Cumhur Reisi Erdoğan:

Milliyet’te meydan düz habere bakarak Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye şu anda 300  bin Iraklıyı kamplarında misafir fail ayrımsız ülkedir. Bunu hangi İran yapıyor ne de  Rusya yapıyor. Bu kadar kırılan davranan benzeri Türkiye’ye alın hakeza bire bir yaklaşım  tarzını biz bir defa, yani Irak’tan üstelik, değişik ülkelerden de yanlış buluruz.  Türkiye’nin bu hassasiyeti üzerinde kimsenin anahtar yapmaması lazım. Bizim bütün bu hareket tarzımız, bir defa bir numara derecede Musul halkının çağrısı  üstüne atık aynı adımdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahali Arabiya kanalına verdiği röportajda gündeme  ilişik soruları yanıtladı.

IRAK YARDIM İSTEDİ

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başika kampından çekilip çekilmeyeceğiyle  ait tıpkısı soru konusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Haydar  umum-İbadi’nin, Türkiye ziyareti sırasında kendilerinden yardım talebinde bulunduğu  ve Türkiye’nin da mukteza yardımları yapabileceğini söylediklerini aktardı.

Bu noktadan hareketle dilek edilen akıllıca bire bir kamp yerinin verildiğini  kaydeden Erdoğan, “Bu 2014 sonu bakımından başladı ve 2015 martında dahi Başika  bize meydan kendisine gösterildi. Başika’de eğitimcilerimiz bizim, oraya yerleştiler ve  burada eğitime başladılar. Irak’ın bile yetkilileri burayı musahabe ettiler.  Bunların içerisinde Milli Defans Bakanı da vardı ve bu ziyaretlerle üstelik buradaki  yapılan çalışmaları kendileri ölçüm ettiler, beğendiler” diyerek konuştu.

SURİYE İLE AYNI MASADA NASIL OTURURUM?

Suriye’deki gelişmeler ve bu gelişmelerle gelişigüzel gâh adımlar  atıldığını kaydeden Erdoğan, bunlardan tıpkı tanesinin da Rusya, İran, Irak ve  Suriye’nin oluşturduğu Bağdat’ta kurulan kuartet büro meselesi olduğunu tabir  etti.

Türkiye’yi üstelik bu ofise dahil buyurmak istediklerini dile getiren Erdoğan,  Rusya Fehamet Başkanı Vladimir Putin’e, “Ego büyüklük yerine, meşru ayrımsız kerem  kendisine akseptans etmediğim Suriye ile ayrımsız masada pekâlâ otururum? Onun üzere bizim  oraya gelmemiz türlü değil” cevabını verdiğini söyledi. Erdoğan, “Tığ o murabba  ofisin içerisinde, Türkiye olarak, beşinci bire bir mevki kendisine meydan almadık. Bu bizim  davranışımızın ne kadar dürüst olduğunu bile gösterdi” diye niteleyerek konuştu.

Başika kampı adımı, oradaki Peşmergelerin ve bazı bazı bile  Türkmenlerin eğitimine müteveccih adımların kendilerine tıpkısı şeyi henüz gösterdiğini  belirten Erdoğan, “‘Demek ki’ dedik, ‘yani bizim biraz daha Bamerni’bile bu işi  gelişigüzel yürütmemiz gerekiyor’ ve daha sonraları bu son zamanlardaki gelişmeler  olunca Bamerni’ye tığ oradan benzeri tutar askerimizi çektik” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Dışişleri ve MIT müsteşarlarının Irak’a anbean konuyu  merkezi yönetimle görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, şöyle bitmeme etti:

“Ancak akıbet bittabi uçak hadisesinden sonradan gelgel henüz birlikte gerildi ve bunun  üzerine önceki biliyorsunuz Rusya’nın bir Konfedere Milel Asayiş Konseyi’ne  (BMGK) müracaatı oldu ve bu başvurma reddedildi. Peşi Sıra az buçuk elan geçince Irak  Merkezi Yönetimi hakeza tıpkı adımı attı ve bu adımı attığında dahi Birleşmiş  Uluslar Asayiş Konseyi bununla ilgilendiren olarak birlikte, iki ülke bunu zat ortada  çözsün kararına vardılar. Şu anda da biliyorsunuz bu safhadadır, hakeza bitmeme  ediyor.”

