu… Görüngü, “Eşcinsel hakemin düdük kavgası” diyerek basına yansıdı. Kimliğim gizliydi. Sonraları Fatih Altaylı, temel harflerimi yazdı. Ve benim üzere azılı günler başladı…

Bu işi uzatmayabilirdiniz, hakemlikten vazgeçebilirdiniz?

– Ne!? Eşcinselim diyerek mi? Ben yaptığım işi seviyorum, işimi birlikte mebzul yapıyorum. Bu kadar kova olduğum tıpkı işi, kimse elimden alamaz. Ben bunun mücadelesini veriyorum, sonuna büyüklüğünde da vereceğim. Bu yıl profesyonel lige çıkabilmem için akıbet seneydi. Anca aynı katakulliye getirdiler ki, bahane sınavını üstelik kaçırmış oldum. Bire Bir yıl boyunca hakemlik birlikte yapamayacağım. Beni diri diri gömdükten sonradan ne yaptılar dersiniz? Futbol Federasyonu tıpkı karar aldı: “Esenlik sorunları dışında askerlikten muaf tutulanlar, hakemlik yapabilirler.” Ben bilcümle haklarımı kaybettikten sonra bu değişmeyen söyler misiniz ne işime kazanım?

OĞUZ SARVAN’DAN YANIT BEKLİYORUZ

Futbol Federasyonu Şekil Hakem Müesses Başkanı Oğuz Sarvan’a, henüz benim vaziyetler on paralık gündemde yokken, “Eşcinsel birisi hakemlik için başvursa ne yaparsınız?” diye soruldu, “Şartları uyuyorsa illet olmasın. Tığ ayrımcılık yapmayız” dedi. 4 kamer geçmeden benim olayım patladı. Hani ayrımcılık yapmıyorlardı?

ANNELER, BABALAR, ÇOLUK ÇOCUK, YAŞLILAR, GAY’LER, HETEROSEKSÜELLER KISACASI BU SATIRLARI OKUYAN DIZGE

Biz, Halil İbrahim’e yapılanların hükümsüzlük olduğuna inanıyoruz. Ve ona müzaheret etmek istiyoruz. Onun yaşadıklarını tekabül etmek mümkün değil amma yeryüzü azından elinden alınan hakemliği kafasız verilmeli. Bu sayfalarda yazılanları okuyup, bizimle tıpkı fikirdeyseniz, siz de ona hükümsüzlük yapıldığını düşünüyorsanız, tıpkı çile www.hurriyetim.com.tr’ye…

ACUN BASININDAN RÖPORTAJ TEKLİFLERİ YAĞIYOR

Gazetelerde destan destan “eşcinsel hakem” haberleri çıkmaya başlayınca ne hissettiniz tamam?

– kirlenmek istedim. Amma ailemin bana ehil çıkması, “Senden ayrılmayı aklımızdan de geçirmedik” demesi bana haddinden fazla gösterişli verdi.

Bu kadar huzursuz olduysanız, televizyona münasebet çıktınız?

– Adım soyadım basının elinde, raporum ellerinde, telefon numaralarımı, karı ve gelişim adreslerimi biliyorlar. Siz basının içinden birisiniz, beni abat bırakırlar mı? Erte öteki zaman çıkıp deseler ki, Halil İbrahim’in bilmem kimle ilişkisi var… Konuşturmak amacıyla üzerime gelecekler, belki bühtan atacaklar… Sus, sus nereye kadar… Ego dahi dedim ki çıkayım o ahit. Kolay olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Benim üzere ahiret yolculuğu kararıydı. Ego o akşam öldüm. Yeni yıpranmamış dirilmeye başladım.

Yine de çokça cesursunuz. Tebrik Kartı ediyorum. Ama bu cesareti nereden aldığınızı nikbet ediyorum…

– Çünkü bambaşka şansım yoktu! “İnceldiği yerden kopsun” dedim. Benim kontrolümden daha çok. Kadem afişe olunca, telefonlar gelmeye başladı. Kafamı eş gömecek halim birlikte yoktu. Çıktım, “Evet, o benim!” dedim. Neticede arakçılık yapmadım, çalıp çırpmadım, kimseye kötülük vermedim, işimi suiistimal etmedim, sadece ve hemen eşcinselim.

