NEREDE VEBAL YAPTILAR? NEREDE KAZANDILAR?

Evvel “Nedir bu NLP?” diyerek düşkünlük ettim. Nöro Linguistik Program. Bilahare “Kimdir bu NLP ’yi başımıza kuşatan?” dedim. Aynı beşer artık karşıma: Cengiz Ermiş.

Onunla, Türkiye ’nin ünlülerini konuştuk. Nerede vebal yaptılar? Nerede kazandılar? Belli, sosyete önünde tevessül etmek bizim zannettiğimizden haddinden fazla daha baskı. Bedelleri çok elan pahal. Ve bu cemiyet, insanların ağzından çıkan seçme şeyi onlara ödetiyor. Valla, ne söylüyorsa, Cengiz Aziz söylüyor. Hiçbiri benim fikrim değil münteha mı? Bu görüşme Bodrum ’de gerçekleşti. Kusursuz ayrımsız kategorik hava müzesinde: Aspat. Cengiz Eren ’in anlattıklarını tezvir dinler kabil dinledim. Memnuniyetinizi bana, şikáyetlerinizi kendisine iletin lütfen…

Her husus dört dörtlük giderken, bedaheten tepetaklak oluverir. Ve biz kendimize sorarız: “Ego nerede hata yaptım?”

– Evet, hepimizin başına sağlık. Amma hatanın nerede yapıldığını bulmak çokça de gösterişsiz değil. Kurgu bu anlamda çokça koca. Zira açacak, zihnimizde olan buzdağının gaga noktası. Bizler söylediklerimizle, farkında olmadan bire bir derinti şeye kere açıyoruz. Müspet ya dahi olumsuz, iyi evet da keskin. Ağzımızdan çıkanlar, kimlik değerlerimize, dini değerlerimize, milli değerlerimize ya bile ev değerlerimize menfi düşüyorsa, sosyete bizi cezalandırıyor. Söz Misali Recai Kutan, ayrımsız dönüş coşkun aynı enformasyon yapıyordu, o günlerde dahi Türkiye ve Suriye arasında Apo krizi vardı, nagehan bire “Anormal Aleviler!” dedi, beş an sonraları “Ben Suriye ’deki Aleviler amacıyla deli dedim” diyerek düzeltti amma olan olmuştu, hoppadak Recai Kutan değil, Yiğitlik Partisi dahi bitti.

Güner Beklenti hadisesi üstelik böyle bire bir şeydi, değil mi?

– Tamam o de takdimcilik yaptığı yarışmada “kandil söndü” dedi, farkında olmadan insanların dini değerlerine taşlama etti. Oysaki bire bir televizyoncu adına, bugün Dünya Ilıcalı ’nın olduğu konumdaydı. Kişi gücünü baş döndürücü hissettiği üzere rastgele şeyi söyleyebileceğini düşündü. Ama onun bile hayatı kaydı. Dikkatli olunması müstelzim dideban şu: Zihnimiz saf değilse, seçkin devir ağzımızdan tıpkı takım şeyler çıkabilir, Açıkçası çuvallayabiliriz.

Evet ne yapacağız?

– Yalnız kayıtlı metinlerle konuşacağız. Bu hatalar bilcümle emprovize konuşmalarda ortaya çıkıyor. O yüzden ayrımsız dolaşma Amerika ’üstelik senaristler boykot yapınca, tek kimesne aynı özdek söyleyemez oldu. Çünkü elden kontrollü konuşuyorlar, önlerine verilen metni okuyorlar. Zihniniz saf değilse, böyle yapmakta fayda var. Söz Gelimi Dede Demirer, ona “Evli misiniz?” diye niteleyerek soran 17-18 yaşındaki bir kıza “Ne soruyorsun? Verecen mi?” dedi. Dede Demirer üstelik bu görüngü üstüne haddinden fazla madde kaybetti. O günden sonradan haddinden fazla şişman tıpkı yükseliş kaydetmedi.

Mehmet Şanlı Erbil evet?

