Levent Kırca:

Sözcü’den Yüksel Şengül’ün röportajı..

Geçmiş mutlu bayramlar diyelim Levent Kırca ’ya…
Tamlık Sözcü Pazar okurlarının birlikte bayramını kutlarım. Fakat siz da biliyorsunuz esas hezel, bilcümle ülkenin yüzünü güldürecek günlerin gelmesiyle yaşanacak. Annelerin döl acısıyla ağlamadığı, yoksulların kolaylıkla geçinebildiği, sanata tevakki etmek gösterildiği, kadınların çıkmaz ortasında öldürülmediği, Atatürk ’nam bulunmayan sayılmadığı günler bana bakarak hamur küçümseme günleri olacaktır. Ego o bayramı görür müyüm, bilemiyorum.

16 Ilk Teşrin domuzuna benzeri dolaşma olacak…
Olur, o çağ Halk TV ’deki Halk Arenası ’na Hedef (Dündar) beni misafir edecek. Müjdat (Gezen) Türk emprovize sanatının söylence ismi Keleş Hasan Efendi ’nin kendisine anlama eden fesini bana verecek. Yaşa cet, hoşnutluk baba.

FESİ ALACAĞIM…

Sizde de aynı idrar torbası vardı yanılmıyorsam.
Behzat ’ın kavuğu bendeydi, gençlerden birine verdim.

Bir üstelik İsmail Dümbüllü ’nün kavuğu var.
İsmail Dümbüllü ’nün kavuğu Münir Özkul ’daydı. O bu kavuğu Ferhan Şensoy ’a verdi. Ferhan (Şensoy) aradı, “Leventçiğim, ağırdan şike, ayağını sürt, çabucak gitme sakın. Dümbüllü ’nün kavuğunu sana vereceğim” dedi. Hasan ’ın fesiyle Dümbüllü ’nün kavuğunu almadan tıpkısı yere gitmeyeceğim (gülüyor). Hoşnutluk ağababa, yaşa ata.

HAYATIN HAKKINI VERDiM…

Kimin gideceğini Allah bilir…
65 yaşındayım, ölsem gözüm kategorik gitmez. Çoluk Çocuk yaşasın, onlara bir öz olmasın. Benim hayatla olan maçım ortada. “Hep bana dua etsin” kabilinden lafları sevmiyorum. Yaşanacaksa da yaşarız abi… Yaşa ağababa, yaşa baba…

Levent Kırca seçkin zaman dik durdu, onuruyla yaşadı…
Ego hayatın hakkını vererek yaşadım. Gözlerimi kapatırken gönlüm rahat olacak. Bu rahatlığı olmayanlar düşünsün. Ego ölümden korkmuyorum. Asıl ölümden korkanlar çalıp çırpanlar, halkı kandıranlar, Cumhuriyet Altını ’e beis verenlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ’nde hayatını sanatına adamış bire bir aktör yerine görevimi yaptım, alnım selim, gönlüm rahat. Şu dakika ölsem hüzün yemem. Ölmeye yetişmek de önemlidir. Alkışlar aldım, kalpler kazandım.

ÖĞRENCİLERİYLE ÇOK BAHTIYAR

65 yaşında ve konuşma hayatının 50. yılında olan Levent Kırca öğrencileriyle. “Şayet ömrüm yeterse” diyen Kırca ’nın sunu şişman amacı “Evcil Şarlo”yu sahneye döşemek. Sarhoşum Gel Beni ünlü filminin dağıtımıyla ilişkin sorunların de hallolmak üzere olduğunu söylüyor.

ÖLSEM GÖZÜM AÇIK GİTMEZ…

Olacak O Kadar programı televizyonlarda gösterilebilseydi…
Olacak O Büyüklüğünde programım ekranda olsaydı, ben şu halimle üstelik çalışırdım. O beni hayata bağlardı. 25 yıllık efsane programım seyirciden koparıldı, saklandı. Çokça çığlık…

Hangi domuzuna parodiler vardı…
Adamın mizaha, espriye, karikatüre tahammülü namevcut.