Televizyonda, “Bana yaşatılanların bedelini ki ödeyecek?” dediniz, haddinden fazla de doğru benzeri soruydu bence…

– Peki zira hayatım kaydı. Benim psikolojimle oynadılar, hakemlik hakkımı elimden aldılar. Deminden konusunda sevimsiz akarsu içmemi bekliyorlar.

Siz ne olmasını istiyorsunuz olur?

– Bilcümle haklarımın bana reddetme edilmesini istiyorum. Tekrar hakemlik muktedir olmak istiyorum. Hem birlikte en son kademede. Ben hakem üzere hakemim. Âdem kadar adamım. Bulunmayan efendim tribünlerden tepki gelirmiş. Keskin saraka sahibinindir. Ego çıkıp görevim neyi gerektiriyorsa onu yapacağım. Bu işin peşini bırakmaya niyetim namevcut, icabında Kayırıcı Hakları Mahkemesi’hangi başvuracağım. Zaten aut basından arayıp duruyorlar. Amerika’dan, İngiltere’den ve Hollanda’dan ziyaret talepleri var. Röportaj fethetmek istiyorlar. Avrupa Birliği’ne duhul sürecinde olan ülkemizde bütün bunlar yaşanması çok dağ bittabi…

Türkiye’deki eşcinsellerin bayrağı atılmak ister misiniz?

– Faydalı. Eşcinsellerin bu ülkede yaşadığı metin haddinden fazla sevgili var, manevi yerine yanlarındayım amma şu anda ben bundan sonra kendi uğradığım haksızlıkla ilgiliyim. Futbol camiasındaki ayrımcılık yalnız eşcinsellikle da sınırlanmış değil. Hatay’dahi hakem arkadaşlarımızın görevine Alevi oldukları üzere akıbet verilmeye çalışıldı. İzmit’te ise bire bir kadın hakemin, bir erkek hakemle ilişkisi var diyerek hakemliği bitirildi. Tıpkı sembol taşıyacaksam, onların bayrağını taşımayı yeğleme ederim.

Psikolog Sezer Kaba

TARTIŞILAN YARGICILIK DEĞİL EŞCİNSELLİK

Halil İbrahim vakasında tığ neyi tartışıyoruz?

– Bittabi ki eşcinsellik tartışıyoruz! Halil İbrahim 14 yıl hakemlik yaptı. Bittabi tıpkı hakemdi? Bol mi acı mü? Hiçbirimiz bu konuyla ait değiliz. Varsa yoksa eşeysel yönelimi, sevgilileri, camiadaki futbolculara taraf bakıp bakmadığı…

Hastalık hakeza yapıyoruz?

– Zira bu ülkede, cinsellik hálá sunu büyük tabu. Alışılagelen kabul ettiğimiz heteroseksüel ilişkilerde dahi. Özellikle eşcinsel ilişkilerde? Aman Allah’ım! Eşcinselliğe bakışımız, bizim sosyal yaramız. Oysa eşcinsellik, yanlışlık değil, ayıp değil. Eşcinsellik bir hamur. Hangi var ki Halil İbrahim, eşcinsel olduğu için kıygın ediliyor, hakemlikten halk çektiriliyor. Adamlık onuru zedeleniyor, olmadık şekillerde deşifre ediliyor…

EZBER BOZUYOR

Hakemlik değil da eksantrik tıpkı meslek seçmiş olsaydı…

– Tabii burada bir örtüşme bile var. Biz “İb.e hakem” diyerek bağıran tıpkı toplumuz. Eşcinsellik, sövme üzere kullanılıyor. Ve günün birinde, hezel gibi, banal bile eşcinsel aynı hakemimiz oluyor. E hazmetmemiz zaman algı.

Evet işin ayrımcılık kısmı…

– Olmaz mı? “Bana benzemiyorsan bizim dışımızdasın!” ayrımcılık eksiksiz bile budur. Çabucak eşcinsellere değil, bütün azınlıklara yaptığımız bu. Bizim toplumumuzda dezavantajlı üç itilaf var: Psikiyatrik hastalar, özürlüler ve seksüel yönelimini beklenilen şekilde yapmayanlar. Halil İbrahim de eşcinsel olduğu üzere, bu ayrımcılıktan ziyadesiyle nasibini alıyor.

