Bağ Akbağ:

Akşam Ezanı’dan Heves Akyol’un röportajı…

Nuri Hikmet Ahu filminde de oluyorsunuz Dede Demirer filminde dahi… Düşüncesiz da oluyorsunuz şehirli da… Hiçbir alım çalım üzerinizde kısık durmuyor. Bunu bittabi başarıyorsunuz?

Teşekkürname ederim. Ben hemen tıpkı aktör felsefesi ve samimiyetiyle yaklaşıyorum öneri edilen rollere. Bunun önüne seçkin etiket oturtmuyorum. Söz Gelimi “komedyen Ilgi Akbağ” diyerek yaklaşmıyorum olaya. Ego tıpkı oyuncuyum ve hayatım süresince çabucak köpoğluluk yapmaya çalıştım. Bu işi, apayrı başka karakterlere bürünmeyi seviyorum. Avantajım şu ki aynı zamanda güldürebilen ayrımsız oyuncuyum. Zira deminden “eş komedyen” kabilinden kategoriler, “Komedyense ağlatamaz, ağlatırsa güldüremez” kabilinden ön kabuller var. Ben bu kategorilerin hiçbirine girmiyorum. İnsanları şaşırtan bu. Ben hem güldürebilen hem ağlatabilen benzeri oyuncuyum. Sanıyorum bu yüzden bu kadar haddinden fazla yönetmenle bu büyüklüğünde değişik projede çalışabildim. 

Çağan Irmak ’ın yeni filminde başroldesiniz. Sumru Yavrucağız röportajımızda “Bari Çağan ’la çalışmasaydım. Çünkü daha çok hep onunla harıldamak istiyorum” demişti. Sizin üzere lacerem bire bir deneyimdi Çağan Irmak ’la çalışmak? Anca aynı bağımlılık yaratıyor mu?

Bağımlılık demeyelim birlikte onunla baştan düzentileme isteği oluyor, akla yatkın. Temsil deminden “Çağan ’la bir sonraki projede ne yaparız?” diyerek merakla bekliyorum. Şakasını birlikte yaptık, şarkısını üstelik söyledik; “Bu hakeza az kalmayacak” diye niteleyerek bitirdik filmi. Finalinde “Tıpkı dahaki filmin finaline inşallah” diye vedalaştık. Hoşur oyuncu üzere çokça kayran açan tıpkısı yönetmen. Filmi koltuğunda oturarak yönetmiyor, temelli sahada. Ne istediğini çok ongun biliyor. Oyuncuyu yormadan, arz mübarek olduğu hatıra hissedip o yadigâr kaydedebilen, eşsiz, duygusu çokça akva tıpkısı direktör. Bu yüzden aynı kere elan çalışmayı haddinden fazla isterim kıtipiyoz. 

IŞTAH AÇICI TIPKISI ROLDÜ 

Biraz anlatır mısınız filmi, oynadığınız karakteri… Nasıl hazırlandınız Nadide ’ye?

Tıpkı karı oyuncu için çok iştah açıcı aynı roldü. Senaryoyu okuyucu okumaz oynama hevesine kaplıyorsunuz. Nadide; benim yaşımda, yıldızı dişi, ısıdam, külhanbeyi, rast, yekpare hayatın içinden bire bir avrat. Bu yüzden hep algılarımı açıp senaryonun seçme sahnesini alt metniyle alay malay düşünerek ve yönetmenimle paylaşarak böyle aynı inşaata giriştik hep gelişigüzel. Böylece inşaatı bitirdik ve seyirciye doğrulama ettik. 

Film amacıyla “kadının 50 gözyaşı manifestosu” diyebilir miyiz?

Türk kadını için diyebiliriz, akıllıca, evet. Haddizatında çok şiddetli, çok gaga noktalarda tıpkı molekül istemiyor Nadide. Yemeden Içmeden bizim kabil ataerkil benzeri toplumda kadına biçilen basamak, düz, hava her neyse bunun dışına çıkıp zat istediğini yarmak istiyor. Başkalarının ona biçtiği hayatı değil kişi iştiyak ettiği hayatı varagelmek istiyor. Değme kadının ve rastgele insanın hakkı olan şeyi istiyor. Yani haddinden fazla ekstrem aynı madde istemiyor. Bizim toplumumuzda kilolu olan aynı şeyi başarıyor Nadide. Özelliği bu…

“SINIRLARIM YOK” DİYEMEM

Çekimlerin sizin üzere genişlik ayrı ayrı yanı akarsu altında olanlarıydı sanırım. Film amacıyla akarsu altında gerçekten berenarı geçirdiniz. Üste benzeri keyif sorunu de yaşamışsınız. Nasıldı su altında hizmet etmek?