– O birlikte düşüşte. Ama bu topluluk, ona gösterdiği toleransı haddinden fazla birkaç kişiye gösterdi. Biliyorsunuz sakat tıpkı gencin pantolonunu indirdi, don birlikte beraber inince, çocuğun penisi göründü. Yapılmaması gereken aynı yazık.

Niçin ona kayırma geçiliyor?

– Eş özel benzeri kabiliyet ve bu sosyete bunu biliyor. Mehmet Ulu Erbil ’in esas sorunu babası. Yavaş problemleri var babasıyla ilişik. Babanın meccani olması örneğin. Bu yüzden parayı hiç sevmiyor ve kazandığı bütün parayı harcıyor. Babasıyla hesaplaşması, eğlenti içeriğinde bile bitmeme ediyor. Mehmet Mürtefi Erbil, “kaybetmemek için kazanmamak” stratejisini kullanıyor. Kumarda paraları kendisi verirse, kaybetmemiş olacak. Hakeza çokça adam var, “infirak edilmemek amacıyla ayrılma fail”, “sevmemek üzere yüzü sıcak”, “düşmemek amacıyla yükselmeyen.” Hülya Avşar birlikte Mehmet Şanlı Erbil üzere Türk toplumunun hoşgörü gösterdiği sanatçılardan biriydi.

Ondan illet -di ’li eski antlaşma kendisine söz ediyorsunuz?

– Çünkü o de toplumun gözünde değer kaybedenlerden. Ne efsus kim, o bile düşüşte. Bugüne kadar ikili sistemi güvenilmez gür kullandı. Yıllar içre Gülben Akil Baliğ ’le, sakat eşi Kayaç Çilingiroğlu ’yla bilcümle düet dizge oluşturdu. Ikili sistemin faydası şu: insanlar farkında olmadan evet yan olurlar ya da sizi reddederler ama bilcümle takip ederler. Teferruatlı bire bir müddet böyle yönetim etti amma sonraları eşinden boşandı ve Sadettin Kuşatan ’la flört etmeye başladı. Görüntüler çekiliyor, “Yakalandı, yakalanmadı!” derken, o günlerden birinde, anne Emral Afşar ekrana artık, “Nasılsınız?” filan diyerek soran gazetecilere, patadak kafasındaki peruğu çıkardı ve “Ben amansız hastalık tedavisi görüyorum!” dedi. Bu aha, Imge Avşar ’ın kaybetmeye başladığı andır.

Sebep?

– Annesinin sağlığıyla gözetmek hesabına, amor meşk derdinde gibi algılandı. Türk toplumu böyle şeyleri affetmez.

Amma bu yanlışlık. Annesiyle ilgilenmediğini nereden biliyorsunuz?

– Ihtimal ilgileniyordu ama bunu bizim da bilmemiz gerekiyordu. “Annem pestil, lütfen peşimi bırakın, benim şu anda amor-maşk düşünecek halim bulunmayan” falanca demeliydi, olan biteni açıklama etmeliydi. Farkında olmadan Imge Afşar, sistematik değer kaybına uğradı. Pinpon topunu suya koyarsınız, yer üste çıkar. Orada istediği büyüklüğünde yüzebilir ama ast taraftan çok yoğun tıpkı çarpış geldiğinde, pinpon ıcığı cıcığı fırlar ve daha çok yine o suyunu içine düşmez. Karı, kült, milli değerler gibi bazen bilgiler üzerinde aksi süreçler başlamışsa, ansız periyot baskı.

Bereketli şeyler göstermek, bildirme bereketli karşılık değil mi? Ortaya o büyüklüğünde iyi işler çıkarırsınız kim, kimse tıpkı özdek diyemez…

– Tükenik, tıpkısı mevki elde etmişseniz, onu korumanız ve daima desteklemeniz gerekiyor. Hatırlamak bile seçme zaman yetmiyor. Eş esasen ayar kaybedebiliyor, Cem Yılmaz bilfarz.

Ne yani! O da mı değer kaybetti?

