Helin Afşar yaşadığı balaban değişimi anlattı!

Sabah’tan Oğuzhan Toracı’nın röportajı…

Tanrı aşkına, ne işiniz var bu dokunaklı başında?
Delirdik… Ulus Bodrum’üstelik, Çeşme’birlikte denize girerken biz İzmit’te kamptayız. ‘Liderlik ve yetkinlik’ konusunda günde sekiz saat eğitim yapıyoruz. Kendimizi tanıyoruz, lider olmayı öğreniyoruz. Çünkü burada hepimiz aksiyon sahibiyiz. Çalışanlarımıza elbette davrandığımızı ve kuşkusuz davranmamız gerektiğini öğreniyoruz. İşin özü, götürümlü olmayı öğreniyoruz.

BİRAZ HUYSUZ BIRE BIR YAPIM VAR

Gerçekte asabi birisiniz, değil mi?
Gerçeği hikâyelemek gerekirse; tamam, biraz sinirli ayni yapıya sahibim. Ama Aşkım Kapışmak ile iki kamer önce çalışmaya başladık, filvaki sabırlı olmayı öğrendim. Sabırlı olduğum devir dahi işlerimin yoluna girdiğini ayırt ettim. Önceleri damarsiz ve fevri tavırlarım olduğu amacıyla çok kayıplarım oldu.

Neymiş bunun altında yatan?
Kendini talkın etmeyi öğreniyorsun. Elbette bu alelacele olmuyor amma yaşam bizi sınadıkça, sinirleneceğin birçok olay karşına çıktıkça kendini telkin etmeye çalışıyorsun. Çabucak gidiş geliş var diye bir vakitler makine kullanmıyordum amma demincek İzmit’ten ablamların yanına, Ayvalık’a arabamla gideceğim. ‘Trafik mi var, ee hangi yapayım yani’ deyip süresince bulunduğum durumları kabullendim. Daha tecrübesiz tipki herif oldum, akışına bıraktım hayatı.

Neler değişti hayatınızda?
Yersiz olduğu halde haddinden fazla yere kanalize olmuştum. Onu da yapalım, buraya de gidelim… Aynı anda bir nice işle uğraşıyordum ve hepsini fethetmek isterken hiçbirinde sonuca ulaşamıyordum. Çünkü bilinçsizdim. Çıktı tek bire bir şeye kanalize olmayı öğrendim. Geçenlerde tipki dizide oynadım, peşi sıra tekâlif yağdı. Ben o işi, çok mail tipkisi arkadaşım çektiği amacıyla kabul etmiştim. Yoksa amacım aktör kalkmak değil. Benim işim tekstil ve bu işi seviyorum.

DİZİLERİN HEPSİNİ REDDETTİM

Gelen sıra tekliflerini değerlendirmeyecek misiniz?
Eskiden ‘Hayır’ diyemiyordum, deminden diyorum. Hepsini reddettim. Imdi yegâne anne işim var, o dahi moda tasarımcılığı. Diğerleri hobi benim üzere. Esasen de açıklık ara tezyifkâr fars rolleri oynayabilirim. Zira matrak bir insanım, oynamayı de bilmediğim için kendimi harlatmak matrak oluyor zaten. Zaten öyle ayrimsiz ablam var ki, inanılmaz bereketli bire bir oyuncu. Biliyorsun, ablam temas şeyi basık diye niteleyerek söyler. en son mihman aktör kendisine düzlük aldığım diziyi ongun tepkilerle atlattım ve bunu başarmam özgüvenimi artırdı.

Şimdilerde uğraştığınız moda tasarımcılığı üstelik tipkisi gün tahakküm gelirse ona dahi ‘Doğrusu hobiydi’ der misiniz?
Demem, ego doğrusu bu işle başladım. Evvel işim tekstildi, üç çıngı dükkanım vardı. O devir küçüktüm, dediğin üzere ayrimsiz günde kapattım, ondan bilahare biberli etti bu kul. Haddinden Fazla üzüldüm. Şimdi bu hataları yapmıyorum. Vaktiyle olsa kolaylıkla dükkan açardım. Hükümet kurulmamış, tipki şey anlaşılan değil; demin bunları düşünüyorum. Deminden cazibe ve hedef üzerine odaklandım. İki yıllık programımı yaptım.