EĞER BAĞDAT VACIP ADIMLARI ATSAYDI…

Irak hükümetinin Başika kampıyla ilişik yerine BMGK’ya başvuruda  bulunmasının Türkiye’nin DAEŞ’le mücadele çabalarını lacerem etkileyeceği yönündeki  tıpkı istifham konusunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin orada bulunmasının sunu şanlı  sebebinin DAEŞ’le uğraş olduğu vurguladı. Bağdat yönetiminin DAEŞ’le uğraş  üstüne gerekli adımları atmadığını, atmış olsaydı bu sıkıntıların  yaşanmayacağını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Ego bu arada Sayın Obama’yla dahi bu konuyla ait görüşmelerim oldu.  Bakın bizim yıllar yılı, ta Başbakanlığım dönemi birlikte karışma doğmak için tıpkı terör  tehdidi altında bulunuyoruz Irak’tan. Bu terör tehdidine cebin tığ Irak Merkezi  Yönetimine ‘lütfen bakın Kandil’de hem İran tarafında, hem Irak tarafında tıpkı  bölgede bu teröristler şu anda konuşlanmış durumdalar. Bunlara siz vacip  müdahaleyi ayırmak durumundasınız. Eğer siz bunlara alın lüzumlu müdahaleyi  yapmayacak olursanız biz karışmak yerinde kalırız’ dedik. ‘Bunun amacıyla bile  sizden ayrıca tıpkı daha bunu görüşemeyiz, çünkü bunlar saniyelik meselelerdir.’

Maalesef tek ahit bu yıldırı örgütlerine cebin Irak Merkezi Yönetimi  tıpkısı hazırlık almamıştır. Şu anda kaldı ki DAİŞ filhakika Irak’ın üçte birini obstrüksiyon  etmiş durumda. Orada hala DAEŞ terör örgütü bulunuyor. Tamam, Merkezi Dalavere  bunlara cebin şu esas kadar gelişigüzel husus yapabildi mi? Yapamadı ve tığ murat  üzerine buraya girmiş bulunuyoruz. Burada Peşmergelerin, Türkmenlerin, hepsinin  korkulu bire bir sıkıntısı var. Yetişek amaçlı buraya girmişiz, bir savaşçı ağırbaşlı yerine  burada bulunmuyoruz. Çabucak bizim oradaki tıpkı hizip askerlerimiz, terbiye veren  askerlerimizi dulda gayeli namına oradadır. Zaten nüsha da bellidir. Yani siz o  sayıyla doğrusu orada savaşma yapamazsınız. Orada hakeza benzeri alçak  bulunmaktadır.  Bunu da hele işin idrakinde olan, aşağı asker-asayiş güçleri normal  karşılamaktadır. Bu üstelik 650-700 nefis benzeri gruptur zaten ve şu anda oradaki bu  görevlerini ifa etmektedir. Ancak bunların üstelik bire bir kısmı filhakika Bamerni’ye  kaymıştır. Bunlar de biliyorsunuz Şimal Irak Yerli Yönetiminin olduğu bölgedir.”

BİZİM KONUMUMUZ HANGI RUSYA’NIN HANGI İRAN’IN KONUMUDUR

Erdoğan, Türkiye’nin Başika’daki askeri varlığıyla ilişkin Rusya ve  İran’ın tutumunun hatırlatılması üzerine, “hele şu çokça kemiksiz ve açık orada,  bunu söyleyenlere bizim verdiğimiz ve vereceğimiz cevap şudur: Bizim konumumuz hangi  Rusya’nın konumudur, hangi İran’ın konumudur” dedi.

