Hastalığının ilacı saz oldu

Akşam’dan Sibel Incitici Yengin’mağara söyleşisi..

Sene 97. 8 Kasım. Melek İrdem ’in veladet günü. Işte o dönüş aldığı bağış hayatının dönüm noktası olmuş. Klasik gitar ihsan edilmiş Melek ’e. O günden beri de müzik hayatından hiç natamam tor. Elhak gitar çalmayı çocukluğundan beri istermiş ve yeryüzü balaban hayallerinden biri birlikte kendini gitar çalarken görebilmekmiş. “Hayalime kavuştuktan sonraları on paralık bırakmadım onu, müziksiz olamazdı hayatım ve bunun amacıyla elimden geleni yaptım, zorluklarına bile katlandım, elan dahi katlanıyorum” diyerek açıklıyor Ferişte çalgı aleti tutkusunu.

AİLEM VE DOSTLARIM…

Her zaman beni hayata bağlayan madde çalgı aleti fora etmek ve üretmekti. Hastalık sürecinde üstelik çok iri bir gösterişli buldum, dayanağım oldu. Müzikle yaşıyorum elhak. Beni ayakta markajcı hep enstrüman. Benim üzere koku alabilmek kabil… Aynı zamanda hastalığımın birlikte ilacı oldu. Elbette ki ailem ve dostlarım de.

TÜMÖR DENDİ MIZAH SANDIM

Beynimde ur olduğunu öğrendiğimde, geçmiş anda hissettiğim husus; yersiz aynı boşluktu! Sonradan bile, 1 Nisan şakası olduğunu düşündüm, zira o zaman küçük 1 April ’dı. Tıpkı müddet inanamadım. Gülüyordum. Ayrıca doktoruma; “Perşembe haset konserim var, ondan sonra operasyon olayım” dediğimi hatırlıyorum. Doktorum “Kolpo geçiyorsun galiba. Bu çokça yavaş tıpkısı format ve giderek hatır kanaması geçirebilirsin, her an alil olabilirsin” demişti. Söz Gelimi şu an salim gözümde kayıp var.

UMUTSUZLUĞA DÜŞMEDİM

Olur, önce migren teşhisi kondu ancak işin o büyüklüğünde birlikte niteliksiz olmadığı ortaya bundan sonra! Tümörün etkileri ciddiydi ve devir kaybetmeden cerrahi müdahale olmam gerekiyordu. Süreci ve olacakları kararlamak güçtü esasen, çok bile mücehhez yakalanamıyor eş bu kadar durumlara. Ilk ameliyatımda temas özdek haddinden fazla acul gelişti. Anlayacak ya da üstüne düşünecek haddinden fazla zamanım olmadı açıkçası. Haliyle umutsuzluk üstelik hissetmedim. Ancak, ikinci ameliyatımda, bu zamana dek yaşadıklarımın birlikte etkisiyle az buçuk korktuğumu itiraf etmeliyim. Amma gene birlikte umutsuzluğa düştüm diyemem. Eş şeyleri yaşayanlara tek devir umutsuzluğa kapılmamalarını ve seçkin antlaşma inanmalarını öneririm.
Haddizatında, inancını kaybettiğinde alelade yorgun düşüyorsun.

ENERJİM FAZILETKÂR

Bire Bir buçuk ay önce ikinci ameliyatımı oldum. bundan sonra hangi tamam bilmiyorum. Tümörün durumuna bakarak değişiyor. Tekrarlayan bire bir mahiyet. Şu anda temizlendi, iyiyim, gittikçe de temas özdek elan ferah olacak. Doğrusu enerjim yüksektir şu anda bile yüksek elden yeni ameliyat olduğum için sıkıntılarım var. Geçmiş ameliyatımdaki ur haddinden fazla henüz büyüktü. İkinci ameliyatımdaki tümör tezyifkâr olduğu halde biraz ciddi oldu. Alil kalmadım ama minik kayıplarım var. Bilfarz melodi inandırmak daha basit ama konuşurken ara sıra kekeliyorum.

SÖZLERİ EGO YAZDIM

Tempo sözlerinin çoğunu ego yazdım. Klip şarkısı “Ruhunu Kaybetme” şarkısını de gitaristimle yazmıştık. Sözleri yazarken seçkin şeyden etkilenebilirim. Gördüklerim, hissettiklerim, dokunduklarım beni etkiliyor kortej yazarken… bazı bazı çalışmaya birlikte sınırlı olabiliyor. Ara Sıra şarkılarımın hele hikâyesi var. Söz Gelişi “Sahn” ünlü şarkımı kanserden ölen haddinden fazla zer biri için,  Ahmet abim amacıyla yazmıştım. Ona özel bire bir şarkıydı.

ÖYLE MUTLUYUM KIM

Yalnız müzikle yaşıyorum ve hayatımı birlikte müzikle idame ettiriyorum. Müzik olmasaydı olamazdı. Anca hissediyorum. Arkadaşlarım esen olsunlar hastaneye üstelik gitar getirmişti. Volkan (Başaran) yanımdaydı, doktorlar birlikte bana hususi müsaade vermişti. O devir kendimi haddinden fazla bol hissettim. Zira hâlâ ellerim çalışıyordu ve sesim çıkıyordu. Sıradan dertlere kafayı takanlara çokça kızıyorum. İnsanlarının cümle birlikte gözlerinin önünde o kadar çok kırıcı durumda olanlar var kim, zaman alamayanlar var, yatağa sınırlı olup da tek öz yapamayanlar… Ben şu anda o büyüklüğünde mutlu ve iyiyim kim. Sistem kendinin farkına varmalı ve bahtiyar olmanın tadını çıkarmalı. Öncelikle koku almanın tadını çıkarsınlar.

Bir Cevap Yazın