Diyanet İşleri Faziletkâr Kurulu’ndan adaklı çiftlere enteresan ikaz

Hürriyet’te meydan alan habere göre Diyanet İşleri Başkanlığı hesabına fetva veren çalım kendisine tanıdık, ’Kült İşleri Faziletkâr Oturmuş Dini Bilgilendirme Platformu ’nun, değişik kesimlerden yöneltilen “Nişanlıların şen görüşebilmek için nikâh kıymaları akıllıca mudur?” sorusuna verdiği cevap, web sitesinde yayınlandı. Evlenmeyi gayrı akitlerden ayıran özelliklerden birinin, bu akitten ilk genellikle benzeri nişanlanma döneminin geçirilmesi olduğunun ifade edildiği yanıtta, tarafların bu proses içre birbirlerini henüz bol tanıdığı, düğme hediyeler alınıp verildiği hatırlatılarak şöyle denildi:

‘FLÖRT GITMEK, AHALI ELE TEŞEBBÜS ETMEK, BERABERCE KALMAK…’

“Bu dönemde nişanlıların gizlilik ölçülerini görmek kaydıyla birbirlerini elan yakından tefrik etmek amacıyla görüşüp konuşmalarında tıpkısı sakınca yoktur. Fakat nişanlıların korte etmeleri, arkadaş hayatı yaşamaları, dedikoduya yöre verecek şekilde baş başa kalmaları, halk ele tutuşmaları ve benzeri Islamlık ’ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir. Günümüzde gençler, lazım velilerinden sellemehüsselam adına gerekse velilerin bilgisi dahilinde nişanlılık döneminde güya dini hassasiyetleri denemek için, ‘dini nikâh ’ yapmakta ve sonuçta hiç üstelik dilek edilmeyen ateş hadiseler meydana gelmektedir. Bu tür olayların yaşanmaması üzere yapılan nikâh akitlerin kesinkes anahtar altına alınıp hukuki güvenceye kavuşturulması gerekir. Çünkü müslüman olduğunu belirten çoluk çocuk veya aileleri, resmi tescilin olmadığı durumlarda çokça kere, aralarında akdedildiği ifade edilen akitlerin gereğini yerine getirmemekte, taraflardan biri ve genellikle kız tarafı mağdur duruma düşmektedir. Böylelikle, dinimizin nikahtan gözettiği mehabetli gaye yürümek şöyle dursun, insanlar din adına birbirlerine zulmeder hale gelmektedirler.”

‘DİNİ NİKÂH’ UYARISI

Diyanet İşleri Efdal Oturmuş Dini Bilgilendirme Platformu, nikâh kıyıldığında dinen evlilik hayatının başladığı, karı-insan arasında mehir (Müslümanlık hukukunda erkeğin evlenirken kadına verdiği/vermeyi üstlenme ettiği mülk yahut dünyalık), nafaka, bırakıt kadar tıpkısı takım hukuk ve sorumlulukların tahakkuk ettiğini hatırlatarak, antrparantez şu ifadelere düzlük verdi:

“Günümüzde bu hukuk, dünyaevi yöntemince tescil ettirilmeksizin korunamadığından, evlenecek kişilerin ‘resmi nikâh ’ kıyılmadan ‘dini nikâh ’ kıydırmaları dinen makul olmadığı kadar kanunen de yasaktır. Bu itibarla, adayların İslami ölçülere riayet ederek nişanlılık dönemini geçirmeleri, evlenmeye kesin karar vermedikçe resmi olarak kayda geçirilsin yahut geçirilmesin, nikahı gerçekleştirmemeleri akıllıca tamam.”

Bir Cevap Yazın