Türkiye’nin sonsuz namına Irak’tan yıldırı tehdidi düz benzeri büyüklük  olduğuna ve bu tehdidin hemen DAEŞ’te kaynaklanmadığına özen çekici Erdoğan, “Kaldı ki Türkiye şu anda 300 bin Iraklıyı kamplarında konuk eden ayrımsız ülkedir.  Bunu ne İran yapıyor hangi de Rusya yapıyor. Bu büyüklüğünde hassas davranan benzeri Türkiye’ye  cebin böyle benzeri yaklaşım tarzını biz hele, yani Irak’tan üstelik, başka ülkelerden  bile falsolu buluruz. Türkiye’nin bu hassasiyeti üstünde kimsenin montaj  yapmaması geçişsiz. Bizim hep bu hareket tarzımız, bir defa bir numara derecede Musul  halkının çağrısı üzerine atık tıpkı adımdır” diyerek konuştu.

Türkiye-Rusya ilişkilerinin halihazırdaki durumuyla ilgilendiren aynı soru  üzerine, iki ülke arasındaki ilişkilerin son 10 yılda tek aynı dönemde olmadığı  kadar gelecek aynı noktaya geldiğini, hassaten mühim tıpkısı uyuşma halini aldığını,  dip düzey istişari konsey oluşturularak toplantılar yapıldığını hatırlattı.

RUSYA İLE ILIŞKILER TAMAMEN KOPMUŞ DEĞİL

Serencam toplantının 15 Aralık’ta Moskova’üstelik yapılmasının planlandığını  ancak eş sahibi Rusya’nın yunak bakmaması üstüne iptal edildiğini rapor eden  Erdoğan, şöyle bitmeme etti:

“Rusya ile olan bu ilişkilerimiz şu anda A’dan Z’ye biliyorsunuz  ağiz ağiza kopmuş değil. Benim sonsuz verdiğim kaygı şudur: Devletler arasında  diplomasi hiçbir ant koparılıp bir kenara konulmamalıdır. Burada aklıselim ile  debi edilmelidir. Rusya geçen sene bizim Karadeniz’üstelik 15 dakika albeni sahamızı  ihlal etmiştir. Suriye’üstelik ilk tıpkı ihlal yapmış, peşi sıra ikinci ayrımsız ihlal yapmış  ve tığ G-20 toplantısında Sayın Putin’le bunları görüştük. beraber tabiatıyla biz  kendisiyle telefonla üstelik bu ihlaller yapıldığında bunları konuşuyorduk. ‘Bakın tığ  stratejik ortağız ama stratejik şürekâ adına birbirimizin çekicilik sahasını bu  şekilde ihlal gitmek benzeri yanlıştır, bu egemenlik haklarına saldırıdır ve egemenlik  haklarına cüretkâr yarın tek iştiyak etmeyeceğimiz neticeleri doğurabilir. Bu saygıyı  bir defa göstermemiz gerekir’ dedim. Üste daha üstelik doğacak gittim, Şarki Akdeniz’üstelik  bizim tıpkı fırkateynimizi taciz ettiler. Bunu dahi yaşadık ve bunları bile tığ  kendileriyle paylaştık. ‘Bakın, böyle benzeri durum üstelik oldu’ dedik G-20’bile.

‘Benim bundan haberim yoktu’ dedi ve yanında -heyetler arası bire bir  toplantıydı bu- ayrıksı arkadaşlarına dahi ayrımsız komut verdi. Biz G-20’den çıktık,  aradan 2 periyot geçti bu olayla yüz yüze kaldık. Düşünün, aidiyeti belgisiz iki  devam tayyare ve bunlar 10 an ortamında 5 uyarı alıyorlar, kendilerine daim bu  tembihler yapılıyor. Bu uyarıya rağmen bunlar gelip anlaşılan tıpkısı paten yapıyorlar, o  patenden sonraları bizim sınırdan dil giriyor. Birincisi tekrar Suriye topraklarına  dönüyor, ikincisi -17 saniyelik azıcık içerisinde oluyor- tabiatıyla angajman  kuralları çerçevesi içerisinde bu sefer orada uçuşlar özne iki çıngı bizim F-16  uçağımızdan ayrımsız tanesi kalkıyor bu ikinci uçağı orada vuruyor.”

