KÖŞK’E ÇAĞIRMA EDİLEN SANATÇILAR!

Çünkü o davetlere gidip, kendimi maliyetsiz adam kabilinden nüfuz etmek istemiyorum. Onurumu ayaklar altına alıp, zelil olmak gibi…

Benim verdiğim vergilerden maaşını düz işyar kişilerin; bakanı, amiri, müdürünü koruyacağım, arabasını park yeri edeceğim diye niteleyerek beni itmesine illet izin vereyim? Hastalık katlanayım? On Paralık gitmem peki biter. Açıkçası davetlerde siper ve gidiş geliş polisi görmekten hele kaçıyorum.

Biliyorum bu işin birlikte meraklısı çok. ’Oradaydım ’ buyurmak, kafasını birilerine afişe etmek isteyenler… Bacanak ’kakılmış ’ muamelesi başlamak istiyorsa ego hangi yapayım?

Mademki sırası geldi lafımı çakayım. Konuyu genişleteyim.

Çankaya Köşkü ’ndeki son davete ’sanatkâr ’ diye kimlerin çağrıldığını gördünüz. Yüreğiniz sızlamadı mı? O kişileri kim seçiyor bilmiyorum. Magazin dersinden sınıfta kalırdı. Eğer benzeri bilene sorsaydı! Bazen kişileri, ’gençlere tekellüf emsal ’ yapmazdı. Öyle biberli örnekler ki…

Sonradan “Kızlarımız sebep doktor, mühendis kalkışmak hesabına bu işlere hevesleniyor” diye niteleyerek soran kişilere sesleniyorum. Mademki bu eşhas bile artist sayılıp, Reisicumhur ’nın elini sıkıyor…

Ego niçin saksı koltukta savaşıyorum. Bu alemin hangi kadar biberli olduğunu anlatıp, üç köy kızının evden kaçmaması üzere çırpınıyorum. “Kaçın kızlar kaçın. Amma yedi kilitsiz küreksiz otellerde sabahlayın. Çokça zengin amcalarla uyuyun. O devir siz bile günün birinde Çankaya Köşkü ’ne nida edilirsiniz” derim.

Esenleme da vermediğim karaca malumatsız ve haysiyetsiz kişileri Çankaya Köşkü ’nde buyurmak elbette kim yaraladı beni…

Aykut ŞIKLAR / BUGÜN GAZETESİ 

Bir Cevap Yazın