Farkında olmadan ezber mi bozuyor?

– Şu anda olur. Ama buna niyetlenmemiş. Kendisini bedaheten bu ezber bozmanın zarfında buluvermiş.

Kuşkusuz yani?

– Bana önceki seansta, “Bu durumlar basına sızınca, komaya girdim” dedi. “Ahmet Çakar ve Serhat Ulueren’le televizyona çıkınca dahi öldüm!” Yekpare üstelik bu kelimelerle. Ezber bozmaya niyetlenen herif, bazen donamlara ya sahiptir ya bile eş peki. Halil İbrahim, “Anca tıpkı noktaya geldim ki, inceldiği yerden kopsun dedim, o yüzden çıktım televizyona” diyor. Yani eşeysel kimliğini açıklama kadar bir niyeti yok, basına sızınca, zorunda kalıyor. Haliyle, şu anda çok kısık benzeri travma yaşıyor. Amma zihayat tıpkısı kişilik, aşacaktır.

RAPORDA YAZAN ESBABIMUCIBE: PSİKOSEKSÜEL SAKAMET

Halil İbrahim 15 kamer askeriye yapamayacağına değişmeyen veriyor ve “Askeriye yapmaya amelî değildir raporu” alıyor.

– Aynıyla öyle.

Canlandırma: “Psikoseksüel bozukluk.” Siz aynı ruh sağlığı hekimi olarak, bu teşhisi pekâlâ değerlendiriyorsunuz?

– Son basamak iyi oruçlu davranmışlar. Eşcinselliği, “tensel kimlik sapması” adına dahi tanımlayabilirlerdi. Yapmamışlar. Durumu Halil İbrahim hesabına hafifleştirmeye çalışmışlar. “Psikoseküsel illet” henüz light benzeri terim.

Ayrımsız eşcinsel, hastalık askerlik yapamasın? Muaf tutulmasının sebebi nedir?

– Yapar yapmasına de, ağız ağıza himaye devreye giriyor. Hangi yazık ki ülkemiz “sapına büyüklüğünde erkek”lerin yaşadığı bire bir sosyete. Ve “sapına kadar rical” Tacizde eş- eş fark etmiyorlar.

Ego de sunu çok “bu sapına büyüklüğünde ayvaz”lerden şüpheleniyorum.

– Haddinden Fazla haklısınız. En homofobikler haddizatında her şeye yer ayan olanlar. Şüphelenmeye bitmeme edin!

HALİL İBRAHİM TENSEL ETIKET REÇETESİNE UYMADI

“Rical şunları şunları yapar, hakeza böyle yaşarlar, böyle böyle davranırlar, kadınlar şunları şunları yapar. Sen bunu bozamazsın. Sen bizim alışılagelen diye kabul ettiğimiz yöntemlerin dışına çıkamazsın!” Işte Halil İbrahim bunu yaptı. Toplumun dayattığı, nesilden nesile dökme eşeysel etiket reçetelerine uymadı. Bunun cezası yasalarda yoktur. Zira eşcinsellik kanuni yerine suç değil. Amma yasalardan haddinden fazla daha makbul tıpkısı şeyimiz var: Aday yasalarımız. Geleneklerimiz, değerlerimiz ve toplumdan öğrendiğimiz ve bire bir kalem içimizden atamadığımız o enstrümantal yasalar… Biz o büyüklüğünde onların esiriyiz ki…

EŞCİNSELLİK ETİKETİ DEĞME HAKKINIZDAN MEN FEHAMET SİZİ

Eğer toplumun, “normal” dediği kriterlerin dışına çıktıysanız, tıpkısı içtimai yargının altındasınız. Eşcinsellik, “toplumsal tıpkı hız”dır. Bu yüzden da tıpkısı etikettir. O etiket, sizi herhangi bir makule şeyden uzakta miktar, her cins hakkınızı kullanmanızı dahi men paha. Orada denetleyici ve hakları kullanmayı engelleyen dahi kendinizsinizdir. Aha bu içtimai hüküm, daha çok küçükken gelmiş yapışmış Halil İbrahim’in boynuna. “Eşcinselim” diyerek karşınıza mevrut mütehammil haddinden fazla koca bu açılardan neredeyse aynı hikayeyi anlatır. Değişen yalnız ayrıntılardır.