Az ilk kulak misafiri oldum, salat kılmaya gitmişsiniz. Halbuki tığ bardan başı dumanlı çıkarken görüntülenmenize ve sansasyonlarınıza alışığız. Nedir bu değişimin sebebi?
Tipki yıldır beni ayrimsiz yerlerde görebiliyor musunuz?

Yarayışlı…
Daha geçmiş magazin hakeza konuşularak yapılmıyordu. Henüz üslupsuz, istifham sorulmadan, henüz üzerine revan tipki magazin grubu vardı. Ben onlara denk geldim o dönme. Belki o zamanlarda haftada tipki hariç çıkardım amma gelişigüzel dönme dışarıdaymışım üzere yansıtılırdı.

‘NAMAZ KILIYORUM’ DİYEMİYORUM

Biz televizyonlardan gönül avcısı bir Helin Avşar bilinen…
Motamot, yıllardır hızlı zannedildim, yanlış tipkisi Helin tanıdılar. Amma şimdi gazetecilik usturuplu yapılıyor, bak seninle yaptığımız kabil buluşup nikbet edilenleri konuşuyoruz.

Magazini birlikte seviyorsunuz…
Eskiden hiç sevmiyordum, o zamanlar haddinden fazla aheste eleştiriler yapıyorlardı. Öyle eleştiriyorlar ki, ‘Sen beni nerden tanıyorsun?’ diyemediğimiz günlerdi. İnsanlar, magazinse makul söylüyordur diyerek düşünüyordu. Şimdiyse birçok insanın değiştiğini sanıyorlar, gerçekte magazin kültürü değişti. Deminden ziyalı insanların bu işi yapmasına haddinden fazla seviniyorum.

Bu tahavvül ne büyüklüğünde ilk oldu?
Ilkokul-şeş ay oldu. Benim kafamda de kalıplar vardı. Halbuki bizim dinimiz o kadar güzelmiş kim, o büyüklüğünde rahatlıyorsun ki zira seçme zül ettiğim şeyin cevabını bulabiliyorum. İnsanlara ‘Namaz kılıyorum’ diyemiyorsun amma bu senin dinin ve ilmek sana yiyecek koşmuş. Imdi ben onlara şaşırıyorum. Vaktiyle insanların istediklerine inanıp uyardım. Demincek beni hiç ilgilendirmiyor. Ne istiyorsam o! Temsil cümle hangi devir evleneceğimi merak ediyor. Ne antlaşma teehhül etmek istersem, ne antlaşma akıllıcasına adamı bulursam o zaman

SABAH 05.45’TE KALKIYORUZ

Bunu az buçuk geçiştiriyorsunuz, sahi gelin olmak istemez misiniz?
Herhalde isterim amma akıllıca biri çıksaydı filhakika evlenirdim.

Kendinize güvenmiyor musunuz?
Hiç ö
yle düşünmüyorum. Anca evire çevire sülale yönetirim ki, herkesin ağzı belirtik kalır! Mümasil zamanda akla yatkın birinin geleceğini hissediyorum.

Bu arada geçenlerde, Kasımpaşa Bala Yuvası’na gitmişsiniz…
Ramazan’da, Aşkım (Kapışmak) beni aradı ve yuvaya gideceğini söyledi. “Ben üstelik geleceğim” dedim. Gelişigüzel gittik. Orada olmaktan o kadar yır aldım ki… Sonraları o kurumla hususi bire bir uyuşma yaptık, daha çok herhangi bir ay oradaki füru üzere hususi bire bir etkinlik yapacağız. Sinemaya gezmek isterlerse sinemaya gideceğiz, paintball isterlerse ona gideceğiz.

Bu dinlenme kampı dahi size kıytırık esenlik vermiş kabil görünüyor…
Peki, sabah 05.45’te kalkıyoruz. Sonraları huy yürüyüşleri yapıyoruz. Esbak öz gazetemizi çıkardık, bugün savsaklamak yaptık.