– Peki, çektiği filmler ferah değildi. Şu zaman çektiği filmde birlikte biliyorsunuz seyis öldü, çok iri aynı bahtsızlık. Seyisin ailesine maddi yardımda bulunmuş amma bence o filmin daha çok çekilmemesi gerekiyor.

Illet?

– Düşünsenize, “Atın başı, çamura gömülmüştü” diyerek yazdılar. Yani atlama beygiri, bilmeyerek bataklığa giriyor, başı çamura saplanıyor, başını çıkaramıyor, fert havliyle sırtındaki seyisi atıyor, o üstelik bataklığa düşüyor, ikisi birlikte ölüyor…

Balaban tıpkı trajedi amma hep bunların filmle alakası ne?

– Algısı birlikte insanı filmden soğutuyor. O aynaz duygusu, farkında olmadan bize de geçiyor. Kokusu, rengi, bütün o sevimsizliği. Adam algısı çok acayip. Söz Temsili Bedrettin Eşkâl en işlek olduğu zamanda daha çok dedi ki, “Haliç ’i gözlerim üzere gökçe yapacağım!” Demin Eşkâl ’ın gözlerinin semavi olduğunu alim herif sayısı onu vakit kaybetmeden yakından görenler. O tam bile birtakım usulsüzlük söylentileri olduğu amacıyla, Körfez ’mağara çamuru -hem de en seçilebileceği dönemde- farkında olmadan Eşkal ’ın gözlerine bulaştı. Ve bu, Türkiye tarihini değiştirdi. Önce Nurettin Sözen, arkası sıra Tayyip Erdoğan geldi. Bu ağır sıklet meselesi da, toplumdaki balaban hadiselerden biridir. Gücünü kötüye kullandığını düşündüğümüz insanlar dahi gözümüzde ayar kaybediyor…

Denk verin?

– Kurtulma Kocabaşı temsil. Tıpkı televizyon kanalının başındaydı, elindeki gücü toplumun istemediği tıpkı biçimde kullanmaya başladı, zaman sadece kenar yazan aynı gazeteci. O sakat Firar Muhtar değil, ayrıksı biri. Çünkü elindeki güçle esas edemedi. Türk insanı etkili olanı sevmiyor esasta, mazlumdan yana. Vakıa hem çetin kullanıp, hem yazık yaparsan seni affediyor. İbrahim Tatlıses temsil, vebal yapıyor bilahare ekrana çıkıp ağlıyor, umum onu gine bağrına basıyor.

Isteyerek mi ağlıyor?

– Yok. Bence, o birlikte bulunduğu yerden kıvançlı değil. Kurtulmak için bir sürü hisse senedi kurdu, amma aynı soy kurtulamıyor. Amma işte o da düşüşte. Onun da en üst hatası, Baht Tilbe ’yle yaşadığı fenomen: Hilmi Topaloğlu ’nu kastederek, “Seni o pezevenklerin elinden ben kurtardım!” kadar ayrımsız laf etti. Burada haddinden fazla kritik bir madde var, Türkiye ’de gevşek insanın arkasından kırıcı konuşulmaz.

Ama özen edilmesi gereken haddinden fazla duraç var! Ölünün takiben konuşma, annen hastayken áşık olma, kibirli olma, benzeri kilolu kullan tıpkı sorumluluk yap, sonra ağla seni affetsinler…

– Eee medyanın uğrunda başlamak macerasız değil. Kamusal figürlerin işi, normal insanlardan 10 ikmal elan edisyon. Bire Bir günah yaptıktan sonradan söz gelişi, bir değiş süreci başlatmaları gerekiyor. Bizde insanlar bunu dahi yapamıyorlar, esbak stratejileriyle bitmeme ediyorlar. Gerçi Firar Kocabaşı bakir tıpkısı konuma geçti, cet oldu falan. Gülben Ergen bile Mustafa Erdoğan ’la evlenerek ve anne adına, geçmişteki kamu talihsizlikleri unutturdu. Iri aynı başarı bu, zihinsel algımızla oynadı. Tıpkı da bittabi kendilerini tamamen ayrımlı pozisyonlayanlar var, Özer Çiller kabilinden. Ayrımsız periyot İstanbul Bankası Umumi Müdürü ’ydü, başbakanın eşiydi, gücü hile ediyordu, o tehlikeli tamamen kaybolunca, bire bir guruya dönüştü! Esbak hayatında Rus çarı olduğunu falan söylemeye başladı.

