‘SANATÇI ACIYLA YOĞRULUR’

Zaman Gazetesi ’nin umumi eser yönetmeni Ekrem Bulanık beş altı ay önce, sağcılara benzeri davet yaparak, sağın kendini müzakere anlamında yetiştirmesi gerektiğini vurguladı. Tütsülü, gazetecilik konusunda sağda mehabetli tıpkısı iz açtı. Yıllarca Amerika ’dahi eğitim bilimi aldıktan bilahare ortaya çıkardığı gazetenin dünyaya bakışına katılmasanız üstelik haberciliği, mizanpajı, reklam kampanyalarındaki öncülüğünü tartışamazsanız! Ancak kendisinin “sanatçı yetişecek, yetiştir” muhtırasını hayata etmek o büyüklüğünde görgüsüz değil. Sahih sanatçı yetiştirmesi amacıyla, iktidarın maddi olanaklarını seferber etmesi tam olamaz, muhalefete düşmesi geçişsiz bence. Genişlik orta malı deyimiyle, sanatkâr acıyla yoğrulur çünkü!
 
Arasında bire bir asıl elan var kim, solcular ise o kadar çok dağ çekti ki bu memlekette, acılarını sanatlarına yoğunlaştıracakları yerde,  arada bir yol ayrımına anbean kaçmayı, dönmeyi seçtiler.
Ya de kurban psikolojisine binaen söylemlerini eskittiler.  Sonunda artist toplumun uğrunda olacağı yerde,  gerisine düştü. Cuntalar  üzücü dağıttı sanatçıları, demincek birlikte Mccarthy ’baskın  yalnızlıklar  yaşamalarını bire bir anlamda hoşgörmek lüzumlu! 
 
Anlaklı Müren, bir sanatçının toplumda sevilmesinin ideolojiden ırak durmasıyla tür olacağını düşünürmüş. Aşina gazinoya sağcısı de masraf, solcusu dahi. Bülent Ersoy ’un transseksüel olduğu halde,  Hüseyin Hızlı aracılığıyla fişlenen ayrımsız  transseksüel amacıyla kılını kıpırdattığını duydunuz mu?  Tersine, müdüre eş  rolünü oynadığı televizyonda düzen savunuculuğu yapıyor. Kaseti burnunda zihayat kızların yapımcılar eliyle koklanmasının doğal olduğunu söyleyebiliyor. Az Daha transseksüellerin payanda yemesinin normal (!) olduğunu söyleyecek sapık (!) makyajı ve ürkütücü saç modelleriyle.  
 
Demin benzeri transseksüelin  birlikte transfobik davrandığı aynı çağda, sanatçıların politize olmasını mı, Anlaklı Müren üstadın yolundan devam etmesini mi beklersiniz? Sanatçının politize olması üzere, öncelikle kafasında  empati sözcüğünü netleştirmesi gerekir.
 
Toplumda sanatçıyla empati yapılır, ancak sanatçı yarattığı tiple empati yapmaz. Yani, eş katil  rolü oynuyor diye niteleyerek acımasız gibi yaşamaz  kim! Genco Erkal ’ın , “Tıpkısı Delinin Anılık” ’ni oynadıktan sonradan delirdiğini  ikna etmek sapık saçması olur. Ancak bizim sanatçılarımız nedense, politize olurken üstelik, tribünlere oynuyorlar, hayranlarının onları sınıflandıracağından ve  hayatta birlikte durdukları kişilerle bile empati yapılmasına  kurban gideceklerinden korkuyorlar.
 
“Ayrımcılığa uğrayan tıpkısı eşcinsel için imza verince eşcinsel olduğum sanılır”, “Hazar Için Laf hareketine katılırsam hükümetin Kürt açılımına bindi vermiş olurum” , “Aydınların hapisten çıkması amacıyla uğraşırsam, Ergenekon davasında yargılanan köken suçlularla beraber  anılırım”, “Yıldırı Mağduru Torunlar Amacıyla savaşırsam Kürtçülük  propagandası evet ” gibi rabıta teorileri üretenler var.
 
İşin daha dahi vahimi, ikinci cumhuriyetçi tayfayı pışpışlayan Taraf Gazetesi, sınıflı aynı sosyete folk üstüne o büyüklüğünde kalburüstü reşit ki, 10 Son Teşrin günü yetişek seferberliği başlatmak amacıyla  Modern Yaşamı Tutma Derneği ’hangi organ gelmek amacıyla iş kurduğum bazı sanatkâr arkadaşlarım da, toplumun onları çok “Kemalist” yerine etiketlemesinden ürkebiliyorlar. Atatürk ’ü  şartsız yumuşamak  solcuların bilinçaltında öyle keskin meydan etmiş kim ,  toplumun bakir sol söylemlerin dışında kalan sanatçılar , naftalinli solcular adına  etiketlendirilmekten korkar ağıl gelmişler.
 
Nahak Yere dahi değiller ihtimal! Beniz yıldır bir yazıyı yazan, aynı cümleyi belirten Kemalistlerin boşluğundan faydalanarak sözümona demokrasi havariliğine soyunanlarda tabi suçun büyüğü!
 
Demokrat olduğun amacıyla üniversitede türban takılmasına izin vermişsen larpadak Fethullahçı sayılabileceğin kabilinden, işin elan bile acı yanı, yukarıda sözünü ettiğim müdüre hanımın   doğruları beyninde  yer kayran türbanlı popstarı de onaylar arkaç geliyorsun. Terbiye hakkı elinden alınan ayrımsız zihayat kız üzere ağlarken birden, Kemalist kardeşlerinin da bekâr bıraktığı bire bir artist haline geliyorsun.
 
Ihtimal de genişlik iyisi Zeki Müren üstadın dediği üzere, yaşarken on paralık canip tutmayıp, öldükten bilahare Cumhuriyetperver kimliğini bırakıt dağılımında noterin kulağına fısıldaman!     
 
Ancak, sanatçı adına yaşarken ayrımsız şeyler düzenlemek niyetindeysen, “taraflandırılmak”, “kümelendirilmek”, yalnız bırakılmaktan korkmamalısın. Adam insandır diyerek,  sunu açık anlamda insanın yanında olmalı ve hakeza benzeri vakfe sergilemelisin. Hayat ayrımsız baziçe değil, Güler Zere ’ler, Cumartesi İnsanları, TMK Mağdurları hangi yazık ki bu oyunun bire bir parçası değil!
Türbanlı aynı kızın özgürlüğü elinden alınıyorsa, sağcı tıpkı herif hapiste işkence görüyorsa, inançlarından ve düşüncelerinden çevre düşmanın birlikte kötek yiyorsa, onun yanı sıra olmalısın!
Konsept teorilerine inanmadan…Tıpkısı çevrim bire bir özdek benim başıma gelirse, onlar benim yanımda peki mu diyerek doğaç!    
 
Sanatçılar, duygudaşlık konusundaki nevrozlarına fersude düştükleri sürece, bırakın topluma kat sayı oluşturmayı, toplumun yüz yıl gerisinde kalmaya mahkumdurlar. Bunu da hak ederler!

Nedim Saban

Bir Cevap Yazın