‘MEKKE’DE ŞAMPANYA AÇTIRDIK!’

Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan kutsal toprakların etkisinden daha çıkamadılar. Umre ziyaretinin peşi sıra hangi yazacakları merakla beklenen düet zaman köşelerini bu konuya ayırdılar. Ahmet Melik Umreden mahrem notlar aktardı.. Özkök ise herkesin zül ettiği sorulara cevap verdi..

UMRE ’YE NE KİMLİĞİMLE GİTTİM
Hayatım boyunca hacca veya umreye müracaat etmek kabilinden benzeri düşüncem olmadı.
Amma dünyanın seçkin yerinde mübarek mekânlar beni bütün çekti. Bari, ego kutsal topraklara hangi kimliğim ve duygularımla gittim? Yani umreye mi gittim, yoksa gazetecilik yapmaya mı? Bu konudaki içtenlikle hissiyatım şudur. İkisi beyninde mütezayit ‘No man ’s land ’da yani herhangi bir ikisine birlikte ne cümle ilgili olan ne üstelik tekmil ait sıfır bire bir alanda dolaştım.

Hissiyatım bu olunca, herkesin düşkünlük ettiği sorulara de istekle adına cevap isnat etmek farz oldu. Umrenin hep gereklerini hesabına getirdim mi?
Yani ‘İhrama büründüm mü? ’ Cevabını vereyim. İhrama büründüm.

O beyaz zehir giysiyi giydim. Onunla fotoğraf da çektirdim. Bu fotoğraflar üç kişide var. Sebati Karakurt, Ahmet Kağan ve ben. Ancak bu fotoğrafları yayınlamama kararı aldım.

* Olur Kâbe ’yi tavaf ettim mi?
Evet, Kâbe ’nin etrafında 7 dolaşma attım. Rastgele köşesinde iki avucumu açarak, iyi elimin içini öperek selamı üstelik durdum. Tavaf boyunca hep duaları de, rehberimizin söylediklerini tekrarlayarak ettim. * Himmet denilen 7 tavafı da yaptım. * Böylece saçımdan bir tutam kestirerek umrenin gereğini tamamladım. Bu abece dizisindeki içtenliğimi anlatabilmek için apayrı kâh sorulara dahi yanıt vereyim.

* Oruç tuttum mu?
Faydalı, tutmadım. Ama ahit süresince, aşındırmak yememeye, akarsu içmemeye özen ettim. Başkalarının önünde tıpkısı yudum akarsu dahi içmedim.

* Namaz kıldım mı?
Hayır kılmadım. Çabucak Kuba Camii ’nde Ahmet Hakan ’la iki rekat namaz kıldım. Mübarek topraklarda geçirdiğim üç güne yakın zamanı, hayatım süresince unutmayacağım aynı kalp dünyası ortamında geçirdim.

***********

AHMET HAKAN ’MAĞARA ÖZKÖK İZLENİMLERİ
(…)* Sekiz sene önce gelmiştim ‘Şerif Topraklar ’a… Hac zamanıydı… Mekke ’den Medine ’ye Prof. Ahmet Davutoğlu ile seyahat yapmış, Medine ’da iki çağ geçirmiştik… 8 sene önceye bakarak hem Mekke ’da, hem da Medine ’bile nazik değişimler ergin… Binalar elan birlikte yükselmiş amma sunma azından organizasyondaki boşluklar biraz olsun telafi edilmiş.

ÖZKÖK HADDINDEN FAZLA ETKİLENDİ
* Bu misil iri bire bir sıkıntı duygusu ile dopdoluyum… O büyüklüğünde ki kendimi Harameyn ’den, yani ‘Mekke ile Medine ’den sorumlu kadar hissediyorum… Aklım fikrim Ertuğrul Özkök ’te… ‘Acaba etkilenecek mi? Acaba Kabe ’yi gördüğünde ayrımsız şişman inkılap geçirecek mi? ’ diye niteleyerek düşünüyorum… Ve gezinin böylelikle benim çıkardığım serencam şudur: Tıpkısı Münip Açık Deniz Noyan evet da aynı Yaşar Alptekin tavrı geliştirmese da, etkilendi Ertuğrul Satma…

YÜZÜNE SAF İNDİ
* Cümle bana ‘Ertuğrul Özkök ’ün değişimi ’ konusunda sorular soruyor… Şöyle söyleyeyim: Evvel dakikalarda ‘Lawrence of Arabia ’ havasındaydı… Ekstrem emperyal ve koloniyal takılıyordu… Bilahare ihrama girdi, dualar etti, çevrinme yaptı, faaliyet yaptı, dünyanın en büyük iftar sofrasında yağız, beyaz zehir, batmış gözlü insanların ortada iftar vakti yaptı… Ve yüzüne ayrımsız nurlu indi…

ÖZKÖK ’E BAĞ BÜYÜKTÜ
* Islamlık ’bile ‘müellefe-i kulüp ’ diye benzeri rapor vardır… ‘Kalpleri Islamlık ’a ısındırılmak istenen kimseler ’ anlamına sağlık… Bu zümre kimselere zekat verilir, Hak Dini ’a alın yumuşaması sağlanır, dokunulmazlık tanınır… Ertuğrul Özkök ’e umre sırasında bent o büyüklüğünde büyüktü ki, tıpkı dakika ‘Herhalde müellefe-i pakt muamelesi yapıyorlar ’ diyerek düşündüm…

ÖZKÖK ŞAMPANYA AÇTIRDI
* Mekke ’deyiz… Başkalarının beş günde gezdikleri yerleri biz bire bir günde gezmişiz… Iftar Vakti sofrasına oturduk… Ertuğrul Özkök ne yaptı dersiniz? Liyakatli tıpkı günün ardından bir şampanya açtırdı… Durun, birden ‘yakaladık ’ diye atlamayın… Bu şampanya, Suudi Arabistan ’ın alkolsüz şampanyası… Adı üstelik filhakika şampanya… Suudiler buna ‘Saudi champagne ’ diyorlar…

TÜRK BASIN TARİHİNE CEMEL VAKASI..
* Bizim umre seyahatimizin sunu ilginç olayı ‘Deve olayı ’dır… Türk matbuat tarihine ‘Cemel Vakası ’ namına geçebilecek bu olayın Başkumandan Turgut ya bile Selahattin Yaman ’a yeryüzü bir iki 20 yazı yazdıracak denli azrail fotoğrafları var elimizde… ‘Cemel Vakası ’nın fotoğraflarını yayınlayalım mı, yayınlamayalım mı, gidip gidip geliyoruz… Özkök ’le sürekli bunu tartışıyoruz… Bakalım kararımız ne olacak?

Bir Cevap Yazın