SAVCI’NIN ODASINA ALIŞAMADIM

Yıllardır İstanbul adliyelerinde vukuf kovalıyorum.

Bu nedenle çok sayıda başat ve müddeiumumi tanıyorum.

Fakat, yüzlercesi arasından sadece biri beni korkutmayı başardı.

O de, hanende Hülya Avşar ’a sormaca, edip Ipek Çalışlar ’a “Latife” isimli kitabı, gazeteci Şamil Uçucu ’a da Ergenekon haberleri zımnında davalar açan, sonuç namına Iye Banal ’ad ajandasından adı sâdır Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Ulvi Çakır…

Tanıştığımız günlerde, Bağcılar Adliyesi ’nde “basın suçları”yla ilgileniyordu.

Çete liderliğinden hâkimiyet giyen ve Ergenekon davasının şanlı sanıkları arasında kayran kayran Sedat Peker üzerine yaptığım haberlerin az daha tamamına dava açtı.

Savcı ’nın odasına alışamadım

Rapor vermeye gezmek, sık sık tekrarladığım ayrımsız rutine dönüşmüştü. Gine birlikte savcının odasına alışamadım. Duvarları süsleyici bozkurtlu takvimler, siyasi sancak anlamına gelebilecek süslemeler odada sergileniyordu.

Uca Çakır ’ın hakkımda açtığı tüm davalar mahkemede birleştirildi. Duruşmalardan birinde, Milliyet ’mağara o dönemki Umumi Eser Yönetmeni Sedat Ergin ve Mesul Yazıişleri Müdürü Hasan Çakkalkurt bile, sanık sandalyesinde benimleydi. Daha Çok Sedat Peker ’mağara eşi olan zihayat avukat, nesil dekoltesi, milyarlık çantaları ve Bağdat Caddesi ’ne başmaklık Türkçesiyle duruşmaya uzanım katıyordu. sık sık “Müvekkilim hayırhah ayrımsız işadamıdır” diyor, parmağını sallaya sallaya bizi bel ediyor ve konusunda basa basa “sanıklaaarrr…” diye devam ediyordu. Biricik kelimeyle utanma vericiydi.

Cebe var, ama silahsız teşkilat!

2006 yılı Haziran ayının sonuç günlerinde Sedat Peker ’mağara benzeri numaralı maznun olduğu Kelebek Operasyonu ’na ilgilendiren davada sona yaklaşıldı. Müddeiumumi Haklı Berna Altay, mütaalasında motamot şunları söyledi:

Sanıkların eş nahak yere yarar keşfetmek üzere haddinden fazla sayıda cebir ve sürat unsurları içeren taksirat çalışmak niyeti altında bir arada bulundukları belirlenmiştir. Eylemlerinin şekilleri, hareket tarzları, toplumun ayrı ayrı kesimleriyle kurdukları ilgiler ve talimatı araç olmaksızın Peker marifetiyle verilmemiş olan iki amerikan bar kurşunlaması haricinde, takat eylemlerinde bile silah bakir olması, hâller gelişigüzel değerlendirildiğinde örgütlenmenin silahlı olmadığı, (son operasyonda) ele geçirilen 4 skor ruhsatsız ve ara sıra ruhsatlı tabancaların örgütün hedef ve amaçları doğrultusunda hazır bulundurulduğunun kabulüne yasal imkân bulunmadığı kanaatine varılmış, bu yönden ‘silahsız örgütlere ’ ilgilendiren ceza maddelerinin tatbiki arzu edilmiştir.”

Müddeiumumi cümlesini tamamladığında, mecmu bire bir şok yaşadım.

Gazeteye harcama gitmez, sav dosyasını çıkardım, baştan incelemeye başladım. Dosyada vadi düzlük polis güçleri fezlekesine göre, 90 ’lı yıllardan günümüze büyüklüğünde, Peker ’e yönelik operasyonlarda 18 adet ruhsatlı cebe, 61 sayı ruhsatsız silah, 1183 sayı kurşun ve 7 av tüfeği ele geçirilmişti. Araladında herif katil, zırh zoruyla insan tahammül ve senet imzalatma suçları birlikte cabası… Bu bilgileri içeren haberim, devrisi zaman “Işte Sedat Peker ’in silahsız örgütü” başlığıyla Ulusallık ’te yayınlandı.

Mürtefi Şarap ’dan aynı sormaca elan ve beden çizik fotoğrafım

Çokça geçmeden gazetemizin hususiyet bürosundan aradılar ve Mürtefi Şarap ’ın hakkımda bire bir sormaca daha açtığını söylediler.

Avukat arkadaşımla gelişigüzel belirlenen saatte savcının odasındaydık. Müddeiumumi, biraz açıktan sudan konuştuktan sonradan arkasına yaslandı ve “Lube, bu adamlarla ilişkin yemeni bundan sonra. Bak sen koca olsan çoktan vurulmuştun ha!” dedi.

Neye uğradığımı şaşırdım. Hangi diyeceğimi bilemedim. Gülümsedim, “Yok daha çok elan neler” diyerek geçiştirmeye çalıştım. Yüksek Çakır, elindeki dosyayı bana uzattı. Hakkımdaki sızlanma dilekçesine eklenen ceride kupürünü gösterdi. Bana ilişkin fotoğrafın cisim karalanmıştı. Bittabi kim savcı, bunun hangi intikal geldiğini biliyordu. Ve benim üstelik bilmemi istiyordu.

Nutkum tutuldu. Avukatımla ayn göze geldik. Gelişmemiş benzeri aday ifadenin ardından yazılı ifademi sundum ve odadan çıktım.

Ve Sedat Peker davaları ansız çekildi

Gazeteye döndüğümde ünsiyet bürosunu arayıp, tanık olduğum olayla ilgilendiren dilekçe verilmesini istedim. Ve aynı istida hazırlanıp, savcılığa sunuldu. Etkisini birlikte haddinden fazla çabuk gösterdi.

Sedat Peker ’mağara deneyimli avukatlarından Şeyda Sebep, beni çökertme telefonumdan aradı ve “Sana açtığımız tam davalardan çekiliyoruz. Aynı henüz böyle haberler etme, biz bile sevgili yazmak zorunda kalmayalım” dedi. Ego birlikte, “Bunun pazarlığını yapamayız. Ego haberimi yaparım, sen da istersen davanı açarsın” dedim. Ve anca üstelik oldu…

Üç yıldır “Mehabetli Çakır” adı seçme geçtiğinde, o günü yeniden yaşıyorum. Akıbet zamanlarda duyduklarıma aha bu yüzden şaşırmıyorum…

Lube Derece / t24.com.tr

Bir Cevap Yazın