Görümceden yadırgatıcı Sertab yorumu!

Hürriyet’ten Izzet Çapa’nın röportajı…

Herkes seni ‘Özgür Kız’ namına tanıdı. Ama ondan geçmiş hikâyeni on paralık bilmiyoruz. Gel Ankara Tunus Caddesi’ndeki evinizden ve çocukluğundan başlayalım…

– Misafirliğe gittiğimiz teyzelerin alçak rüyasıydım (kahkahalar). Benim geleceğimi duyunca bütün kırılacak eşyaları kaldırırlarmış. Zira bulduğum önceki boşlukta, ortalığı karıştırmaya başlardım. Fikir o kadar yaramazmışım ki, annem haylazlıklarımdan ‘illallah‘ deyip, sigaraya üstelik başlamıştı. Antrparantez “Senden bilahare tıpkı elan bala doğurmam” diye serzenişlerde bulunduğu üstelik olurdu.

* “Ankara sokaklarının dili olsa da konuşsa” diyorsun…

– Aynıyla öyle! Gündüzlerim sokakta geçerdi. Mahalledeki çocukların beni aynı devir derdest yazar, arabanın bagajına kapatmaları aklımdan şimdi sokak. Geceler apayrı bire bir güzeldi. Sana evimizdeki her akşamı anlatayım. Annemlerin, Ankara’nın yordam şehri olduğunu kanıtlayacak büyüklüğünde çok dostu vardı. Nazik tıpkısı masanın etrafında toplanırlardı. Babam onlara gitar ayırtı, ben bile gururla dinlerdim. Bas bas şarkılar söyleyip, gitar araklayan o adama hayrandım! Evimizde şen kahkahalar ve müzikler tek susmazdı… Ben dahi odamda bunları kulaktan uyurdum.

İSTANBUL’A GELİRKEN TRENDE SEFER BOYUNCA AĞLADIM

* O günlere gelmeden geçmiş İstanbul’a gelsek… Hayallerini gerçekleştirip, popstar oluşmak üzere mi geldiniz bu taşı toprağı altın şehre?

– 10 yaşında ne popstar’ı canım… On Paralık unutmuyorum Ankara’dan İstanbul’a taşındığımız tren yolculuğu süresince ağlamıştım. Hassaten o çağ çiçek tozu alerjim başladı. Bu yüzden da alerjilerin ruhsal olduğuna inanmışımdır. Buraya geldikten sonradan, sıkça babamla halk ele Boğaz’da yürürdük. Boğaziçi Üniversitesi’nin Çağa kapısından geçe “Kızım bak bir aktarılma inşallah burayı kazanacaksın” derdi. İçimin müzikle meşbu olduğundan emindi amma onun Unkapanı’nda aldığı cevapları benim bile duymamdan korkup, hayalet kırıklığına uğramamı istemiyordu.

* Hadi rastgele şeyi anladım üstelik, 12 yaşında benzeri adam kuşkusuz dışarıya bakıp “Yağmur yağıyor seller akıyor, Arap abla camdan bakıyor” şarkısını izah etmek adına, “I see clouds, rain is coming” diyerek nağme yapar ki?

– O yaşlar, bence insanın bildirme şüpheli dönemleri… Odana kapanıp, yır dinler, mektup okursun. Yapayalnız dünyana anneni, babanı bile istemezsin. Hayatı umum yerine anlamaz, anladığın kadarını üstelik beğenmezsin. O yüzden ego şaşırmıyorum içimden bu kelimelerin gelmesine… Ilk bestelerimi dinlesen, içindeki karanlığa şaşırırsın. Aa beraber ego yağmura bayılırım….

Nil Karaibrahimgil; Celal Çapa’yla gerçekleştirdiği söyleşide görümcesi şarkıcı Sertab Erener’in sürpriz evliliğiyle ilişkin azrail yorumlarda bulundu.

İZZET ÇAPA’NIN HÜRRİYET’TE YAYINLANAN RÖPORTAJININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ…

Bir Cevap Yazın