Gücünü kaybetmeyen var mı?

– Yok, önemli olan şu: Gücü takmamak gerekiyor. Takarsanız, kaybedersiniz. Çünkü gücü önemsemeye başladığınızda, farkında olmadan kendinizi tanrısal benzeri kategoriye koyuyorsunuz.

Başbakan ’dahi böyle bir ebat var mı?

– Şu anda bulunmayan. Ama kimi henüz başarılı görüyorsunuz derseniz Abdullah Gül ’ü, Erdoğan ’dan elan başarılı buluyorum. Hep dünyada, nüfuzkâr liderliğin sonuna gelinmiş durumda. Bundan Sonra bizden biri kadar olan liderler yeğleme ediliyor. Putin haddinden fazla güçlü aynı insan ama halkın yapacağı işleri yapıyor, gidip balık tutuyor söz gelişi. Özal biliyorsunuz bu işleri ülkemizde başlatan liderdir, şortuyla dolaşırdı.

BU RÖPORTAJDASÖYLEDİĞİM TEMAS ÖZ YANLIŞ OLABILIR

Hep bu söyledikleriniz yüzde 100 makul mudur? Galat payı namevcut mudur?

– Benim söylediğim herhangi bir öz kavisli olanakli. Ama tıpkı başka husus daha olanakli, bize bugüne büyüklüğünde söylenen gelişigüzel öz dahi yanlış tür. Neye inanıp neye inanmayacağınız size eksik. Burada oylumlu olan bekçi akla yatkın ya birlikte kavisli olması değil. Değişik göz açılarını ve şerh yeteneğini hayata eylemek.

Sizin yaptığınız mecmu namına nedir? Sağaltıcı, ruhiyatçı değilsiniz…

– Değilim.

Nesiniz olur?

– Ben zihnî detoks yapıyorum. Doğrusu ruhiyat biliminin birlikte gerçekte mühendislik alanı olduğunu düşünüyorum. Bire Bir psikoloğun akışkanlıklar mekaniğini, hayatiyet devrelerini öğrenmesi gerekiyor. Çünkü zihnimiz bu sistemlere göre çalışıyor.

CENGİZ MUAZZEZ KİMDİR?

Yenice ’bile doğuyor. Ağababa istasyon şefi. Trenleri çok seviyor. Amma nöbet mu yaya mu, katar mi istasyon mu olacağına hiçbir ant değişmeyen veremiyor. Ortaokul amacıyla İstanbul ’a geliyor. Değme devir üretken biri ergin; bunu bıkılmayan ortamlarda, yani doğada büyümesine bağlıyor. Tabii üstüne vukuf üstelik ekliyor. Talih Üniversitesi ’nde Cıvıltı Mühendisliği okuyor. Teferruatlı tıpkı müddet mühendis namına çalışıyor. Kadınlar hayatında bilcümle oylumlu alengir oynuyor. Kadınlar uğruna şehirler değiştiriyor, üste meslekler. Ereğli ’dahi çalışırken áşık olduğu eş uğruna İstanbul ’a yerleşiyor, bir diğeri uğruna tenise başlıyor. Aha gene sevgililerinden biri, yıllar önce ona ayrımsız pusula (Tennis: The Mind Game) armağan ediyor. NLP tekniklerinin tenise uyarlanmış hali. O kitabı okuyor, okuduklarını hayata geçiriyor ve ayrımsız sürü kupa kazanıyor. “Ben bu işi eş kabil öğreneyim” diyor ve Amerika ’dahi NLP eğitimi alıyor. Zaman Türkiye ’üstelik NLP denince akla Cengiz Aziz geliyor. Bu konuda kurumsal seminerler veriyor. Antrparantez uçak korkusundan, kekelemeye kadar metin haddinden fazla konuda insanlara derman buluyor. Yaptığı şeye birlikte “zihnî detoks” adını veriyor.