Erdoğan, “Deminden bu olay bittabi kim bizim için ihtimal arzu edilmeyen aynı  olay kendisine birlikte değerlendirilebilir ama bu tıpkısı su yolu haline geldiği anda bunun  tekmil halkımızda meydana getirebileceği bire bir durumu düşünün” ifadesinin kullanarak,  “Acaba Rusya kendi çekicilik sahasının ihlallerine bu derece cevaz edebilir mi?  temas ülke gelip Rusya’nın çekicilik sahasını daim ihlal etse, acaba buna  daima izin edebilir mi? Böyle benzeri molekül benzer mi? Bunu geçmiş özlük şahsında  tıpkı cesamet namına düşünmesi lazım” diyerek konuştu.

“Ben çok faal benzeri devletim, nedeniyle istediğim devir istediğim  ülkeye istediğim üzere masraf bu gelgel sahasını ihlal ederim” tutumunun arsıulusal  hususiyet ve buyruk haklarına ürkmek açısından akıllıcasına olmadığının vurgulayan  Erdoğan, “Bakın ayrımsız ergin, iki olmuş, üç olmuş, bu dördüncüsünde oluyor ve keder  ettiğimiz bahis başımıza geliyor. Dolayısıyla bunu, kendilerinin böyle bire bir yanlışı  yapanları uyarması, ihtar etmesi gerekirken, kül bilakis burada gelgel sahası ihlal  edilmiş olan benzeri ülkeye cebin bunu tıpkısı tavra dönüştürmeyi ego elhak Rusya’nın  diplomatik konsept noktasındaki kusuruna yorumluyorum. Zira böyle bire bir yaklaşım  tarzı olmaz. Bunu çokça ferah büyütmek lazım” ifadesini kullandı.

BUNLAR AKILANE ŞEYLER DEĞİL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağduyuyla diplomatik ilişkilerin baştan  canlandırılması beklentisinde olduğunu söyledi. İki devlet arasında benzeri çok alanda  ilişkilerin bitmeme ettiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Aha enerjiydi, besin, ve benzerleri, bunlarla ilişik satışlardı, birçok  şeylerde beraber bittabi belki kesintiler oldu. Bir Nice insanımıza orada  zulmediyorlar. Orada örneğin havaalanlarında bazen vatandaşlarımız gerçekten bugüne  büyüklüğünde uğramadıkları sakil tıpkısı arama sürecine uğruyorlar. Bundan ortalık gösterişli  şikayetler var. Bunlar tabii bizi üzüyor amma biz bu tür olaylara karşı benzeri dille  indifa etmedik, etmiyoruz, etmeyeceğiz.

Söz Temsili ülkemize ati Acımasız turistlere karşı ‘Türkiye’ye gitmeyin’,  dolaşma operatörlerine ‘Bütün turlarınızı iptal edin’, bu tür şeyler söyleniyor. Ego  bunları akıllıca bulmuyorum, yani bunlar çok bayağı yaklaşımlardır. Bu hele öz  vatandaşının gezi özgürlüğünü engellemektir. Bırakın vatandaşınız dünyada  nereye gidecekse oraya gitsin. Türkiye’yi seviyorsa ve siz dahi bunu  engelliyorsanız, bu onun yolculuk özgürlüğünü ortadan kaldırmaktır, engellemektir.  Ha kendisi gelmeyecekse doğrusu gelmez ama buraya süzülmek istiyorlarsa üstelik ne yapar  yapar yeniden buraya gelir. Türkiye’de, şu anda sadece gezmen adına değil Rusya’dan  gelip burada bizim vatandaşımız olan Ruslar var. Türkiye’birlikte evlenmişler, burada  kalmışlar ve hallerinden dahi gayet memnunlar. Tığ üstelik onlardan memnunuz. Başkaca  geçici ikametle burada kalanlar var, bire bir şekilde bu süreç bitmeme ediyor. Bizim şu  anda özellikle Rusya ile ilişkilerimizin böyle çok ters bire bir istikamete  gitmesinden değil, bunun tıpkı an ilk toparlanarak gene eskisi gibi aklık bire bir  şekilde diplomatik çerçeve içerisinde düzelmesinden yanayız.”

ÇAVUŞOĞLU GÖRÜŞMEYİ MÜSPET DEĞERLENDİRDİ

Cumhur Reisi Erdoğan, gerilimi düşürmek için hamle atıp atmadıkları  yönündeki aynı istifham konusunda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rus mevkidaşı  Sergey Lavrov’la görüştüğünü hatırlattı.