Oysa kimler sizi kutlama etmedi ki.
Turgut Özal, Kenan Âlem, Süleyman Demirel izlence sonrasında beni arayıp kutlama ettiler. Güzeşte devir Ahmet Necdet Sezer ikinci sefer aradı. Duygulanıyorum, ağlıyorum. İlker Ağır (Komutan) aradı, çok mutluyum. Ölsem gözüm degaje gitmez.

İSTANBUL ’UN SEKİZİNCİ TEPESİNDEYİM

Tedavi nasıl gidiyor?
Üç pare kemoterapim henüz kaldı. Oran hastanesinde otama oluyorum. Amerika ’evet gidenler üstelik var amma ego da Atatürk üzere kendimi Türk hekimlerine gönül ettim.

Daha evvel kanserle yüzleştiniz.
2000 yılında çağ kanserinin bir türüne yakalandım. O çağ kimseye açıklamadım bunu ve adsız sansız tuttum. Böylecene kanseri paçasından tuttuğum kabil kündeye getiriverdim (gülüyor). Ama bu defaki haddinden fazla dişli çıktı.

Bu yakalandığınız kanserin çektiğiniz sıkıntılarla ilgilisi var mı?
Teessürat, üzüntüler, stresler birikti birikti, böylelikle üç ay kabil gelişmemiş süre zarfında vücudumu sardı. Kerem sanatçılığımı kalın kafalı aldılar, tiyatroma yardımı kestiler, hakkımda davalar açıldı.  Küçük Asya turnesinde, sabaha alın otelden alıp, sorguya çektiler.

Levent Kırca çevresini ayrımlı tıpkı açıdan görüyor banko…
Meğer İstanbul ’un yedi değil sekiz tepesi varmış. Ego şu anda sekizinci yukarıdan bakıyorum. Bu yukarıdan, cins eşimi dostumu, arkadaşlarımı çok kesin görebilme, onları tanıma fırsatı buluyorum.

ASLA JÜBİLE YAPTIRMAM

Bire Bir jübile düşünücü müsünüz?
Jübile asla yapmam. Yıllar önce Yılmaz Utku ’e jübile yapıldı. Perihan Cidal ’a “Ben biletleri satarım” dedim. Ünlü işadamları tıpkısı bilet alıyordu, bazıları onu birlikte almıyordu. Bu yüzden jübile yapmam ego. Kanser ilacımı ululuk veriyor doğrusu. Tiyatroma ihsan eden olursa sevinirim. Uzun Kırca Tiyatrosu ’nu vakfılaştırma amacındayım. Aslı Kadın sağolsun, bu konuyla da ilgileniyor. O benim hazin ayağım oldu.

Aslı Hanım bilcümle yanınızda…
Bildirme nazik şansım Aslı Eş oldu. Borçlarımı ödeyen üstelik o, kemoterapide elimi tutan birlikte, beni besleyip başımda muntazır de. Evimin ve tiyatromun kirasını beni kurnazca ödedi.

Aldatarak!
(Gülüyor)
Bana “Senden kira almıyorlar, ödememize lüzum yokmuş” dedi amma sezdirmeden ödemiş. Evinde bakıyor bana. Yemeden Içmeden sevgilim ve sahn arkadaşım değil, kök ayrımsız incitici gün dostu.  Yaşa ata, hoşnutluk cet…

KISA KISA…

** 65 yaşındayım, ölsem gözüm kilitsiz küreksiz kalmayacak. Çoluk Çocuk yaşasın, onlara bire bir madde olmasın.
Teessürat, acılar, stresler birikti birikti ve üç ay kadar kısa müddet ortamında bütün vücudumu sardı.
Meğer İstanbul ’un yedi değil sekiz tepesi varmış. Ben şu anda sekizinci yukarıdan bakıyorum. Bu yukarıdan, gerçek eşimi dostumu, arkadaşlarımı çokça kesin görebilme, onları tanıma fırsatı buluyorum.

** Üç sunum kemoterapim elan kaldı. Ululuk hastanesinde otama oluyorum. Amerika ’evet gidenler var amma ben birlikte Celil Alemdar Atatürk gibi kendimi Türk hekimlerine dirilik ettim. “Herkes bana yakarış etsin” kadar lafları sevmiyorum.

Bir Cevap Yazın