Avukat Murat Söylemez

HALİL İBRAHİM’E SUNMA IRI KÖTÜLÜĞÜ YAPTILAR DEMIN NE OLACAK?

Bana ve müvekkilime gelen telefon ve mesajların beraberinde basında çıkan duyum ekseriyetle olumlu yöndeydi. Fakat, ne acıdır kim yönetici sınıfında mevcut Eşkal Yargıcı Oturmuş üyeleri, bırakın Halil İbrahim’in eşcinselliğini hoşgörüyle karşılamayı, müvekkilimi işinden ettikleri kabil bire bir da onun tensel yönelimini kamuoyunda deklare ederek filhakika onun üzere edisyon olan hayatı henüz da zorlaştırdılar. Halil İbrahim’e hayatı süresince başına mevrut yeryüzü şişman kötülüğü yaptılar. Deminden hangi olacak? Müvekkilimin yaşadığı kabus gibi günlerin acısını ki neyle paspas? Elinden aldıkları hakemliği anlayışsız vererek mi? Bu tıpkısı telafi midir? Kişilerin tensel yaradılışlarını sorgulamak, ayrıca ölçümlemek ne büyüklüğünde etiktir? Ayak Topu camiasında ki kime bunu sormuş kim bugüne büyüklüğünde demincek eksiksiz topluluk, müvekkilimin eşeysel hayatını konuşuyor. Müvekkilimin durumundan yola sâdır “eşcinsel yargıcı” içerikli parodiler yayınlanıyor göstergeç kanallarında. Tensel eğiliminin, komedi malzemesi olmasını ki ister kim? Işte yöneticilerin böyle hassas tıpkı konudaki özensizliklerinin sonucu, bu boyutlara varmıştır. Müvekkilimin, bu parodileri izlerken gülmesi kabil başmuallim?

YAKIŞIYOR MU?

Paris’in Belediye Başkanı eşcinsel. Dünyada henüz birçok eşcinsel icra vekili ve siyasetçi var. Tamlık acun eşcinsellik kabul ederken, artık fen değeri da yokken, bizde eşcinsel hakem olamıyor. hálá ayırımcılık yapmamız liyakat alıyor mu?

SEVİGEN DIVAN GÜNDEMİNE TAŞIDI

CHP İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen, Halil İbrahim’in başına gelenleri divan gündemine taşıdı. Sevingen Spordan Sorumlu Ihtişam Bakanı Faruk Özakım’a bire bir bando sorular yöneltti. Genişlik can alıcısı dahi, “Dünya Sağlık Örgütü da eşcinselliği ayrımsız hastalık olarak görmüyor, siz bu hakeme bibi fariza verilmemesini akla yatkın buluyor musunuz?” idi. Ego bu konunun yalnız Spordan Mesul Oran Bakanlığını değil, Insan Haklarından mesul Oran Bakanı ve Türe Bakanlığı&nı üstelik kapsadığını düşünüyorum.

GAY HAKEMİN İSMİNİ DEKLARE EDEN GAZETE HANGİSİ?

Habertürk Gazetesi, “Trabzonlu HİD adındaki eşcinsel yargıcı” diye yazınca, Halil İbrahim deşifre oldu. Çünkü başharfleri HİD olan ayrıksı ayrımsız yargıcı bulunmayan. Gerçi Habertürk, onun tensel kimliğinin iş olmasını eleştiriyordu, aynı anlamıyla ona destek çıkıyordu, amma isminin başlangıç harflerini verince, olan oldu. Telefonlar başladı, iletişim araçları ağırbaşlılık yaptı, gerisi üstelik çorap söküğü kabil geldi.

ONDAN BIÇKIN KI VAR?

Olay kamuoyuna yansıdıktan bilahare, Türkiye Deli Dolu Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği olarak Halil İbrahim’e destek çıktık. Ego hem onun avukatıyım hem birlikte bu derneğin umumi sekreteriyim, aynı zamanda ben dahi hakemim. Tığ hakemlerden sahada nesnel ve yeryüzü önemlisi cesur olmamız beklenir. Halil İbrahim şişman benzeri cesurluk göstererek tensel kimliğini açıklamıştır. Bu duruşundan hava onunla çalım duyuyoruz.

Ayşe Arman / Özgürlük

 

Bir Cevap Yazın