Çavuşoğlu’nun görüşmeyi müspet adına değerlendirdiği, buna karşın Rusya marifetiyle daha ayrımlı meşruhat duyduklarını aktaran Erdoğan, “Istek ederim ki bundan sonraki süreçte birlikte tekrar dışişleri bakanlarımızın görüşmeleri  olsun. Ayrımlı ülkelerden siyasi liderlerin bu konuda bu sürecin hakeza bitmeme  etmemesini istediklerini görüyorum, onlar birlikte bu konuda devreye giriyorlar. Yani  dostlar devreye girenler bu noktada benzeri bulgu almak amacıyla çaba sarfiyat ediyorlar.  Biz bile dost kazanmaktan yanayız, yani antagonist azaltmaktan yanayız, bizim  gayretimiz budur. Onun amacıyla talep ederim ki dostlar azalmaz çoğalır, eksiksiz tersine  düşmanlar azalır. Bunun gayreti içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin geleceğine ilişik aynı istifham üstüne,  “Bana göre Suriye konusunun kararını bire bir yerde antlaşma verecektir. Ana değişmeyen  donör milli iradedir, yani milli iradeyi tıpkı kenara kullanmak benzer değil. Rusya  zaman orada görünebilir ama milli egemenlik, Suriye halkı acep buna hangi diyor? Mesele  bu. Şu anda ben Suriye halkının bu gelişmelerden kıvançlı olduğunu zannetmiyorum.  Zira Suriye halkını gür tanırım, gani bilirim. Çünkü bizlerle olan ilişkileri çok farklıdır” cevabını verdi.

Suriye rejiminin, ülkenin vakit kaybetmeden yüzde 14’üne bilgili olduğunu, hoşgörüsüz  kalan toprakların ise değişik örgütlerin elinde bulunduğunu anlatım fail Erdoğan,  “Zaman Suriye’dahi diyet Suriye’nin yüzde 14’üne hakim, yüzde 14’ün dışı tamamen  çeşitli örgütlerin elindedir. DAİŞ bunlardan bire bir tanesidir, Bağımsız Milletvekili Suriye Ordusu  bunlardan benzeri tanesidir. Bunun dışında bir nice örgütler var. Hepsinin orada muhtemelen  bire bir ağırlığı var. Elbette asıl buradaki ağırbaşlılık, bütün bu örgütlerin DAİŞ dışında  bütünleşerek, birleşerek Suriye halkıyla el ele bu rejimi yuvarlamak vasıtasıyla  kişi iradesini orada hükümran kılmasıdır” ifadesini kullandı.

RUSYA SİVİLLERİ ÖLDÜRDÜ

Rusya’nın Suriye’deki bombardımanında Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu  bölgeler karışma birçok bölgede 800’ü sivil almak üzere birçok insanı öldüğünü,  Rusya’nın saldırılarını zalimce bire bir şekilde sürdürdüğünü anlatan Erdoğan,  şunları kaydetti:

“Söz Misali diyorlar ki: Biz Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgeyi  vurmadık. Bunu bizzat kendileri bana anlatım ettiler. Lazkiye’nin kuzeyi Bayırbucak  Türkmenlerinin yerleşim bölgesidir. Ağırlıklı 22 köy bu işin bilcümle merkezidir. Bu  olaylar başlayınca bu köyler boşalmıştır ve bunlar daima Suriye’nin elan  kuzeyine, bizim sınırımıza yerleşmişlerdir. Biz hazırlıklarımızı yaptık, onları  hazırladığımız kamplara almak istedik. Ancak onlar, ‘biz topraklarımızdan  ayrılmayacağız ve ölürsek bile bu topraklarda öleceğiz’ demişlerdir. Şu anda bibi  onlar Suriye’üstelik kalmaktadır, oradaki kamplarda kalmaktadır. Ancak tığ kendilerini  daim gıda, yiyecek, içecek, çul-kuşam, bunlarla desteklemekteyiz ve onlar  orada yaşamlarını şu anda o el koşullarda bitmeme etmektedirler.

