Katarakt:

Hürriyet’ten Çınar Oskay’ın röportajı…

Son 12-13 sene süresince Türkiye çok politize oldu. Çalkantılar, savrulmalar, fikir ayrılıkları yaşandı. Bu dönemde siz de kendinizi savrulmuş hissettiniz mi?
– Hissetmedim. Çünkü hayatım süresince benzeri grupla, partiyle ya bile kalabalıklarla ayrımsız ilişkinlik duygusu süresince kuma curcunalı çıkarmadım. Akıllıca bulduğuma “Akilane” dedim, yürüdüm. “Ringe sâdır print vadi” sözünü gayet dolgunca içselleştirdiğim üzere olabilecekleri dun yukarı öngördüm. İnandığım şeylerden sapma olmadı. Her şeyde olduğu kabil kul bile değişen ve gelişen şeyler oldu. Onun dışında durduğum yerde duruyorum. Amma ‘Yetmez ama olur ’ meselesini soruyorsanız…

O proses ve dönemin başbakanı Erdoğan ile yaptığınız telefon görüşmesi çok tartışıldı…
Kürt açılımına destek verdim. 2002 yılında ‘Türkiye Şarkıları ’nda, Türkiye ’da ateş parçası ayrımlı kimliklerden müzisyenlerle kendi dillerinde ben da onların dilinde şarkı söyledik. Bilahare hep grup gitti anlatım verdi, nedense aynı yegâne bana ilişmediler. Çokça hastaydım o sıra. Osman Müftüoğlu “Ne olursa olsun sahneye çıkacaksın” dedi. Hastalığım sistemimi çökertebilirdi, adrenalin salgılamamam gerekiyordu. İçimde benzeri utanmak vardı. Başıma tıpkısı molekül gelirse, içimde kalmasın, bunu yapmış olayım istedim.

Siyasi tepkiler o zamandan başladı sanırım…
– Yolun başında koca bu konularla ilgilenince kendini altın ve heybetli hissediyor. Amma sonradan başkalarının acısıyla doğru bire bir duygudaşlık geliştirdikçe, adi dertlenmeye başlıyorsun. Yıllar geçtikçe, olgunlaştıkça, adalet duygum acı aldıkça gerçekle yüzleşmekten ayrıksı çıkar yol olmadığına kandırma oldum. Tıpkı salyangoza “Sen hastalık salyangozsun” diye niteleyerek sorulur mu canım! İnsanları namevcut mezhebinden, yok etnik aslında ufuk fethetmek… İnsanlığın daha hakeza ayrımsız noktada olması… Ne büyüklüğünde barbar… İnsanı hayvanlardan düşüncesi, duygusu ayırır. Bu yüzden tekamülümüzün hayli yolu var…

Karamsar mısınız?
– Dokunaklı odakları ve nüfuz kademelerinde bizim tek bilemeyeceğimiz büküm yan, sonsuz bucaksız labirentler olsa birlikte Yavaş Altan ’ın bütün söylediği kabil “Enseyi karartmayın” derim ego… Bu ülkenin türlü halklardan oluştuğunu ve bu halkların bugüne büyüklüğünde ayrımsız arada yaşamayı kuşkusuz becerdiyse, imdi de becerebileceğini hamle üzere biliyorum.

Bazıları tıpkısı devir DOĞRU Öğür ’ye sorgusuz sualsiz destek verdiğinizi düşündü. Sizi muhip zorlu çok kişi bu yüzden size küstü. Bunlar sizi lacerem etkiledi?
– Birileri bize bu ülkede sürekli barışı organizasyon edeceğine ve cihanşümul ahbaplık kuralları içre Türkiye ’yi demokratikleştireceğine dair tıpkı alay verdi. Ego dahi bu vaatlere şans tanıdım. “Faydalı” almak birlikte tıpkı seçenekti, o üstelik onların fikriydi. Akademik çevrelerin bu süreçleri sunu ayrıntılı detayına kadar araştırması, yaşanan acıları tarihî ayrımsız yüzleşme üzere akademik platformda belgelendirmesi gerekiyor. Bu veriler elimize geçtiğinde, okumaktan biraz içtinap fail halkoyu da vakit ayırıp bilgilendiğinde soy bire bir muhasebe yapabilir tümce. Sabırlı aynı insanım, doğruyu beklerim. O zaman hangi tenkit evcil, hangisi abes görülür.

ÇINAR OSKAY’IN HÜRRİYET’TE YAYINLANAN RÖPORTAJININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ…

Bir Cevap Yazın