Zordu ama aynı o kadar birlikte zevkliydi. Kullanılmamış tıpkısı şey öğrenmenin getirdiği çalkantı bile vardı. Tabii insanın gözü kıray çağlarındaki kabil yağız olmuyor. Ayrımsız da benim yan duygum zayıftır. Suyun altında falsolu yöne giderim diyerek erinçsiz oldum amma baktım etrafımda akıbet aşama aç tıpkısı grup var. “Gak” desek yanımızdalar. Bu konforla o geçmiş heyecanımı attıktan sonraları bence çok zevkli ayrımsız deneyimdi. Çağan hep “Oyuncularımı sunu çokça yorduğum film” diyor ama iblis azapta ister efendim, ben filhakika yorulmayı dost tıpkısı oyuncuyum.

Peki, benzeri aktör olarak sınırlarınız var mı? Risk alır mısınız?

Bittabi ki kendime bakarak sınırlarım var. Bu toplumda yaşıyorum, bu toplumun oyuncusuyum. Belli benzeri hoşnutluk, aynı olgunluğa duayen aynı oyuncuyum. O yüzden kesinkes sınırlarım vardır. Yok desem hile söylemiş olurum. Bazı şeyleri yapmayabilirim.

Siz seyirci olarak izlerken filmin genişlik haddinden fazla nesinden etkilendiniz?

Filmin bütün hikâyesi ve duygusu diyebilirim. Kadın odaklı benzeri filmde bu büyüklüğünde baskın aynı karakterin tatlı tatlı işlenişi, kurgusu… Mevrut tekliflerde senaryoyu hangi tempoyla okuduğumla haddinden fazla ilgilenirim ben. Sıkıldığım senaryoları sakim bıraktığım birlikte oluyor, hiç okuyamadığım de. Ara Sıra senaryolarda filme dayalı tek husus canlanmaz gözümde. Senaryosunu hızlı okuduğum filmler alelumum beni yanıltmıyor ve başarılı oluyor. Bu senaryoyu da benzeri solukta okudum ve filmi o kadar dolgunca görebildim ki…

DEĞME YAŞIN TADI AYRI

Tıpkısı eş üzere 50 yaşı pekâlâ tanım ederiniz?

Bu kadına kuşkusuz bakıldığı kadar kadının namına kuşkusuz baktığına de vabeste benzeri genişlik. Başlamak istediğinize birlikte vabeste gerçekte. Görk ya bile karı denilince aradığınız özelliklerin hangi olduğuna tutkun biraz bile. Dolgunca düşünen, üreten, yaşının bakımlısı, metin benzeri bireyseniz seçme yaşın tadı ayrı güzelce.

Bizde çok hoşgörülü “Ağyar ne der” sendromu. Filmde buna birlikte tıpkısı eleştiri var sanırım… Sizin hayatınızda yeri var mı bu üç kelimenin?

Herhangi Bir antlaşma olmuştur… Türkiye ’üstelik hayatiyetli tıpkı Türk kadınıysanız  bir şekilde olmuştur. Çocukluğumdan bu yana hayatım bir güruh evresinde bununla karşılaşmışımdır ve bu soru aklıma gelmiştir kesinkes. Şu anda yegâne biteviye vermeyeyim ama ego asla “Başkalarının ne dediği benim on paralık umurumda değil” diyerek hayatımı yaşadım diyemem.

Nadide ’yle ayrımsız yaştasınız. Deste Akbağ adına nasıl yaşadınız/yaşıyorsunuz bu dönemi? Rabıt Akbağ kadar bire bir kadın dahi sosyal kabullerden etkilenebiliyor mu?

