Leyla Sayar:

Sözcü’den Yüksel Şengül’ün röportajı…

Leyla Sayar ’ın hayatı habbe salonunda geçiyor, burada yatıp burada kalkıyor. En kebir eşyası çekyatı, sehpası, seccadesi. Bahis ıssızlık ve sağlığa gelince şu açıklamayı yapıyor:

KARNINDAKİ AĞRILAR

“Yalnızlıktan ve fakirlikten şikayetçi değilim. Yalnızlığı bilcümle sevdim. Burada zat yağımla kavruluyorum. Tek şikayetim arada bir canımdan bezdiren karnımdaki ağrılar…”

Yıllardan beri mutfağı ve banyosu sıfır, tuvaletinin kapısı matrut, eşyasız,
giysisiz, tamtakır bir dairede yaşıyor Leyla Sayar. Bilcümle hayatı evinin salonunda geçiyor. Kıt yetinme geçiniyor, burma suyu içiyor…

Mütekait maaşıyla çokça yumruk şartlarda yaşasa bile şikayet etmiyor bire bir dönemin ünlü yıldızı. Tek şikayeti hastalığı. Hemoroid ’i var, kulakları duymuyor ve akıl bölgesindeki ağrılar canından bezdiriyor. Ona tıpkısı müzaheret eli kategorik uzanmalı.

– Bu ocak size mi ilgili?
Bu benim elimdeki sonuç evim. 40 yıldır bu evde yaşıyorum, bugüne büyüklüğünde yürek kimseyi almadım. Ego öldükten bilahare de Kızılay ’ın olacak.

– Ayrıksı eviniz var mı?
Beş kıta evim vardı, onları geda fukaraya, ihtiyacı olanlara bağışladım.

– Rahat mısınız, geçinebiliyor musunuz?
Zahmetli maaşım var ama yetmiyor hangi yazık kim.

– Sağlığınız gür mi?
Sağlığım tek gür değil. Geçen akşam ezanı hayatımda ilk defa komşulardan, kapıcıdan müzaheret istedim. Ağrılarım müthiş boyutlara ulaştı.

– Şikayetiniz nedir?
Kulaklarım duymuyor, hemoroidim var ve karnım ağrıyor. ara sıra ötenazi yaptırsam diye niteleyerek düşünüyorum.

– Size vekil, bindi olan birisi var mı?
Yalnızım, kimsem bulunmayan. Ama Allah ’ım beni bekâr bırakmıyor. O hep yanımda. Geceleri benden bilahare insanları aydınlatacak kitaplar yazıyorum, ibadet ediyorum.

– Tenhalık print değil mi?
Yalnızlığı ego bütün sevdim. Yeşilçam dönemimde dahi geceleyin dışarı çıkmazdım. 170 film çektim, birini de izlemedim, birinin de galasına gitmedim. Çok gereksizdi.

– Bu eve neden kimse giremiyor?
Yeşilçam ’dayken birlikte evime kimseyi sokmazdım. Ben yalnızlığı haddinden fazla muhip ayrımsız kadınım…

– Eğin odanın cam camları fay… Kışın burada kalamazsınız…
Ayrımsız şey olanaksız. Tanrı beni korur. İnancım tamdır.

‘Şöhreti hiç sevemedim’

Leyla Sayar benzeri dönme efsaneydi…
Hangi efsanesi ayol, yok öyle husus. Geldi geçti o yıllar, işte buradayım. Ben şöhreti da tek sevmedim, sevemedim. Ego Allah aşığıyım, benim anne sevdam o. Kitaplar yazdım, ölürsem onlar Hars Bakanlığı ’na emanettir.

Elbisemi kovada yıkarım

Evinizde eşyanız üstelik namevcut…
birkaç elbisem var, onları kovada yıkıyorum, kalorifer petekleri üzerinde kurutuyorum. Mutfağım namevcut. Param varsa, dışardan aşındırmak istiyorum. Musluk suyu içiyorum. Ego fakirliği çok seviyorum. Yetersizlik iyidir.

Leyla Sayar kimdir?

Annesi Çerkez, babası Selanik göçmeni olan Leyla Sayar, 1939 ’birlikte İstanbul ’birlikte dünyaya geldi. Üsküdar Kız Koleji ’nde okurken filmcilerin dikkatini çekti. 1950 ’li yıllarda Caddebostan Kumsal Güzeli seçildi. 1957 ’üstelik Türkiye Güzellik Yarışması ’nda ikinciliği kazandı. Ardından Perdeli Göl filmiyle sinemaya girişim attı. Kısa süreliğine Yenmiş Tema ile aynı alışveriş yaşadı. Bire Bir ara sahnelerde oryantal yaptı. 1974 ’te Erdal Kasidecioğlu ile evlendi, tıpkısı sene sonraları boşandı. Ardından kendini dine verdi, örtündü ve köşesine çekildi. 170 filmi olan Sayar ’ın majör filmlerinden bazıları şunlardı: Aşk Hırsızı, Coşkunluk Var, Ayşecik, Sim Gerdanlık, Şoförün Karısı, Kişmiri Örümcek, Şafak Bekçileri, Şehrazat, Suçlular Aramızda.

Bir Cevap Yazın