‘Satanist cinayeti’ faili aha böyle anlatım vermiş!

Sabah’tan Ulvi Oktay’ın haberine göre İstanbul Ortaköy’bile Şehriban Coşkunfırat’ı satanist ayini yaparak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet mapus cezasına çarptırılan, 17 sene sonradan tahliye olan Zinnur Gülşah Dinçer, hakkında açılan davaya hakeza cevap vermiş…

Satanist cinayeti, Ortaköy’dahi 13 Eylül 1999 gecesi işlendi. Murafaa belgelerine bakarak; satanist Açık Deniz Arslan, Ömer Polat ve Zinnur Gülşah Dinçer, o tün piknik yapıyordu. Arslan, şeytandan kendisine birini kurban etmesi yolunda mülahaza geldiğini söyledi. Arslan ve Çelik, Şehriban Coşkunfırat’ın boğazını sıktı, ağzını kapattı.

BACAKLARINI BIÇAKLADI

Dinçer de Coşkunfırat’ın direncini delmek amacıyla bacaklarını bıçakladı. Polat, öldükten bilahare Coşkunfırat’ın ırzına geçti. Arslan bile girmek istedi amma başaramadı.

ŞEYTANA KURBAN ATFETMEK İSTEDİK

Müselles, ifadelerinde “Ayın 13’ü uğursuz. O gün şeytana kurban isnat etmek istedik. Elan evvel bile benzeri kediyi pişirip yedik” dedi. Üçlüye “cinayet, arakçılık ve naaşa hakaret” suçlarından müebbet mapus ve 9 ay mapus cezası verildi. Cezayı Yargıtay onadı.

AİLEDEN 211 BİN LİRALIK SEVGILI

Üç mahkûm, 16 yıl hapishane yattıktan sonraları erkin bırakıldı. Bunun üstüne Coşkunfırat Ailesi, üç hükümlüye 211 bin teklik tazminat davası açtı. Dinçer davaya şöyle karşılık verdi: Balaban işkence duyuyorum. 17 sene boyunca yemeden içmeden fiziken değil, psikolojik, sosyo soylu erki yıpranmalarıyla beraber hicabını ve vicdan azabını şimdi yaşamakta olduğum bu davanın yeniden gündeme gelmiş olması, bire bir acıyı, hüznü ve kederi baştan yaşamama sebep oldu. 17 yılda benim, ailemin nazik kayıpları oldu ve bunlara sebep gine benim tarifi kabil olmayan, açıklanamayacak boyutta olan, telafisi olmayan tıpkısı usa vurma yanlışa yönlendirilmenin, belki de fenomen sırasındaki çaresizliğimin nedenleriydi.

“TAZMINAT REDDEDİLSİN” DEDİ

Nedametini açıklayacak meze ve eksiksiz bulamıyorum şu an. Kaldı kim bu 17 yılda babamı kaybettim. Babam bu fenomen yüzünden kahrından öldü. Sabıkam nedeniyle ve ismimden ortalık hisse senedi bulup çalışamıyorum. Doğup büyüdüğüm İstanbul’u bile bırakmak zorunda kaldım. Tek içtimai güvencem yok. Aileden gene özür diliyor ve ödence talebinin reddedilmesini istiyorum. 

Bir Cevap Yazın