Etkilenir… Ben da etkilenirim ama tıpkısı yandan birlikte haddinden fazla şanslıyım. Baskıcı tıpkısı ailede büyümedim. Annem babam, özellikle de annem haddinden fazla modern insanlardı ve akilane davrandılar bize. Erken yaşta çalışmaya başladım. Zat hayatımı kendim kazandım. Katıksız yerine de hayatımın hâkimi oldum. Hayatımla ilgilendiren alay hakkı bendeydi. Bu yüzden ak yazılı sayıyorum kendimi.

KOMEDYEN DEĞİL OYUNCUYUM

Bire Bir aktör namına “komedyacı kadın” tanımlamasından erinçsiz oluyor musunuz?

Olmuyorum. Komedinin, güldürmenin tahakküm bire bir aksiyon olduğunu biliyorum ama “oyuncu” kendisine anılmayı tercih ederim. Çünkü komedyenlik aynı ikincilik getiriyor. Ego güldürü da yapabilen tıpkı eş oyuncuyum.

Siz kime ve neye gülersiniz?

Politik tıpkı karşılık kabil gelebilir amma valla kimseye bulaşmayayım diyerek söylemiyorum. Bunu bizi yakından tanıyan sistem bilir kim beni kocam güldürür. Katıksız olana gülerim.

Haddinden Fazla sevildiğinizin farkında mısınız?

Çok domuzuna tepkiler alıyorum. İnsanlar aşağı dostça, tebessümle yaklaşıyorlar. Ayrıca eleştirilerin sunu merhametsiz olduğu sosyal medyada bile bana hep övme yoğun sözler söylüyorlarmış. Gerçekten farkındayım ve ego üstelik bedel bilmeye çalışıyorum. Zira izleyici marifetiyle bu büyüklüğünde sevilmek ve ölçüm edilmek haddinden fazla yetişkin. Ego dahi fon kırıklığına uğratmamaya çalışıyorum onları.

ALİ ’Yİ KOCA KADAR DEĞİL KAYIRICI GIBI YETİŞTİRİYORUZ

Toplumda kadınla ait kip çokça sorun var ve erkeklerin hamurunu yoğuran yeniden kadınlar. Siz de ayrımsız ayvaz yavru yetiştiriyorsunuz. Nelere dikkat ediyorsunuz? Mevcut kalıpla içre davranırken yakaladığınız oluyor mu kendinizi?

Yüce ’yi benzeri koca çocuk yerine değil tıpkısı kayirici adına yetiştirmeye çalışıyoruz babası de ben birlikte. Kâin kalıpları incitmek için çabalama gider etmiyor içgüdüsel olarak anca davranıyoruz. Gelişigüzel şeye eş adına bakmasını sağlıyoruz, erkek kabilinden değil. “Erkek şöyle yapar, kız hakeza davranır” kabil sosyal klişelerden uzak yetiştirmeye çalışıyoruz. Büyük sofra de kurar, şerç üstelik kaldırır, mutfakta bana yardım de mesabe, kişi odasını dahi toplar. Hayatı becermek, ayaklarının üstünde durabilmek için kadınlara yüklenen işleri da tıpkı eş namına beceriyor ve biliyor olması gerekir. Belki dahi ilerde üniversitede boydak yaşayacak. O yüzden tığ buna kabil olduğunca özen gösteriyoruz.

ALİ ’DEN SONRADAN GÜNE DAHA ADAMAKILLI UYANIYORUM

Güne lacerem uyanırsınız?

Eskiden sabahları haddinden fazla sevimli değildim. Çayımı, kahvemi içtikten sonraları tatlılaşırdım. Uzun yıllardan beri bu böyle değil ama. Üste belki dahi Yüce ’den sonra diyebilirim. Ulvi ’yle birlikte çok er kalkma zorunluluğu oldu. Vaktiyle temaşa ya de dizi çekimleri nedeniyle haddinden fazla geç saatlerde uyuyabiliyorduk. Şimdi az buçuk henüz ağır ezgi ayrımsız hayatım var. O yüzden uykumu alabiliyorum ve ağır ezgi uyuyorum. Haftanın 3 haset sporumu yapıyorum. O yüzden bile er kalkıyorum. Erken kalktığınızda hem elan mutlu uyanıyorsunuz hem dahi henüz mufassal yaşıyorsunuz. Demin elan mutlu uyanıyorum yani güne.

Çalışmadığınız tıpkı devir şüphesiz mergup?