Fakat biz elbette kendilerine şurası söyledik: ‘Eğer siz hakeza benzeri  savaşım verecekseniz, bunu DAİŞ’e alın verin. Münasebet bunu DAİŞ’e karşı  vermiyorsunuz? Bunlar DAİŞ’le uğraşmak namına, itidalli muhalefetin konusunda  gidiyorlar. Şu anda bunlar şayet 100 kişiyi vurduysa, bunun 90’ı ılımlı  muhalefettir, 10’u DAİŞ’tir. Fakat onlar hangi diyor? ‘Biz DAİŞ’i vuruyoruz’. Akilane  konuşmuyorlar, bunların hepsinin tespitleri elimizde var. Çünkü bizim bile  istihbaratımız var, yani onların istihbarat servisi varsa, bizim üstelik MITOS’imiz var.  Biz dahi çalışıyoruz, o bile çalışıyor. Bunun yanında tabii ki Amerikan istihbaratı  dahi çalışıyor. Biz nerede, ki ne yapıyor, hepsini bizler bile bu bilgileri  alıyoruz, namuslu tevessül etmek geçişsiz.

Doğrusu DAİŞ’e karşı birlikte tıpkı mücadele verelim. Biz bunu Sayın  Putin’e söylediğimiz ant ‘evet’ demiş olsaydı, zaman çok elan ayrımlı ayrımsız yerde  olacaktık, çok daha şişman benzeri duruluk almış olacaktık ve bunu bu arada yapmış  olacaktık. Fakat davranışlar maatteessüf umu ettiğimiz gibi gelişmedi, karşıt istikamette  gelişti ve Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu Lazkiye’nin kuzeyi kim buradaki hesap  bittabi çok çok ayrımlı.”

Uluslararası Af Örgütü’nün üstelik Rusya’nın sivilleri vurduğuna dair  meşruhat yaptığını hatırlatan Erdoğan, konuşmasını söyle sürdürdü:

“Demincek Rusya’nın buradaki çabaları, gayreti, öyle zannediyorum ki  Esed’e Lazkiye tarafında bir butik şevket bina etmek. İstediği bu, sebep? Zira yüzde  14’ünde var. Diğerini tamamıyla kaybetmiş vaziyette. Suriye halkı şu anda imdi  ideal tıpkısı rejimin, varlık ortamında yaşayabileceği bire bir rejimin arayışı içerisinde.  Ancak siz bittabi kalkar de kendisine dayatmayla, otokratik aynı anlayışla bir rejim  dayatma için giderseniz, tabiatıyla ki orada çıktı halkın yapacağı bire bir öz kalmaz.  Şu anda 12 milyon Suriyeli evinden barkından ergin vaziyette. Doğrusu 5 milyonu  Suriye’yi terk etmiş vaziyette, bunun 2 milyon 200 bini bizde. Nereden bakarsanız  1,5-2 milyonu Lübnan’üstelik, 600-700 bini Ürdün’da; böyle ayrımsız buut söz konusu. Böyle  aynı levha içerisinde dünya eğer tıpkı demokratlık mücadelesi Suriye versin istiyorsa,  bunun tedbirlerini Mürekkep Milel başta koyulmak amacıyla bilcümle birlikte almalıyız.”

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile sonsuz görüştüklerini anlatım fail  Erdoğan, “Şimal Irak’taki Kürt kardeşlerimizle bizim tıpkısı sorunumuz yok. Bizim  oradaki sorunumuz, bunlardan teröre bulaşmış olanlarla. PYD idare bakımından  ayrımsız terör örgütüdür, YPG tıpkısı terör örgütüdür. Bizim için hele Kürt  kardeşlerimizin durumu, Arap kardeşlerimiz neyse Türkmen neyse Kürt kardeşlerimiz  dahi odur ama teröre bulaşmışsa bizim bunu savunmamız tür değil. Şu anda DAEŞ’in  içerisinde biliyorsunuz aheste sayıda Araplar var ama sair taraftan Fransa’dan,  İngiltere’den, Avustralya’dan, Almanya’dan gelenler da DAEŞ’in içerisinde var,  bunların kâffesi bile terörist. Teröristin iyisi kötüsü, böyle aynı ayrımı yapabilir  miyiz? Yapamayız. Teröristin bütünü kötüdür. Tıpkı temsil şu anda bizim ülkemizde  birlikte sıkıntımız var. Ülkemizin içre PKK, DHKP-C kadar terör örgütleri üstelik var,  bunların kâffesi birbirinin aynısıdır ve bunların birbirleriyle yardımlaşmaları  vardır” dedi.

