Uçakta Rojin krizi!…

Habertürk’ten Güntay Şimşek’in haberine göre hanende Rojin, uçakta köpeğini kafesinden çıkarıp kucağına alınca gerginlik arttı…

Şimşek’in bugünkü yazısından o pazarlık şöyle:

ROJİN KÖPEĞİYLE UÇAĞA BİNERSE…

Sanatçılarımızın uçuşla, uçakla ve uçucu personelle evet aynı sorunları var evet birlikte uçağa bindiklerinde kendilerini eksantrik havalarda hissediyorlar. Havacılık kuralları bunların çoğu için vız gelip tırıs gidiyor. Pilot yahut kabin memurları seçme durumda kuralları hatırlattıklarında, bunu kendilerine yapılan tıpkısı huşunet namına algılayıp, kılıklı olmayan gerginliklere faktör oluyorlar. Hatırlatayım; bütün bire bir sene geçmiş, 6 Ev 2015 ’te, Bülent Ersoy, kabine personelinin bütün ısrarlarına rağmen, fobisi olduğu gerekçesiyle kemer takmayı reddetmiş ve Antalya-İstanbul uçağının tıpkısı saat geç kalkmasına etmen olmuştu.

Ayaklık tanımamayla ait buna benzer lezzetsiz ayrımsız durumu THY personeline bu defa Rojin yaşatmış. Hanımefendi, 27 Fasıla 2015 ’te, TK 0315 kere basit uçağın 5F koltuğunda, Erbil-İstanbul uçuşu yapmış. Gerisini THY Umumi Heyet Üyesi Mehmet Büyükekşi ’ye yazdığı şekva mektubundan aktarayım: ‘Yanımda 5 kg ağırlığında, kısaca 2 yıldır herhangi bir uçuşumda bana zevcelik fail, dinimize göre bile (Kehf suresine bakarak) cennete giren ilk kapik Kıtmir ’dir düşüncesiyle yaklaştığım ve zat oğlum kabil gördüğüm terrier cinsi köpeğim Togo vardı.’

Buraya kadar tükenik, yüklülük artık başlıyor. Zira diyanet kardeşimiz Rojin, köpeğini kafesinden çıkarıp kucağına alıyor. Personelin uyarılarına kulak asmayınca ebat ağabey pilota zeki ettiriliyor. Rojin ’i uyarıcı anonslar yapılıyor ve köpeğini kafese koyması isteniyor, damarlı halde uçağın sunma mümasil meydana ineceği hatırlatılıyor. Ama parçalanmamış anons ve uyarılara karşın Rojin, inadından vazgeçmiyor. Sebebini dahi kendince şöyle açıklıyor: ‘Hiçbir yaya erinçsiz olmadı.’

Havacılık kuralları önceki zamanlarda yaşanmış iri hadiseler ve okkalı rahatsızlıklar sebebiyle konuluyor hep, ama bunu Rojin ’e yahut Bülent Ersoy ’a kim bittabi, anlatacak? Halbuki uçakta yerel hayvanın taşımanın kuralları var. Söz Gelimi uçağın tipine göre kabin içine yerli efsanevi akseptans edilme kontenjanı söz konusu. Pisik ile köpek yahut kedi ile kuş ayrımsız uçakta (farklı kabinlerde de olsa) taşınamaz. Antrparantez herhangi bir yolcunun hayvanlara cebin alerjisi olduğunu bildirmesi halinde bile bu yerel hayvanların hiçbiri hükûmet alınmaz. Uçağın içine kafesleriyle kabul edilen pisik ve köpekler kucaklara, kuşlar omuzlara alınmaya kalkılırsa Rojin gibilerin kendini tanıtmasına lazım kalmadan, uçakta çabuk bire bir şekilde curcuna çıkar.”

Bir Cevap Yazın