YILMAZ ÖZDİL’DEN EKSIKSIZ BIR YAZI

Dila

Avluda namazgâh.

Bir minik tabut.

Üzerinde güllü çelgi.

Içinde Dila.

Yarın alay güya.

Vali gelmedi.

Büyükşehir başkanı namevcut.

İSKİ ’ciler namevcut.

Milletvekilleri yok.

Trilyonları haldır haldır cebe indiren müteahhitler birlikte gelmedi… Cins, belki adam içine çıkma yüzleri bulunmayan, AKOM ’dan seyretmişlerdir, mobeseden falanca… Ama bir tane bir tane taradım, çiçek da namevcut.

Telefonla aramamışlar.

Başsağlığı birlikte bulunmayan.

Ayakta print duruyor ana… Düşerse diyerek, ambulansı dahi eş tutmuş gür mi.

“Tanıyor musun?” derseniz aileyi…

Tanıyorum. Biziz onlar. Sizsiniz.

Ne gelişim yapar söz misali adam hakları dernekleri? Ayrımsız yaşındaki körpenin âdem namına konması için hele bölücü mü olması gerekiyor? Nerede kulağı küpeli, saçı at kuyruklu medyatik Greenpeace üyeleri? Polar ayıları büyüklüğünde değeri bulunmayan mu, çevre felaketi kurbanı evlatlarımızın? Bu bitkin babayı omuzlayacak, senin davanı biz üstleneceğiz diyecek Barolar nerede?

Imam desen, duruma o kadar hâkimdi kim, “depremde” hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet okuyarak başladı söze… “Sen Merih ’fecir mı geldin sarıklı?” diyemedik bittabi, “Amin” dedik usulca… Sonra birlikte “Hakkınızı helal edin” dedi. “Helal olsun” dedik, hiç edepsizcesine… Zira ne hakkımız türlü kim o salt yavruda? Öldürdüğümüz       için bize borçlu mu üzerine Dila?

Kader ağlarını ördüğü üzere mi, balıkçı ağına takıldı taa Bursa ’birlikte?

Ve dua ettim uğurlarken, “Orada doğmak isterdim” diye niteleyerek fikir gönderen siz okurlarım adına: “Dereleri ıslahat edelim katiyetle de… Allah önceki kimleri düzelti etmeli acaba?”

Yılmaz ÖZDİL/Hürriyet

 

Bir Cevap Yazın