DAEŞ SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ IÇRE

DAEŞ’in Suriye rejimiyle işbirliği ortamında olduğunu ve gücünü rejimden  aldığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çünkü DAEŞ olursa perhiz ağırbaşlı bulacaktır. Şu anda perhiz DAEŞ sayesinde  ayakta kalma sürecini uzatmaktadır. Şu temel büyüklüğünde ne DAEŞ’e alın lüzumlu diyet,  gerekse rejimin destekçileri ayrımsız tekebbür almıyor? Bunlar çokça kilitsiz küreksiz arasında. Onun amacıyla  tığ bu süreci bir defa Kürt kardeşlerimiz noktasında ayrımlı ayrımsız konumdayız, yani  onlara bakışımız bizim Arap kardeşlerimize neyse Türkmenlere neyse onlara de odur  ama oradaki PYD yönetimi, YPG, bunlar farklı tıpkı konumdadır ve bunlar  teröristtir. Bunu ta başından beri bilcümle söylemişimdir ve Mağribî dostlarımıza üstelik  söylemişimdir. Bire Bir şekilde Amerikan dostlarımıza üstelik bunları hep söylemişimdir.  Çünkü buralara sunulan destekler rejime revan desteklerdir ve bugün hangi YPG ne  PYD, bunlar DAİŞ yıldırı örgütüyle mücadele etmiyor, ediyor görünüyor. Bunların  durumu budur. Bunlarla bu mücadeleyi sürdürecek olan biziz. Işte NATO’birlikte tığ  sizinle beraberiz, nedeniyle bunu beraber yaparız, bunlara gerek bulunmayan. Tavrımız  budur, bunu elbette özellikle bu ay böylece üstelik Suud ziyaretinde gine  Hadimu’l-Harameyn Koca-Şerifeyn ile görüşeceğiz. Güzeşte ay Katar’daydım, orada de  görüştük, görüşmeye bitmeme edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ay Suudi arabistan’a yapacağı ziyaretin  düet ilişkiler açısından şişman önem ifade ettiğini dile getirdi. “Şunu şişman bire bir  kıvançla ifade etmeliyim ki Suudi Arabistan-Türkiye ilişkileri akıbet dönemlerde  tek dönemde görülmemiş bire bir ivme nail durumdadır” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Askeri, siyasi, kazançlı, ticari, kültürel, bu noktada bir nice  gelişmeleri şu anda yaşıyoruz ama bu resmi ziyaretle bu çok bunaltıcı bire bir ivme  kazanacak, buna eminim, buna güveniyorum. Zira demin askeri bakıyorsunuz bakış  açımız ayrımsız, söz gelişi Yemen olayında ayrımsız şekilde baktık, anca bakıyoruz.  Ortadoğu’daki gelişmelere tıpkısı bakıyoruz. Siyasi bakışımız bile tıpkı, askeri yönden  bakışımız üstelik tıpkı; bunlar bizim amacıyla çok çokça koca. Hesaplı-ticari alanda  inanıyorum ki bizim Suudi Arabistan ile alay malay yapacağımız haddinden fazla özdek var ve  buradaki dayanışmamız, birçok provokatif yaklaşımları de ortadan kaldıracaktır.  Zira biz rastgele şeyden ilk hem bu konuşu dayanışmamızla kulaklı-kulaklı esasına göre  bir nice şeyleri aşabiliriz ve dayanışmayla dahi lüzumlu birbirimize destekte ve üçüncü  ülkelerle ilişkilerde de birçok adımları gelişigüzel atabiliriz. Kültürel noktada birlikte  bizim tabiatıyla tarihi-kültürel bire bir birlikteliğimiz, zenginliğimiz var. Bunu da  geleceğe çok elan hararetli bire bir şekilde taşımalıyız diye düşünüyorum. Söz Gelişi  turizmde hele akide turizminde bizim Suudi Arabistan ile olan ilişkimiz çok  değişik. Illet? Seçme sene hac olsun, umre olsun, bu noktada tabiatıyla Türkiye dünyada  herhalde yer güç vatandaşını Suudi Arabistan’a gönderen ayrımsız ülkedir. Ancak Suudi  Arabistan’dan birlikte Türkiye’ye turizm yerine gelen ben inanıyorum ki on binlerce  herif var. Ve gelip bittabi dört mevsim ayrımlı tıpkı lokma tatlısı, destinasyonları  itibarıyla zengin olan tıpkı Türkiye, Suudi Arabistan için birlikte Suudi Arabistan halkı  için bile büyük benzeri destinasyon oluşum ediyor ve bunları da sürekli adına  geliştiriyoruz. Ve bu konudaki dayanışmamız dahi bizlere halklarımızın dayanışması  noktasında çokça eke zenginlikler katıyor diye düşünüyorum ve bu ziyaretle  bunları daha üstelik artıracağız.”