Cano ’dahi hata yaptı

SEZEN AKSU

İki Sezen Aksu var. Biri sahnedeki; insanları güldürüyor, kahkahalara boğuyor, tahammülfersa benzeri “stand-up”çı. Gayr ise o şarkıları yazan Sezen; dokunaklı çeken biri. Bu ikisi birbirinden haddinden fazla ayrımlı. Tığ yalnız Sezen ’i tek görmüyoruz, kendisini göstermiyor, biz bütün diğerini görüyoruz. Oysaki bekâr Sezen ’mağara çokça balaban kayıpları oldu. Yeryüzü sonuncusu üstelik köpeği. Bu konuda onu az buçuk suçluyorum, amma sunu haddinden fazla onun kötü çektiğini bildiğimden haline bile üzülüyorum. Köpeğini sahneye çıkarması, hem seyirciye hem da köpeğe ciddi ayrımsız darbeydi. Tıpkı köpeği 5 kişinin önüne çıkardığınızda, korkar, hem de emniyetsiz benzeri şekilde. Düşünsenize 5 bin kişi avuçları patlayıncaya kadar alkışlıyor. Ama o büyüklüğünde bol edep edilmiş ayrımsız köpekti kim, tek molekül yapamaz ağıl gelmişti. Arabada unutulduğunda de hiçbir tepki gösteremedi. Kelimesi Kelimesine sahnede olduğu kabilinden. Ve öldü.

Amma Sezen ’mağara ayrımsız dokunulmazlığı var. Bu toplumun seçkin insanlarıyla bildirişim kurması ona dokunulmazlık sağlıyor. Onun için pahal yazıları tıpkısı yegâne Oray Ense yazıyor. O de, annesine gösteremediği tepkiyi başkalarına gösteriyor. Bir köşe yazarının yapmaması müstelzim şeyi yapıyor, kin tutuyor. Maksat tuttuğunuzda zihni kirletiyorsunuz, kusurlu programlanıyorsunuz.

Ölümüne kadar yerini koruyucu biricik kişiydi

ZEKI MÜREN

Peki yerini koruyabilen kimse bulunmayan mu?

– Var. Bu ülkede mevrut eski sanatçılar arasında, ölümüne büyüklüğünde yerini koruyabilen tek dirilik Anlakli Müren. Ağır dönemlerini on paralık görmedik bilfarz. Geçmiş halini da bize göstermedi. Ama Bridget Bardot ’yu gördük, Marlon Brando ’yu bile. Icap istemez algımızda meydan değiştiriyorlar. Amma söz gelişi Michael Jackson ’ı dahi yaşlanmış görmedik. Yaşlanamadan öldü, James Dean üzere.

Hani biz imdi normal liderler, “star”lar istiyorduk.

– Bu, bulunduğunuz konumla ve yaptığınızla ilgili. Sahnedeyseniz, halktan biri kabil davranamazsınız. Sahneden indiğinizde ne yaparsanız yapın ama mümkünse haddinden fazla dahi görünür kuzuluk gelmeyin. Ajda Pekkan söz misali, bu açıdan çok muvaffakiyetli ve yerini koruyabilmiş durumda. Tığ gerçekte onu bilcümle sahnede görüyoruz. Sahne dışında ihtimal yüzünü yakından görsek, bizde soğukluk yaratacak, amma sahnede yaratmıyor.

Yani sahnede tanrıça olacak, inince halktan biri gibi davranacak ama tığ onun defolarını, zaaflarını bile görmeyeceğiz!

– Evet aynıyla. Gücünü gerektiğinde kullanabilecek ama çok da gözümüze sokmayacak. Sırat köprüsünün üstünde müracaat etmek gibi tıpkısı molekül. Çok ağırlık.

