ENTERESAN TIPKI YAZI

33 yaşında tıpkısı öğretmenim.

Ve lezbiyenim.

Ülkemizin bereketli bir üniversitesinden çıkışlı oldum ve bala psikolojisi alanında yüksek lisansımı tamamladım.

Torunlar ve yetişek üzerine değişik tetkikat yaptım. Şu anda hoca yerine çalışıyorum ve dostlarım dış herkesten eşeysel kimliğimi saklıyorum.

Sizden dahi ismimi muamma tutmanızı temenni ediyorum, çünkü 657 sayılı celal memurlarından biriyim, çabucak işime son verirler.

Annem, maskulen tavırlarım ve görünüşüm sebebiyle oldum olası benden kuşkulandı amma beni ‘eş Fatma’ diye niteleyerek rapor edilen kızlardan biri namına değerlendirmeyi yeğleme etti.

Tıpkısı keresinde, ‘Neden on paralık koca arkadaşın yok?’ diye sorduğunda, erkeklerden hoşlanmadığımı söyledim.

Bana, ‘Kızım, erkeklerden hoşlanmıyorum deme’ dedi, ‘De kim, esas kafama akla yatkın biri çıkmadı…’

Bu saraka onu rahatlatacaktı, ego üstelik ‘Tamam esas’ dedim, ‘Karşıma öyle biri çıkmadı…'”

Annemin hayatı, sevgilimin mektuplarını bulunca kaydı.

Eşyalarımı karıştırmış ve sevgilimin bana yazdığı mektupları bulmuş.

‘Bu bir avrat! Tıpkı kadın sana nasıl böyle şeyler edip? Sen lezbiyen misin yoksa! Nedir bu okuduklarım?’ dedi.

Bu kez kararlıydım, açıklayacaktım…

Cümle, ‘Evet ana, ego eşcinselim’ diyeceğim anda, ‘Çabuk gerçeği söyle’ dedi ve ekledi, ‘Amma şurası bil, lezbiyenim dersen, kendimi şu pencereden dun atarım…’

Atar mıydı atmaz mıydı bilmiyorum amma biz 6’ncı katta oturuyoruz.

Ve ben annemi çok seviyorum.

Cesurluk edemedim.

Annem, benim gerçeğimle yüzleşemiyordu.

Içten içe biliyordu ama akseptans edemiyordu.

Işitmek istemiyordu.

Ona istihbar etmek istediği şeyi söyledim: ‘Hayır ana, lezbiyen değilim!’

Gine bile ağlamaya başladı, ‘Tüm bunlar benim suçum’ dedi, ‘Demek kim seni ihmal ettim, ilgisiz bıraktım. Amma nikbet etme seçme şeyi telafi edeceğim kızım. Alelacele yer mebzul doktora gidiyoruz, seni otama ettireceğim…’

Ne dersin?

Annem dahi eşcinselliği hastalık namına görenlerden biriydi…

Birlikte buna istekle inanıyordu…

Beni küçük da bu şehrin sunu dolgunca benzeri doktorlarından birine götürdü. Içeri girdim ve ‘Bakın Doktor Eş, benim sorunum falanca yok. Eşcinselim, annem da sakat sevgilimin mektuplarını buldu. Bu durumla yüzleşemiyor. Siz bence onu sakinleştirin’ dedim. Çokça tatlıydı, benimle az buçuk konuştuktan sonradan annemi arzu aldı.

Annem, çıktığında elan dahi sinirliydi. ‘Bu doktor hiçbir özdek bilmiyor, eşcinsellik hastalık değilmiş, yürü kızım başka doktora!’ dedi. ‘Anne, ben çıktı doktora falan gitmiyorum. Sen neye inanmak istiyorsan ona inan’ dedim ve eve geldim.
O zamandan beri aramızda belirsiz bir inikat var güya.

Hayatıma birçok kadın girdi. Annem, hepsini bildi ama bütün bilmezlikten geldi. Kim bilir ihtimal de iyileşirim umudu vardı!

Eşcinsellik, çor değildir.

Lütfen, bunu, bizim insanımızın kafasına sokun.

Tıpkı üstelik, ‘Erkeklerin pahal titreme geçirenleri gay, kadınların bile terk edilenleri lezbiyen olurmuş’ diyor bazıları. Bu bile abuk sabukluk. Ego bu çeşit şeyler yaşamadım. Mutlu aynı çocukluk geçirdim. Hiçbir antlaşma koca olmayı, cinsiyet değiştirmeyi falanca birlikte düşünmedim. Ego böyle mutluyum, alay malay olduğum kadınlar de bundan memnun.

Lütfen yazılarınızda eşcinsellikten saraka ederken, lezbiyenleri es geçmeyin.

Gönül ettiğiniz takdirde, bu konuda zül ettiğiniz sorulara yanıt verebilirim. (Ela)

Ayşe Arman – Hürriyet

 

Bir Cevap Yazın