Satanist cinayetinde Şehriban’ın ailesi konuştu

Milliyet’te yer düz habere göre ocak, faillerden Gülşah Dinçer’in “Eziyet çekiyorum” sözlerine “Yaşadığımız acının telafisi yok” dedi. Derya Coşkunfırat’ın kardeşiyle ilişik sözleri yürekleri dağladı: “Kokusu gitmesin diyerek yatağında serencam yattığı nevresimi 17 yıldır yıkamadım. Öldürüldüğünde elan 17 yaşındaydı. Yaşıtları darülfünun bitirip yuva kurdu. Biz onu yağız toprağa verdik…”

Şehriban Coşkunfırat… Türkiye’nin önceki satanist cinayeti kurbanı… Elan 17 yaşındaydı… 13 Ilkgüz 1999’üstelik, İstanbul Taksim’bile tanıştığı Engin Aslan, Ömer Çelik ve Zinnur Gülşah Dinçer tarafından Ortaköy Mezarlığı’na götürülerek satanist ayini eşliğinde vahşiyane bıçaklanıp öldürüldü. 8 kızlarından biri olan Şehriban’ın ölüm haberini düzlük Malatyalı Coşkunfırat ailesi ise elem haberle yıkıldı. Şeytanın kurban istediğini, 13 Ilkgüz 1999 gecesi yaşanan 5.8’lik depremin bunun göstergesi olduğunu ve Şehriban’ı bu yüzden öldürdüklerini söyleyen 3 maznun tutuklandı. Fakat, evlatlarını hayatlarının baharında kaybeden Coşkunfırat ailesinin acısı bire bir makule dinmedi. Sanıkların, Türkiye’yi balaban şoka uğratan cinayetten 16 sene bilahare, 2015’te boşaltma olması üstelik ailenin acısını ikiye katladı. Coşkunfırat ailesi, bu nöbet, tahliye edilen sanıklar Engin Arslan, Ömer Polat ve Zinnur Gülşah Dinçer’e 211 bin TL’lik manevi tazminat açtı. İstanbul 4. Esas Ünsiyet Mahkemesi’ndeki davada, Şehriban’ın babası ve 6 ablası üzere 30’ar bin TL manevi, ayrıca ata Mehmet Coşkunfırat amacıyla bin TL maddesel tazminat arzu edildi.

CENAZE EVE İKİNCİ SEFER GELDİ

Cinayetin faillerinden Zinnur Gülşah Dinçer’in mahkemeye gönderdiği, “17 yıldır büyük eziyet duyuyorum” şeklindeki istida ise Coşkunfırat ailesini isyan ettirdi. Şehriban’ın annesi, babası ve ablaları duygularını Sabah’a anlattı. Zanlıların boşaltma edilmeleriyle gelişigüzel ahiret yolculuğu acısını yeniden yaşadıklarına özen çeken bacı Derya Coşkunfırat, “Kardeşimizi, canımızdan parçayı aldı. Bir elan mankafa gelmeyecek. Katiller cezaevinden çıktığı ahit evimize kardeşimizin cenazesi ikinci kez geldi” dedi.

‘YAŞAMA SEVİNCİMİZİ YOK ETTİLER’

Zinur Gülşah Dinçer’in “Aileden bozukluk diliyorum” açıklamasına aksülamel gösteren ana Hatice Coşkunfırat da “Hangi özürü. Canımdan parçamı aldılar. Telafisi olmayan teessürat bıraktılar. Bu katillerin cezası bu olmamalı. 17 yıldır kafamı yastığa koyamıyorum. Şeker ve potansiyel farkı hastası oldum. Müebbet verdiler. 30-40 yıl yatacaklarını düşündüm. Müebbet delik 16 yıl mı?” diye konuştu.

‘YATTIĞI NEVRESİMİNİ 17 YILDIR YIKAMADIM’

Bahir Coşkunfırat’ın kardeşiyle ilgilendiren sözleri yürekleri dağladı: “Kokusu gitmesin diye yatağında serencam yattığı nevresimi 17 yıldır yıkamadım. Öldürüldüğünde elan 17 yaşındaydı. Yaşıtları üniversite bitirip yuva kurdu. Biz onu karaca toprağa verdik… Özgecan ve Okumuş cinayetlerinde hem amme vicdanında hem da türe önünde adisyon soruldu, cezalar verildi. Şehriban’ın vahşicesine öldürülmesinde hangi amme vicdanında hangi birlikte adalet önünde adisyon verildi. Tığ bu cinayetin sorumlularına vesair dünyada hesabını soracağız.”

Bir Cevap Yazın