Uzun Ülgen: ‘Her ıra tıpkı sınavdır’

Milliyet’deri Senem Aydın’ın röportajı…

Benzeri anda hem vahim aynı acıklı, hem de bire bir güldürü filmiyle seyirci karşısına çıktınız. Önceki ‘Terkedilmiş ’kap bahsedelim…
Bir aza mafyası liderini oynuyorum. Cellat ve beleşçi biri kabil görünse bile haddizatında sıradan aynı ocak babası. Ayrı Ayrı tıpkı cins oldu. Sınava henüz girmiş üzere hissediyorum. Vakıa biz Oyuncular amacıyla oldukça üstelik olsa, büyük dahi olsa oynadığımız temas gösteriş sınavdır. beğenilen alıp almadığıma izleyici  değişmeyen verecek.

Bu filmin düzencilik kariyerinizdeki yeri üzere ne söyleyeceksiniz?
Bence yaptığım kaliteli ve savunabileceğim amal listesine banko girer. Savunabileceğim dedim zira ara sıra çok inandığınız, iyi olacağından kesin güvenli olduğunuz gâh projeler akim oluyor.
Bu işi beğenirler beğenmezler bilemem ama çokça yaratıcı ve keyifli bire bir cazibe süreci yaşadık. Bildirme azından bahtiyar olduğum anılarım yerine yer  matlup belleğimde. Ayrıca beni o filmdeki halimle görenler yalnız fars oynamadığımı üstelik  öğrenecek ya da anımsayacak. Bunun büyük tıpkı kazanım olacağını düşünüyorum.

Tıpkısı yandan dahi  ‘Niyazi Gül Dörtnala ’nın heyecanını yaşıyorsunuz.  Filmde nasıl benzeri karakteri canlandırıyorsunuz?
Orada bile aynı mafyatik tipi oynuyorum. O de ihtiraslı ayrımsız aşka, çok paraya ve kendisince tıpkısı karizmaya cemaat. Amma daima karizması çiziliyor. Sevdiği kadını yeniden dercetmek üzere beygir yarışlarına alavere dalavere karıştıran, bunu da beceremeyip tuhaf duruma düşen  ateş biri.
İki çığlık kayırıcı; biri matrak, başkası bati… Tezyifkâr çokça zül ediyorum, seyirciye yansıması zahir olacak…

Ata Demirer ’le hizmet etmek nasıldı?
Gülmekten, arada sırada çekime vuzuh vermekten tutun da, eskileri bigâne yazar iyice sohbetlere, anıları paylaşıp, aşındırmak tariflerine büyüklüğünde  konuştuğumuz çokça amma çok eğlendiğimiz aynı ortam…
Ata pespaye işini haddinden fazla iyi alim ve bol fail, yığınla  yeteneği olan benzeri aktör.
ilk defa çalışmamıza, günah ilk kez karşılaşmamıza karşın sözde yıllardır birlikteymişiz üzere tıpkısı süreç yaşadım.

‘Yeteneğimden haddinden fazla çalışkanlığıma güvenirim ’

“Sağlam duruş çok göreceli bire bir anlam. Haricen nasıl görünüyor bilemem ama muvazeneli, kararlı, yaptığından güvenli, verdiği ve söylediği sözlerin sonuna büyüklüğünde arkasında duran biri olmayı istedim hep. İnsanlar bana aynı öz doğrulama ettiklerinde o işin olacağından tek şüphe duymasınlar istedim. Ne kadarını becerebildim bilemem amma tıpkısı konuda kesme başarılıyım; çalışkanlık…Haddinden Fazla ağırlık yorulurum, çalışmaya bayılırım. Yeteneğimden çok çalışkanlığıma güvenirim. Özellikle bire bir bile sevdiğim tıpkısı iş olursa…”

‘Oyunculuktan tek uzaklaşmadım ’

Hiç oyunculuktan uzaklaştığınız bire bir gün oldu mu hayatınızda? Bu aksiyon sizin için ne tabir ediyor?
Asla… 1980 yılı sonbaharında Ankara Halk Tiyatrosu ’nun kapısından yürek adımımı attıktan sonra bire bir salise de oyunculuktan, tiyatrodan başka bire bir şey düşünmedim. Çokça çok boşta kalmadım ama kaldığım nadir zamanlarda üstelik evde oynadım. Yani hiç büyümedim. Çocukken de oyun oynamaya bayılırdım. Oyalamak benim her an yaptığım aynı madde. Belki bile bu yüzden meslektaşlarımı tek kıskanmadım. İçlerinde tabii çok imrendiklerim, hayranlık duyduklarım oldu! Amma onları haset etmek yerine takdir etmeyi yeğleme ettim.

Dizi projesi var mı?
Yararlı, bu aralar saf namevcut. Tiyatrodan ve sinemadan elan değişik tıpkı yaratım süreci yaşıyorum. Saf çekimleri bana henüz uzun soluklu ve hayatiyetli prodüktivite gibi geliyor.

Bir Cevap Yazın