ZEKI MÜREN’IN SIRLARI!

Tafsilatlı zamandır sorgulamayı bıraktığım hayatımdaki şaşırtıcı olayları, bundan yirmi devir önceki Sacit Arslan ’dan mevrut telefonla yeniden düşünmeye başladım.

Devir kavramından uzaklarda yaşamaya başladığımdan olsa lüzum Sacit Arslan ’ın telefonu saat kaçta açtığını hatırlamıyorum, hangi kanalı izlememi istediğini üstelik… Aklımda artan tek özdek  “ Zeki Müren ’le ilişik bir şeyler var. Tıpkısı bak istersen. “ diyordu. Zeki Müren, dediği zaman içimde aynı şeyler koptu. Ölmeden önce görüşmelerimiz, yaptığım röportajlar geldi aklıma. Unutamadığım iki hepsi tekrar edilen mesajlar kabilinden dönüp duruyordu baştan zihnimde.

Bir Numara hepsi “ Günde kül 99 pasaj komprime içiyorum Sunacığım! “ demesi,  ikincisiyse “ Sırlarımı öyle bire bir yere gizledim ki, hem gözünüzün uğrunda olacak! Hem dahi onlara kimse ulaşamayacak. “ demesiydi. İstanbul ’a dönükten sonra günlerce sırlarını gizlediği yeri aktarmak için mufassal soluklu telefon görüşmeleri yapmaya başlamıştım. Gösterdiğim ilgiden ve sırlarına anlayış çabamdan mutlu, seçkin defasında bulmacayı henüz dahi zorlaştıracak şifreler veriyordu gülümseyerek. Akıbet verdiği şifrede 13 sayısı vardı. 13 rakamını söylediği dakika sevinmiş, bu sayının hayatımda haddinden fazla balaban anlamı olduğunu söylemiştim. “ O ant sırlarım üzere 13 ’ü bekle. “  diyerek kapatmıştı telefonu.

Sacit Aslan ’ın telefonu kapatmasının peşi sıra esasen telefona sarıldım. Anlaklı Müren ’mağara ölüm yıldönümünü sordum. 24. Eylül olduğunu söyledi. Birçok yıl oldu dedim. 13 ’üncü yılı dedi.

“ Sacit Abi! Zeki Müren ’in sırları var. Onları bulmam geçişsiz. “ dedim ve Anlaklı Müren ’le yaşadıklarımı paylaştım. Göz Kırpmadan siteye lansman koyacağı o tarihe büyüklüğünde bile banko sırlarına ulaşabileceğimi söyledi. Donup kalmıştım. Sırlarına ulaşmam amacıyla 20 çevrim vardı önümde… Yıllardır yaptığım araştırı notlarımı kolilerden çıkarıp salonun ortasına dağıttım. Günlerdir hoppadak Anlaklı Müren ’le yaptığım her konuşmanın kayıtlarını gözden geçirerek ipuçlarını aradım. Uykusuzluktan dosyaların üzerinde uyuya kaldığım tıpkı tün Anlaklı Müren ’i gördüm rüyamda. hafif deniz kıyısında köpeğiyle yürürken, “ Benim yerim haddinden fazla uzaklarda dualarla yaşıyorum. “ diye niteleyerek denizde kayboldu. Birden sıçrayarak uyandım. Rüyamda söylediği sözü aynı yerden hatırlıyordum. Yeniden mülakat notlarımı okumaya başladım. “ Hayatımın rastgele şeyini, lüzum başkalarından aldığım bestelerde, gerekse kişi yaptıklarımda yaşadım. “ diyordu röportajların birinde…

Işte o dakika “ Buldum! “ diye bağırıp, Anlaklı Müren ’mağara ne büyüklüğünde yorumladığı yapıt varsa hepsinin sözlerini mısra mısra kestiğim oldukça kartonlara yazdım. Günlerce süren bu uygulamanın arkası sıra, yüzlerce kartonu  karıştırmanın arından 13 ’üncü kartondaki mısradaki sözleri sıraladım defterime… Çıkan sonucu gördüğümde tüylerim diken diken oldu. ANLAKLI MÜREN ’in KIŞI SÖZLERİNDEN herkesin uğrunda adsız yaşadığı oylumlu yalnızlığı, sırları duruyordu karşımda!..

AHA! ANLAKLI MÜREN ’IN GİZLEDİĞİ OYLUMLU YALNIZLIĞI VE SİTEMLERİ!..

“Mevrut vurdu, geçen vurdu. Gözlerim yaşlarla doldu. Benim dünyam böyle durdu…

Benim yerim haddinden fazla uzaklarda dualarla yaşıyorum.  Kimsesizlerin kimsesiziyim kimsesizim, yalnızların yalnızıyım yalnızım…

Korkum kalmadı bundan sonra ölümden!

Kederimle yanıp sönse da canım, hayat şarap gibidir keder bile var neşe dahi…

Gözyaşımın seçkin damlası sevgidir, şu hicran tahakküm gelse birlikte çekilir. Tıpkı bölüm olur bu acılar silinir…

Kaderin dilinden bol anlarım, keder öğütmekle geçti yıllarım, kan alsam de ölü gibiyim.

Geceler haddinden fazla antipatik sessiz ve berbat.

Meydan nerede, asuman nerede ego neredeyim.

Başkaldırı etmedim…

Nadim değilim…

Taş bastım soluk ağlayan bağrıma, istemem kimesne gelmesin yanıma.

Dertliyim dertli…

Bire Bir sabahleyin istiyorum gözyaşlarımı silsin. Bire Bir akşam istiyorum bana sabırlar versin. Bire Bir akşam istiyorum sırlarımı o bilsin. Tıpkısı peri istiyorum rüyalarıma girsin; bir ferişte istiyorum yaralarımı sarsın. Tanrıdan diliyorum günahlarımı silsin.

Gelişigüzel üzüntü bire bir zaman ’ı derken, doğru düştü saçımıza erken.

Bitmez bu şarkılar bitmez.

Gelişigüzel ahit acı ettim ölmek istedim. Çağırsam bile gelmedi ki ecelim. Tamu dertleri var cennetimde. Ben yaşarken ruhum sönük içimde… servet neye üstünlük, dostluklarla yaşıyorum.

İsmim Ongun, göbek etap Mutlu. Senelerce hep hakeza bildiniz siz. Ongun Mutlu ’dan şarkılar dinlediniz.”

 Anlaklı Müren ’in anısına nazikâne!..

Sunauckarisoglu3@gmail.com

Bir Cevap Yazın