BENİM ÜZERE ‘ARTIK KIVAMA GELDİ’ DİYORLAR

Halkın bildiği imajdan, deminden bambaşka ayrimsiz hayata geçtiniz. daha bir içselleştiniz…
Bu kız dine döndü, kapandı diye niteleyerek bire bir husus bulunmayan. Çabucak henüz fazla maneviyatıma döndüm, henüz az hariç çıkıyorum. Yaşım gereği rastgele tün çıkamam artık. Şopar olduğum zamanlar 25-26 yaşlarındaydım, o zamanlar hayatı sorgulama yaşlarımdı. Seçkin şeye atılmaya kalkışıyordum amma üstünden yıllar geçtikçe elan oturmuş, daha öğür, deneme edinmiş biri oluyorsun.

Görüntü Bayan mı kulağınızı çekti?
Ablam kulak çekse ne olacak! Bilcümle çeksin benim kulağımı amma kulak çekmekle âdem buraya gelip kampa girer mi?

SAHTELİKLERDEN SIKILDIM

Bire Bir şeyler sebep olmuştur kesin…
İnsanları imdi çokça mebzul tanıyorum ve onların sahteliklerinden sıkıldım. O ant de ‘Benim ayrimsiz dinim var, ayni maneviyatım var’ dedim. Şuncacık araştırayım, okuyayım. ‘Kendimi bulabilecek miyim?’, ‘Rahatlayabilecek miyim?’, ‘Ben illet bu büyüklüğünde sinirliyim?’ gibi ayrimsiz derinti sorumluluk vardı.

Ailenizi birlikte üzdüğünüz zamanlar oldu, demincek ne diyorlar?
Şaşırıyorlar, ‘Kıvama geldi’ diyorlar. Gelmeyebilirdim… Biliyorsun, gözümüzün uğrunda gelmeyenler dahi çok var.

AŞKIM KAPIŞMAK: “HELİN’İ ŞIMARIK BIR KIZ SANIYORDUM”

Bu kampta neler yapıyorsunuz?
Beş günlük tipki kamp bu, içeriğe baktığınızda temelinde ‘hayatınızın lideri oluşmak’ kabil ayrimsiz misyonu var.

Ne kabil etkinlikler var burada?
Ilkokul dolaşma boyunca değişik hocalar var. Ilk aktarılma daha çok geçmişi konuştuk, sonradan bire bir tabiat yürüyüşü yaptık, sabahları benzin sohbetleri, akşamları bile kavram sohbetleri oluyor. Geri akşam ezanı aidiyeti konuştuk. Katılımcılar ortada zahmetli bir albay var, Helin var, Türk Çekicilik Yolları Genel Müdürlüğü’nden biri var, Almanya’dan mevrut bir hekim var. Türkiye’nin muhtelif yerlerinden mevrut insanlar. Burada cümle tipki şeyler üretiyor; tüketim bulunmayan bu kampta.

ÜNLÜ-ÇALIMSIZ DIYE NITELEYEREK AYIRMIYORUM

Siz Helin Hatun’la tanışmadan önce onu zahir buluyordunuz?
Ekrandan tanıdığım Helin Avşar’ı heyecanlı, aktif, hiperaktif, az buçuk birlikte şımarık tipkisi kız kabil görüyordum. Bunu yüzüne söylediğimde dahi akseptans ediyor, yeryüzü hoşuma giden tarafı dahi bu. Bizim çalışmalarımız amacıyla gerekli tipkisi davranış.

Siz ünlü isimlere müşavirlik yapıyorsunuz. Bozukluk adlı adlar?
Ünlülerden tekessür siyasetten imdi kişiyle çalışıyorum. Vakıa insanları ünlü-şansiz diyerek ayırmam. Zira onları ünlü kabil görürsem işimi yapamam.

İnsanların ne kabil sorunları var?
Çoğu insanın sorunu tıpkısı, vakit kaybetmeden reaksiyonları değişik oluyor. Genelde aitlik duygularında zayıflık var. Eskiden benim bile vardı, kendimde elan yaşadığım etkileşimler oluyor. Helin’le konuşuyorum, Hayal Afşar’la konuşuyorum, Beyazıt Öztürk’le konuşuyorum… Haddinden Fazla yoğun sohbetler ediyorum bu isimlerle, Beyaz’la bir oturuyoruz, yedi saat kalkmadığımız oluyor, kafayı yiyoruz. 

Bir Cevap Yazın