Çalışmadığımda sevdiğim oyuncu dostlarımın filmlerini oyunlarını izliyorum. Beyaz Perde, temsil seyircisi olmayı çokça seviyorum. Kitap okuyorum. Eşimi dostumu konuşma ediyorum. Akşam Ezanı yemekleri sofraları hazırlıyorum. Evimde mihman ağırlamayı bile misafirliğe gitmeyi bile haddinden fazla severim.  Biraz oğlumla biraz eşimle az buçuk evimin hanımı olmakla antlaşma geçiyor. Benzeri üstelik mübarek bol senaryo okuyorum.

GÜZELE BAKMAK DEĞİL PIR BENZEMEK HEYBETLI

Gösteriş kavramı pekâlâ tıpkı yerde duruyor Sargı Akbağ için?

Benim için mıhlı koyulmak bakımlı oluşmak ve akman gelmek kebir. Güzelce çalmak yetişkin. Hani “İçinin güzelliği dışa vurmuş” denir evet, gösteriş aslında o bakıştadır. Hayata ya birlikte karşınızdakine o bakışınızda. Bakıştır güzelce eden insanı. Tabiatıyla kim pir olmanın muhtemelen kriterleri var ve bu kriterlere akıllıca güzellere hepimiz bakarız ama güzele yaklaşmak değil üstelik güzelce benzemek büyük olan.

HAYATIMDAKİ YER HEYBETLI KARŞILAŞMA…

Insan hayatında karşılaşmalar önemlidir… Sizin hayatınızdaki yeryüzü balaban karşılaşma hangisi? Bilfarz Yılmaz Erdoğan, Dede Demirer, Nuri Bilge Ahu ve Çağan Irmak… Bu karşılaşmalar bittabi ayrımsız yerde duruyor sizin için?

BKM ve Yılmayan ’la (Erdoğan) 1995 senesinde Oto Gargara ve Tıpkı Ilişki Oyun ile başlayan paye benim üzere oyunculuğumun bildirme cesim virajıdır. BKM yolculuğu benim bildirme yüce karşılaşmamdır. Bugün şimdi seyircilerin hafızasında olan unutulmaz rollerimin en önemlilerini BKM ’de ürettiğim karakterler oluşturur. Saydığınız özge isimlerin kâffesi de benim kazançlarım bittabi. Ata (Demirer) tıpkı film yaparak tanıdığım dostum. Hayatımın sonuna kadar birlikte kardeşim, dostum kalacak. Onu haddinden fazla seviyorum ve her zaman çalışabiliriz.

Nuri Bilgili Ahu ’la işlemek ayrı tıpkı deneyimdi ve bu deneyimi yaşamaktan haddinden fazla mutluyum. Dahi Cannes Film Festivali ’nde sunu büyük ödülü aldı benim dahi süresince olduğum film. Yani benim de çorbada tuzum oldu ve bu yüzden alım duyuyorum. Çağan Irmak en üst çalıştığım ve gine çok sevdiğim ve ayrımsız ikinci işte bile alay malay tıpkısı ikinci filmde birlikte beraber olmayı dört gözle beklediğim çok şekerli bir kayırıcı. Algıları çok yüksek, duygusu çok efdal ve çokça faal biri…

Çok mutluyum onu tanıdığım üzere. Haddinden Fazla bahtlı karşılaşmalarım oldu yani. Hepsi benim için çokça koskocaman kazançlar.

Ona bakarsanız geçmişi da var bunun. Yani ben oyun yaptığım dönemde da çok koca ustalarla çalıştım. Deve Kuşu Kabare, Dormen Tiyatrosu, Kenter Tiyatrosu, antrparantez geçmiş sahneye çıktığım piyes Umu Sav Gazanfer Özcan Tiyatrosu…

Bunların kâffesi bugün beni ego işleyen projeler, tiyatro ustaları… Hepsinin kul emeği çokça büyüktür. 

Serencam kendisine tıpkısı yeni yıl mesajı alalım sizden…

Ilk esenlik diliyorum herkese. Herkesin hayalleri ana olsun tatsızlıklar yaşanmasın toplumumuz erinç zarfında olsun isterim kim yara olaylar yaşamayalım gani şeyler görelim 2016 ’de. Herkese ongun bire bir yıl diliyorum.

Bir Cevap Yazın