TARKAN

Çöküşte olduğu için sunma tartı duyduğum isimlerden biri Tarkan. Nereden nereye? Tepeye çıktıktan sonraları aynı proses başlatamazsanız, iniyorsunuz. Tarkan ’a bile öyle oldu. “Kıl Oldum Abi” dönemlerine döndü. Beş Altı sebebi var; Tarkan bu reklam işlerine çok önem verdi, sanatçıların reklamlarda oynamamaları gerekiyor. Genişlik önemlisi dahi starların etrafında tıpkısı mızıka dalkavuklar oluyor. Bu insanlar, onların seçme yaptığını onayladıkları için halktan vukuf almalarını engelliyorlar. Bilgelik akışı mecbur kuzuluk gelince, yenilenme süreci başlamıyor. Yenilenme süreci başlayamayınca oldukları yerde sayıklıyorlar yahut Tarkan örneğinde olduğu kabilinden geriliyorlar.

ERTUĞRUL ÖZKÖK

Aynı yazısında okumuştum: Kuşadası ’nda DJ ’lik yaptığı yıllarda, benzeri yerde güre aynı dansçı kız birlikte çalışıyor. Özkök onu beğeniyor, dostane ediyorlar. Ama patronun bile, o kızda gözü var. Bir akşam programdan sonradan kız ve Özkök otururlarken, iri yapılı benzeri siper geliyor ve Özkök ’ü iyice dövüyor ve oradan atıyor. Bu olayın, onun bilcümle hanay stratejisini değiştirdiğini düşünüyorum. Ertuğrul Özkök oradan atılana kadar “kovalanan” iken, bu görüngü üstüne “kovalayan” olmayı seçiyor. Ve böylelikle herkesin namına aktığı benzeri “dalan” haline dönüşüyor… Ama Özkök ’ün otoriteyle problemi var. Hem “ağır sıklet”ün ta kendisi, hem dahi “ağırbaşlı”ü sevmiyor, itiyor. Çünkü velayet haline gelmekten korkuyor.

ORHAN IĞ

Herhalde Nobel kazanıp öz ülkesinde ayar kaybeden biricik insandır. “Türkler 30 bin Kürt ’ü ve tıpkısı milyon Ermeni ’yi öldürdü” demesi ona çok madde kaybettirdi. Toplumdaki kimlik değerine çokça tehlikeli tıpkı çarpış indi. Nobel kazanması bile durumu düzeltmedi. Onu kurtaracak yegâne şey Nobel ’i reddetmesiydi, ki bu de takdir edersiniz kim olağan tıpkı özdek değil.

AHMET MELIK

Onunla ilgili söyleyebileceğim genişlik anne madde, tahammülfersa benzeri yalnızlık duygusu. Yurtsuz biri kendisine görüyorum Ahmet Hakan ’ı. Temas kesime bile anlaşılan bire bir mesafede duruyor. Bu ona hep hakkında önyargısız yazabilme olanağı veriyor. Ama bulunduğu konumu koruyabilmesi için daima seçkin tarafa bulaşması lüzumlu ediyor. Çok azaltan olmalı. Ahmet Melik geceleri yattığında hangi düşünüyor acaba? Var olabilmesinin bir tane çaresi bile, rastgele tarafla savaşa devam etmesi. Bu de insanın enerjisini kısık aynı şekilde tüketir.

DUYGUSAL DÜNDAR

O üstelik toplumsal algımızda ayar kaybedenlerden. “Mustafa” filmi, kendisine tutum ettiğinden çok henüz çok engel verdi. Turgut Özakman ’la girdiği kalem kavgası da rastgele şeyin üzerine tüy dikti. Sunma vahimi dahi Fert Dündar ’ın bu filmi çekmesi değil, çektiği filmin arkasında duramaması oldu.

BAŞKOMUTAN TURGUT

Serdar Turgut Akşam Ezanı ’a geçince okuyucu sayısı azaldı. Bedaheten bire henüz uymaz bir yazar haline geldi. “Halkın dünya görüşünü değiştireyim” kabilinden bire bir amacı yok. O sonsuz ne büyüklüğünde görgülü olduğunu anlatmaya çalışıyor ve çıktı gazetecilere tasarı veriyor. Iletişim Araçları bittabi düzelebilir, tasası bu.

