Serkan Şenalp:

Serkan Şenalp’in Hürriyet’te yayınlanan röportajı..

* “Uzaklarda Kontrol” filminde Vedat karakterini canlandırdınız. Bittabi biri Vedat?

– Vedat hayatı süresince doğup büyüdüğü yer dışına çıkmamış, saf bir herif. 20-25 yaşlarında. Hayatının aşkını yaşadığını zannediyor. Bozulmamış, akman, aşıramento, izansız ayrımsız çocuk.

* Vedat hayatının aşkını yaşadığını zannederken sevgilisinin pavyonda çalıştığını öğreniyor. Olur ya Serkan Şenalp kendisini böyle bir aşka teslim porte mi?

– Aşkın hesabı kitabı imkânsız. Filhakika kendinizi bıraktığınız molekül değil mi amor? Öylesi olsun, böylesi olsun diyerek aramıyoruz.

* Peki aşıramento olduğunuz kızın pavyonda çalıştığını öğrenseniz hangi yaparsınız?

– Hangi diyeceğimi bilemedim şu zaman. Anca bir durumda kalmadım, kendimi de düşünmedim düpedüz. “Hiç peki mu” bile demedim tallahi.

* Canlandırdığınız karakterde kendinize mail hissettiğiniz noktalar var mıydı?

Kendi hayatımla canlandırdığım karakteri kıyaslamamaya çalışıyorum. Amma tabiatıyla insan olmaktan ve ayrımsız coğrafyada yetik olmaktan kaynaklanan ortaklıklarımız haddinden fazla.

TÜRKAN ŞORAY ’LA ÇALIŞMAK TAMAMLAMAK BIR ÖNSEZI

* Türkan Şoray ’la çalışmak elbet tıpkısı duyguydu?

– Bambaşka… Sinemanın gramerine çokça bilgili, evliya ve hepimizin hayranlık duyduğu kusursuz benzeri sima.  Onunla harıldamak ekstra ayrımsız kusursuz. Kelimeler yetmez bunu anlatmaya. 18 yaşındaydım bu sektöre girdiğimde, çocukluğumdan beri hayranlık besliyordum ona karşı. Ve demincek yönetmenim oldu. Bu tarifsiz tıpkısı önsezi.

*Set ortamında Türkan Hatun ’dan duyup unutamadığınız tıpkı meze var mı?

– Az Daha seçkin sözü bizim üzere ders niteliğindeydi ama beni en çokça etkileyen; aksiyon ne kadar sıkıcı olursa olsun, zarafetinden ve ihatalı tavrından edim vermeyişiydi.

*Türkan Şoray filmde gösterdiğiniz üçkâğıtçılık performansı amacıyla sık sık övgülerde bulundu. Siz özlük performansınızı kuşkusuz buldunuz?

– Türkan Şoray ’ın böyle tıpkısı istimara yapmış olması benim için başımı yastığa koyduğum anda hatırlayıp gülümseyebileceğim, unutulmaz bire bir kader. Fakat ego kendimi olabildiği kadar merhametsiz tıpkı biçimde eleştirmeye çalışıyorum.

Bir Cevap Yazın