‘DENİZ SEKIL BİTTİ…’

Bahir Sekil kokain satışına aracı olduğu ve içtiği amacıyla cezaevine girince çokça üzülmüştüm.Çünkü mahkemede suçsuzluğunu ispat edip, beraat etse birlikte artık bittiğini biliyordum. Adı hakeza metal işine müdahil tekmil sanatçılar biter. Kimesne aramak, hareket yarmak, yoldaş tutmak istemez. Yanına revan sevimli potansiyel metal bağımlısı veya satıcısı sanılır. Galiba bu şahıslar narkotik polisi eliyle herhangi bir ahit bitli nezaret altında tamam. Ezcümle insanlar yanına gitmeye korkar. Benzeri müddet medyanın mebzul malzemesi evet, üç kamer sonra bile unutulur. Elhak gazeteler gelişigüzel olayında ‘kokainman’ lafını geçirip, okuruna hatırlatır. Patronlar alelhusus aileye yönelik çalışanlar ismini çoktan sildi. Bayi toplantısı düğün filan üzere ekstra işlerden da istenmez. Bire Bir şarkıcının alnına yazılan bildirme acı yağız yazıdır esrar…

Deniz Teras bunları bilmiyor herhalde. İnsanlara çıktı aguş boşaltmak, hakikat dostlarını sökmek namına çıkarlarını hesaplıyor. Ve günahsız insanları kötü harcıyor. Sanırım içeride iken haddinden fazla düşünmüş, hayatını baştan çizmiş(!). Ama kusurlu çizmiş. Hevesli hesaplar süresince. Örneğin gazeteci ve TV’cileri şimdiden karşısına aldı. Basın toplantısı hesabına Uğur Dündar Koca’inin Arena’sını tercih etti. “Çocuklar uyuşturucudan uzak durun yoksa benim kabilinden soysuz olursunuz” emreylemek üzere… Yahut sevgilisi Hüsnü Şenlendirici’nin eşine yüklenecek. Bekleyip görelim. Haa Kasıt Dündar “Satıcı mısın yoksa bekri mi” diye soramaz. Murafaa devam ediyor.

Eski hayatından herkesi unutmuş. Yıpranmamış aynı hayata başlayacakmış. Ancak bana gelen aynı betik, hangi kadar yanlış yolda olduğunu belirgin gösteriyor. Onu bu duruma eski arkadaşları getirmedi. Ihtimal bir iki gönül… Akıbet günlerde kendini Ajda Pekkan falan sanmaya başlamıştı. Sevgilisi ile lokanta çıkışını anımsıyorum. Limuzinler ile dolaşıyordu. 30 gazeteci flaş patlatır amma sonraları bile adamı bu ayla repo. Güzeşte çokça kızıl tıpkısı besteciden tezkere aldım. İsminin açıklanmasını istemiyor. Haddinden Fazla bol tanıyorum. Yazdığı temas kelimeye inanıyorum. Mektubu tıpı tıpına iletiyorum.

“Aykut Koca;

Sizinle benzeri konuyu paylaşmak istiyorum ve basından tıpkısı bir tane sizinle. Önceden sizden yegâne benzeri ricam olacak bu duyumu benden almış olduğunuzu adsız sansız tutmanız. Haberin kaynağıyım amma bilgelik esasta çok sayıp, sevdiğim beş altı müzikçi ağabeyimle ilişik. Ayrıca eğer marifet ilginizi çekerse o kişilerin ilişki telefonlarını birlikte size geçerim.

Bu sevdiğim ağabeylerim, Bahir Teras’nin orkestrasını, daha doğrusu geçtiğimiz hafta itibarıyla “eski” orkestrasını oluşturan kişiler. Yordamlı müzikçi olmalarıyla gelişigüzel piyasamızda çokça bir iki rastlayacağımız “beyefendi” yapıya ehil “adam”lar. Bu meslektaşlarım 9 senedir Bahir Taraça Hanımefendi’ye haremlik ettiler ki Bahir Hatun’ın tutuklanmasından geçmiş güzeşte akıbet 1 yıl ağır zorluklara götürüm ettiler. (Bu zorlukların geneli Deniz Bayan’ın hareket disiplinini kaybetmesidir.) Arkası Sıra ayrımsız müzisyen ekip Deniz Kadın’ın tutuklu bulunduğu birlik sürece, aldıkları eksiksiz profesyonel teklifleri reddetmişler idi. Bahir Hatun’ı yaşadığı tahakküm sürecin peşi sıra zorda tutmak namına yaklaşık 1.5 sene tembel takıldılar. Hangi efsus ki Deniz Kadın’ın hapisten çıkmasıyla iki çağ sevinebildiler ama zehir haberi menajerden öğrendiler, Deniz Karı gelişigüzel şeyini yenileyecekmiş ve işe ona seçme ahit bindi olan orkestrasından başlayacakmış. Laf bu sevgili Aykut Ağa, daha önceki birçok starın orkestrasında ego da meydan aldım, birçok haksızlığa ego bile tanık oldum ve da bizzat yaşadım. Amma bu içlerinde en acımasızıydı, bu kadar tafsilatlı, özveren, sanatçı ayrımsız kadroya yapılabilecek genişlik tanrısız hareketti. Seninle kabullenmek istedim, tekrarlıyorum, şayet bilgi niteliği görürsen benim adımı lütfen nakil. Konunun mufassal detaylarını orkestranın şefi ve davulcusu olan Behçet Türkekul’dan de alabilirsin.

Sadakat ve Saygılarımla…”

Aykut Işıklar /Bugün

Bir Cevap Yazın