– İran’ın çekirdeksel programı

Cumhur Reisi Erdoğan, İran’ın nükleer programı üstüne P5+1  ülkeleriyle (ÇAKER, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin) imzaladığı anlaşmaya  Türkiye’nin kuşkusuz baktığına ilişik bire bir soruya “Bu henüz bana göre tükenik bire bir  geçim değil. Yani bu mecmu bittiği zaman bunu gitmek çok elan isabetli  olacaktır” cevabını verdi.

Dünyanın çekirdeksel silah noktasında İran’ın attığı adımı katiyen akseptans  etmediğini anlatım eden Erdoğan, fakat nükleer erke konusundaki yaklaşımın ise  değişik olduğunu söyledi. “Ben nihai neticesini gıyaben bu iş dimdik bir  şekilde neticelenmiştir diyemem” ifadesini kullanan Erdoğan sözlerini şöyle  sürdürdü:

“Elbette bir nice konuda bizim İran ile fikir ayrılığımız var amma ego bu  düşünce ayrılığımızın zaten komşuluğumuza mani olmasını birlikte istemiyorum. Fakat  temennim odur kim yani biz mezhepçi bire bir firak tavrıyla birbirimize adeta antagonist  kesilmemeliyiz. Orası Şia, tığ de Sünni’yiz ağırlıklı olarak ama Türkiye’da bile  söz gelimi Sünniliğin dışında Alevi mezhebine mensup olanlar bile var. Biz kalkıp üstelik  birbirimize antagonizm edemeyiz. O ayrı benzeri görüngü, bu ayrı bire bir fenomen. Ego diyorum kim  bunu bir nice uluslararası toplantıda birlikte söyledim Islam ülkeleri ortada; bizim  referansımız mensubu olduğumuz mezheplerimiz olmamalı, bizim referansımız Islamiyet  olmalı. Islamlık hangi diyor biz ona bakmalıyız. Mezhebimiz ne diyor ona bakmamalıyız,  ona bakarsak yanlışın süresince oluruz ama Islamiyet ne diyor, buna bakarsak o zaman  makul yolda, yol-ı doğrulu üzere oluruz. Bunu yakalamalıyız diye niteleyerek düşünüyorum.  Zira dünyada bizleri, özellikle Müslümanlık dünyasında hurdahaş ettiler.  Toparlanmamız lazım, bir olmamız lazım, beraber olmamız geçişsiz, tesanüt halinde  olmamız geçişsiz. Işte bakın, Irak’ın haline bakın değil mi, Suriye’nin haline  bakın, Filistin’in haline bakın, Mısır’ın haline bakın, Libya’nın haline bakın,  bire bir şekilde Tunus, değme düz adeta kişi süresince hurdahaş ülkeler. Bunları  aşmamız lazım diye düşünüyorum ve bunu bire bir dakika ilk şayet başarabilirsek Hak Dini  dünyası haddinden fazla henüz zinde olacaktır.” 

Bir Cevap Yazın