RAHMİ ÇALIŞTIRICI

Babası ona zinde yaşında sınırlamalar getiriyor, Kalamış ’ta kayığa dahi binmesine cevaz vermiyor. Sonuç? Kalamış Marina ’yı birlikte işletiyor, bölge ile dünyayı de dolaşıyor.

HINCAL ULUÇ NARKOZDAN SONRA DEĞİŞTİ

Tamam ya Hıncal Uluç?

– Geçirdiği sonuç ameliyat sonrası yazılarında bire bir sertleşme görüyorum.

Kuşkusuz yani?

– Tıpkı farklılık var, dikkatinizi çekmedi mi? Zira narkoz aldı. Narkoz alan insanlar değişir. Narkoz aldığımızda, zihnimizde var olan kapaklar açılır, konkre bire bir değişim süreci evet. Kişinin hiç hatırlamadığı olaylar su yüzüne yarar.

Siz hekim değilsiniz…

– Ama biliyorum. Bunları narkoz dışında iki süreç başlatıyor; tıpkı tanesi düşme, diğeri ötede bağrış çağrış. Bu iki saygı üstelik, sınırlanmış duran kapakların açılmasına el açabiliyor. Aynı sonucu narkoz birlikte ortaya çıkarıyor. Zira narkozda tefekkür yeteneği, farkında olduğumuz aklımız tamamen ortadan kalkıyor. Kalktığı için bütün bağırsak taraftaki şeyleri ortaya çıkarıyor. O yüzden narkozdaki birine kaset tutun, çokça koskocaman şeyler söyleyecektir. Bağırıyorsa, küfrediyorsa, bir zaman gösteremediği haddinden fazla sayıda tepki var demektir. Hıncal Uluç birlikte, üzeri ameliyatı sırasında narkoz aldığı amacıyla ve merbut duran kapaklar açıldığı için, çocuklukta gösteremediği bilcümle tepkileri demin gösteriyor.

BEYAZ ZEHIR

Sabık hafta Maserati ’sini göstererek çok ağırbaşlı bir sorumluluk yaptı. Göstermekle kalsa iyi, çizildiğinden şikáyetçiydi. Böylesine pahalı tıpkı arabadan laf etmek onu halktan ayrıştıran benzeri şey oldu.

’BENZERI ’ ŞARKISIN SEN

Berkant ’ın bildirme haddinden fazla hangi şarkısını hatırlıyorsunuz? Peki bildiniz, Gökyolu! Ama bambaşka şarkıları birlikte var, bozukluk hoppadak Samanyolu? Çünkü şarkıda buna etmen olan şöyle aynı tüm var: “Tıpkısı şarkısın sen…” Biricik sıkıntı yani. “Bin şarkısın” dese farklı olabilirdi.

Orhan Gencebay İngiltere ’de benzeri kıza áşık oluyor, “Bire Bir teselli ver” şarkısını yapıyor, ama bu şarkıyı minibüsçüler beğeniyor ve Gencebay o günden sonraları minibüsçüleri onurlandırmak amacıyla şarkılar besteliyor.

Teoman ’ın yer çokça tutan iki şarkısı da, “Paramparça” (Babamın öldüğü yaştayım) ve “17” da, ahiret yolculuğu temalı olduğu amacıyla, Teoman ’ın bütün şarkılarında ahiret yolculuğu var. Baştan anca tutturdu, anca gidiyor.

“Bu akşam ölürüm” şarkısıyla Erek Kekilli bundan sonra, inanılmaz bir sorti yaptı. Önceki dinlendiği anda, ahiret yolculuğu korkusunu ortadan kaldıran benzeri şarkı. Filhakika o yüzden patladı. Ancak bu sosyete, sonra Kekilli ’yi ölümü hatırlattığı üzere sildi.

Ayşe ARMAN/Hurriyet

 

Bir Cevap Yazın